KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/915 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/789 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2021
- Esas no
- 2017/582 E 2021/892 K
- Davacılar
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 27/06/2024
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkilleri ile alacaklı ... arasında 2011 yılında koyun alışverişi yapılmış olup, bunun sonucunda 01/09/2011 vade tarihli ve 100.000,00 TL meblağlı bono düzenlendiğini, alacaklının Bünyan İcra Müdürlüğü'nün 2016/200 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, müvekkilinin icra dosyasından kıymet takdiri aşamasında bilgi sahibi olduğunu, icra dosyasında yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, takibe konu senet üzerinde tahrifat yapıldığını, bono üzerindeki vade tarihi 01/09/2011 iken vade tarihinin 01/09/2014 olarak değiştirildiğini,
tanzim tarihi belirtilmeyen bonoda ise sonradan 01/09/2012 olarak düzenleme tarihinin eklendiğini, söz konusu senedin aslının incelendiğinde vade tarihinde değişiklik yapıldığı ve düzenleme tarihinin sonradan eklendiğinin ortaya çıkacağını, düzenleme tarihinin sonradan eklenmediği varsayılsa bile tanzim tarihi olan 01/09/2012 vade tarihi olan 01/09/2011' den sonra olduğu için bononun yine geçerliliğini kaybedeceğini belirterek Bünyan İcra Müdürlüğü'nün 2016/200 E. sayılı dosyası ile haksız ve kötüniyetle yapılan takibin tedbiren durdurulmasına,
yargılama sonucunda takibin iptaline, %20 'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı yanca yargılama sırasında takip talebinde talep edilen miktar üzerinden harç tamamlanmıştır.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının mahkemeye sunduğu dilekçenin aynısını aynı iddiaları içeren dilekçe ile Bünyan İcra Hukuk Mahkemesine 17/01/2017 tarihinde takibin iptali talebiyle dava açtığını, Bünyan İcra Hukuk Mahkemesi'nin 22/02/2017 tarih ve 2017/1 Esas, 2017/2 karar sayılı kararı ile davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamında alınan 26/02/2018 tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu senet yönünden tahrifat olduğunun ve 1 rakamının 4 rakamına dönüştürüldüğünün tespit edildiği, bu durumda senedin 2012 yılı düzenleme ve 2011 yılı vade tarihli olması ile düzenleme tarihinin daha ileri bir tarih olması ile kambiyo vasfında olmadığı, yine 2011 düzenleme tarihi dikkate alındığında takip tarihi itibari ile senedin zamanaşımına uğradığı, tüm bu durumlarda takibe konu senet yönünden alacaklı olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, davalının alacağını yazılı deliller ile ispat edemediği ve yemin deliline de dayanmadığı ve böylece davacıların davalarında haklı oldukları belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, uyuşmazlığın icra hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiğini, icra mahkemesi tarafından verilen kararın kesin hüküm teşkil etttiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediğini, bilirkişiler tarafından tahrifatın kim tarafından nasıl yapıldığı hususunun tespit edilmediğini, müvekkilinin senedi mevcut hali ile aldığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bononun tanzim tarihindeki tahrifat iddiası ve davacıların borçlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinin tanzim tarihinde tahrifat iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dava, dava konusu bonoda yapılan tahrifat nedeniyle bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı iddiasına dayanılarak açılan davacının dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında alınan 26/02/2018 tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu senet yönünden tahrifat olduğunun ve 1 rakamının 4 rakamına dönüştürüldüğünün tespit edildiği, bu durumda senedin 2012 yılı düzenleme ve 2011 yılı vade tarihli olması ile düzenleme tarihinin daha ileri bir tarih olması ile kambiyo vasfında olmadığı, adi senede dönüştüğü, bonoda avalistin sorumluluğunun da sona erdiği,
ancak adi senet üzerinde belirli bir borç ikrarı olduğundan asıl borçlunun sorumluluğunun devam edeceği, davacının talebinin yargılama sırasında kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, avalistler davacı ... ve ... hakkında yapılan kambiyo takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Asıl borçlu ... yönünden ise takip konusu bononun unsurlarını taşımadığından kambiyo senedi vasfına haiz değil ise de imzası inkar edilmediğinden adi yazılı belge niteliğinde olduğu, davalının senet nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispatla yükümlü olduğu, dosya kapsamında davalı keşideci ... tarafından senet nedeniyle borçlu olunmadığının ispat edilemediği, ancak takibin adi yazılı belgeye istinaden başlatılmış olması nedeniyle takipte talep edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/915, K. 2024/789, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama