KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Asıl Dava
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/947 - 2024/1060
- Esas no
- 2022/947 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1060
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2022
- Esas-karar no
- 2021/528 E 2022/137 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 28/10/2024
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/11/2014 tarihli 62.821,00 TL ve 145.933,00TL bedelli iki adet çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2017/16729 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalının keşideci, müvekkilinin hamil olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 30/01/2015 tarihli 209.887,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı aleyhine Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2015/13292 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, TTK 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik sunduğu cevap dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davanın İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, sebepsiz zenginleşme kaynaklı davanın çekin ibraz tarihinin geçmesinden sonra hesaplanacak dört yıllık süre içerisinde açılmasının zorunlu olduğunu, asıl davaya konu iki adet çekin keşide tarihinin 30/11/2014 tarihi olduğunu, çeklerin ibraz süresinin 10/12/2014 tarihinde dolacağını,
TTK'nın 814/1 maddesi gereğince 10/12/2017 tarihi itibariyle çeklerin zamanaşımına uğradığını ve yine TTK'nın 732/4 maddesi hükmü uyarınca çekin zamanaşımına uğradığı 10/12/2017 tarihinden itibaren bir yıllık dava zamanaşımı sürenin de 10/12/2018 tarihi itibariyle dolduğunu, 07/09/2017 tarihinde yapılan icra takibinin TTK 'nın 750/1 ve 751/1 maddeleri gereğince zamanaşımı süresini kestiğinin kabul edilmesi halinde de yeniden başlayan üç yıllık sürenin 07/09/2020 tarihinde dolacağını ve çekin bu tarihte zamanaşımına uğrayacağını, bir yıllık dava zamanaşımı süresinin de 07/09/2021 tarihinde dolacağını,
10/09/2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, birleşen davaya konu 31/01/2015 tarihli çekin ibraz süresinin ise 10/02/2015 tarihinde dolduğunu, 10/02/2018 tarihinde çekin zamanaşımına uğradığını, dava zamanaşımı süresinin 10/02/2019 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle birleşen davanın da zamanaşımından reddi gerektiğini, 25/06/2015 tarihinde yapılan takibin TTK 'nın 750/1 ve 751/1 maddeleri gereğince zamanaşımı süresini kestiğinin kabul edilmesi halinde de yeniden başlayan üç yıllık sürenin 25/06/2018 tarihinde dolduğunu ve çekin bu tarihte zamanaşımına uğrayacağını,
bir yıllık dava zamanaşımı süresinin 25/06/2019 tarihinde dolduğunu, 11/09/2021 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle yine reddinin gerektiğini, asıl ve birleşen davaya konu çekler nedeniyle müvekkili şirketin bankalar nezdinde grup şirketi olarak kabul edilen ... İnş. Tar. Tur. Pet. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından çeklerin anılan şirketin taşeronu olan ... İnş. Yapı End. Taah. San ve Dış Tic. Ltd.
Şti.'ne iş avansı olarak verildiğini, ancak işin yapılmadığı gerekçesiyle hem menfi tespit hem de alacak davası açıldığını, açılan bu davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/692 Esas sayılı sırasında derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı hakkında tefecilik suçundan yapılan savcılık dosyasının gerekli görülmesi halinde dosyaya kazandırılabileceğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davalının çekin keşidecisi olup çek zamanında ibraz edilmemiş olsa bile çekten dolayı çek hamiline karşı sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, davacı hamil tarafından çek keşidecisine karşı bir yıllık süre içerisinde takip başlatılmasının mümkün olduğu, takibe konu çekler ibraz edilmemiş olduğu için TKK 814. maddesinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin uygunma olanağının bulunmadığı,
bu kapsamda davacının davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine bina etmiş olması ve dava konusu çeklerin vade tarihi 30/11/2014 olması ve takip tarihi olan 07/09/2017 tarihi itibariyle TTK 732.
Maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle asıl davanın zamanaşımından reddine, birleşen dava yönünden, aynı gerekçeler belirtilmek suretiyle birleşen davaya konusu çekin vade tarihinin 31/01/2015 olması ve takip tarihi olan 25/06/2015 tarihi itibariyle takibe başlanması, takip ile zamanaşımının kesildiği, kesilen zamanaşımından sonra davacının TKK 732.
Maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımını kesecek şekilde süresi içerisinde yapılan takibin devamını sağlayıcı nitelikte icrai bir işlemi bulunmadığı, TTK 732. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeklere yönelik TTK 814 maddesinin uygulanamayacağına ilişkin tespitinin yerinde olmadığını, aksi yönünde Hukuk Genel Kurulu kararının bulunduğunu, asıl davada, 30/11/2014 keşide tarihli çeklerin 10 günlük ibraz süresinin ilavesiyle zamanaşımı başlangıç tarihinin 10/12/2014 olduğunu, 3 yıllık zamanaşımı süresinin 10/12/2017 tarihinde dolacağını, bu tarihten önce 07/09/2017 tarihinde başlatılan takiple zamanaşımı süresinin kesildiğini ve tekrar işlemeye başladığını,
davalı borçlunun 12/09/2017 tarihinde takibe itiraz etmesi ile zamanaşımı süresinin tekrar kesildiğini, tekrar işlemeye başlayan 3 yıllık sürenin 12/09/2020 tarihinde dolacağını, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık sürenin 12/09/2021 tarihinde dolacağını, bu tarihten önce 10/09/2021 tarihinde davanın açıldığını, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığını, birleşen dava yönünden, birleşen davaya konu çekin 30/01/2015 tarihli olduğunu, takibin 25/06/2015 tarihinde başlatıldığını, zamanaşımı süresinin kesildiğini, icra takip işlemlerinin yapıldığını, 29/05/2017 tarihli haciz talebi ile sürenin yeniden kesildiğini,
3 yıllık zamanaşımı süresinin 29/05/2020 tarihinde sona erdiğini, 29/05/2021 tarihine kadar itirazın iptali davası açılması gerektiğini, ancak TTK 750 maddesi uyarınca dava açılmasının zamanaşımını keseceğini, 02/12/2020 tarihinde Ankara 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/715 Esas sayılı dosyasında yetki itirazı istemiyle dava açıldığını, 08/03/2021 tarihinde karar verildiğini, davanın süresinde 11/09/2021 tarihinde açıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını kaybettiğini ve yazılı delil başlangıcı haline geldiğini, çeke dayalı hakların kullanılamayacağını, davanın işbu gerekçe ile reddi gerektiğini, davacının çek niteliğinde olmayan belgeye dayalı olarak akidine karşı temel ilişkiye dayalı alacağını tahsil etme hakkı varken kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine takip başlatması nedeniyle müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, bankaya süresinde ibraz edilmeyen çeklere dayalı olarak hamil tarafından keşideci aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Asıl davaya konu iki adet çekin, 30/11/2014 keşide tarihli, 62.821,00 TL ve 145.933,00 TL bedelli olduğu, çeklerde davalının keşideci, davalının hamil olduğu, arada cirantaların bulunduğu, çeklerin bankaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Asıl davaya konu Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2017/16729 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 07/09/2017 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine çeklere dayalı olarak asıl ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 261.074,05 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde 12/09/2017 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde 10/09/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Birleşen davaya konu bir adet çekin, 30/01/2015 keşide tarihli, 209.887,00 TL bedelli olduğu, çekte davalının keşideci, davacının hamil olduğu, arada cirantaların bulunduğu, çeklerin bankaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Birleşen davaya konu Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2015/13292 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/06/2015 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine çeke dayalı olarak asıl ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.391,18 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde 26/08/2015 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde 11/09/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Öncelikle asıl davada dava dilekçesinin davalı tarafa 15/09/2021 tarihinde, birleşen davaya yönelik dava dilekçesinin 19/09/2021 tarihinde e-tebligat yoluyla usulen tebliğ edildiği, davalının asıl ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçesini 30/09/2021 tarihinde sunarak zamanaşımı def'inde bulunduğu, ancak asıl davaya yönelik cevap dilekçesinin süresinden sonra sunulduğu, zamanaşımı def'inin ancak süresinde sunulan cevap dilekçesinde ileri sürülebileceği dikkate alındığında asıl davaya yönelik zamanaşımı itirazının reddi ile esasa yönelik inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının kabulüne, kaldırma sebebine göre davacının birleşen davaya yönelik itirazları ile davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/947, K. 2024/1060, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama