KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/944 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/752
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2021
- Esas-karar no
- 2021/332 E - 2021/977 K
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 28/06/2024
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlenen dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkilleri arasındaki komşuluk ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'un müvekkili ...'ya vekaletname ile birlikte 150.000,00 TL ve 20.000,00 USD’den oluşan yaklaşık 300.000,00 TL parayı Antalya’dan kendi adına taşınmaz alması için verdiğini ve bir süre sonra verilen para karşılığında teminat olarak müvekkillerine boş senet imzalattırdığını,
senedi elinde tutacağını ve kendisi adına taşınmazlar alındıktan sonra senedi teslim edeceğini söylemesine rağmen senedi kambiyo senedi haline getirerek 800.000,00 TL bedel yazarak muvazaalı olarak avukat olan diğer davalı ...'a cirolayarak takip başlatıldığını belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibi dolayısıyla ödeme yapılması halinde ödenen bedelin davalılardan tahsiline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin davacıların müvekkiline olan borçları nedeniyle tüm şekil şartlarına uygun olarak tanzim edildiğini, senedin teminat senedi olmadığını, senedinin müvekkil tarafından diğer davalıya ciro edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin senede ciro yoluyla hamil olduğunu, davacılar ile önceki hamil arasındaki ticari veya sair ilişkilerinin müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleyemeyeceğini, alacağın tahsili için takip başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/03/2021 Tarih, 2020/1035 Esas, 2021/206 Sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların takibe konu bonodaki imzaları inkar etmediği, bononun teminat bonosu olduğuna ve anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair yazılı veya kesin delil sunamadıkları gerekçesiye davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, delillerin dosyaya getirtilmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, tanığın dinlenmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iki ayrı davalı için iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, diğer davalı ile müvekkili arasında borçtan kaynaklı husumet bulunduğunu, diğer davalının takip alacaklısı, müvekkilinin ise takip borçlu olduğunu, iki davacı bulunmasına rağmen kararda vekalet ücretinin davacıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olmasının icrayı imkansız hale getirdiğini, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların bono nedeniyle borçlu olup olmadığı, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu bononun 16/05/2016 keşide tarihli, 22/02/2017 vade tarihli, 800.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin ..., avalistinin ..., lehtarın ..., cirantanın ... olduğu, senedin nakten ihdas nedenli olduğu ve kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür.
Davaya konu bonoya dayalı olarak alacaklı ... tarafından senette ismi bulunan ..., ... ve ... aleyhine 02/01/2020 tarihinde Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2020/35 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 800.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 1.140.005,49 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacıların imza inkarının bulunmamasına, davacı tarafın senedin teminat senedi olduğu ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat edememesine,
davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalılar lehine tek vekalet ücreti takdirinin yerinde olmasına, davanın tüm davacılar yönünden reddi üzerine vekalet ücretinin davacıdan alınmasına yönelik hüküm fıkrasından davacıların anlaşılması gerekmesi nedeniyle infazda tereddüt olmamasına göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/944, K. 2024/752, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama