KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/997 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/1421 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2022
- Esas-karar no
- 2018/588 E - 2022/222 K
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 22/12/2024
Karar Metni
1.585 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı taraf ...
Pazarlama ve Dağıtım Tic.A.Ş. vekili; taraflar arasında bağıtlanan 01/02/2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren satış sözleşmesi, kapalı ve açık nokta sözleşmeleri ek protokolü, 01/12/2012, 20/02/2013 tarihli protokollerin imza edildiğini, davalının belirtilen sözleşme ve protokol hükümlerine uymak kayıt ve şartıyla işletmekte olduğu iş yerinde şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi ve distribütör vasıtası ile dağıtımı yapılan bira ürünlerini satmayı ve bulundurmayı önceden bildirip yazılı onay almadan süresince faaliyet alanını ve yerini değiştirmemeyi, iş yerini başkasına devir ve temlik etmemeyi,
kiralamamayı ve yeni ortak almamayı devir ve temlik kiralama ve yeni ortak alma veya ortak değiştirme durumunda en az 30 gün önce yazılı bilgi verip onay almayı ve müvekkil şirket ile yeni şahıs veya şahıslara veya onlarla birlikte akdin yapılmasını temin etmeyi ..hususları kabul ve taahhüt ettiği,
müvekkili şirket tarafından davalılara sözleşmenin 11. Maddesi ve ek protokoller gereği katkı sağlandığı ancak sözleşme devam etmesi ve tüm uyarılara rağmen davalıların iş yerinde ticari faaliyetlerini süresinden önce sonlandırarak sözleşme konusu ürünleri TAPK toptan satış belgesi sahibi yetkili bölge distribütöründen almayarak TAPK belgesini yenilemeyerek 2015 tarihinden beri sözleşme konusu ürünleri hiç almamak suretiyle sözleşmenin bir çok hükmünü ihlal ettiklerini,
sözleşmenin 16. Maddesi ile davalıların aldıkları mali yardım katkılar ve her türlü sabit yatırım harcamaların tümünü ve uygulanan iskonto tutarlarının verildiği tarihten itibaren işlemiş faizde dahil olmak üzere TC Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranından hesaplanacak faizi ile nakden ve defaten itirazsız ödemeyi ve ayrıca şirkete 598.400,00 TL cezai şart ile birlikte şirket ve/veya bayi, distribütörün kay kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararın itiraz etmeksizin nakden ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,
akde aykırılık nedeniyle alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına , % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, sözleşmelerin diğer davalı ... Turizm Gıda ..
Limited Şirketi arasında imzalandığını, imza tarihi itibariyle müvekkilinin şirket müdürü olup sözleşmeleri şirket adına temsil ve ilzama yetkili ortak sıfatıyla imzaladığını, imzaların müvekkilini sorumluluk altına sokamayacağını, yapılan 26.048,50 TL lik ödemenin proje noktasının dekorasyonu için yapılan ödemenin yetmemesi nedeniyle yapılan ek ödeme olduğunu, davalı şirketin Temmuz 2015 den itibaren mal almadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı yanın konsept nedeniyle davalı şirketin 100.000,00 TL nedeniyle idari para cezasına çaptırıldığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yan açısından bir alacağa hükmedilecekse 100.000,00 TL‘nin mahsubu gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Sözleşmeye davalı şirket tarafından aykırılık ( süresinden önce iş yerini kapatma, ürünleri satmama) nedeniyle davacı şirket tarafından haklı sebeple sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşmenin 16. Maddesi gereğince 679.232,50 TL katkı payı asıl alacağı, 415.751,45 TL işlemiş faizi , 418.880,00 TL cezai şart alacağı, 2.926,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.516.789,95 TL miktar üzerinden davacının davasında haklı olduğu, ödeme emrine davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, şirkete karşı açılan davanın kısmen kabulü ile,
belirlenen miktar üzerinden itirazın iptaline, itirazın iptaline karar verilen ve likit olan fatura alacağı üzerinden hesaplanan 218.996,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, Her ne kadar şirket yetkilisi ...'ya karşı dava açılmış ise de imzalanan sözleşme ve protokollerde davalının şirket kaşesi altında imza attığı, şirketten ayrı olarak kendisini borç altına sokan imzasının bulunmadığı bu nedenle sözleşme ve protokollerden davalı gerçek işinin sorumlu olmadığı kanaatine varılmakla davalı ...'ya karşı açılan davanın reddine, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile,
Ankara 9. İcra müdürlüğünün 2017/23088 esas sayılı dosyasında ödeme emrine davalı şirket tarafından yapılan itirazın 418.880,00 TL cezai şart asıl alacağı, 2.926,00 TL cezai şart faiz alacağı, 679.232,50 TL fatura asıl alacağı, 415.751,45 TL fatura faiz alacağı olmak üzere toplam 1.516.789,95 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, İtirazın iptaline karar verilen fatura alacak toplam üzerinden hesaplanan 218.996,79 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı ...‘nın sözleşmede taraf olup diğer davalı ile birlikte müştereken sorumlu olduğunu, ayrıca mahkeme vekalet ücretinin pasif husumet ehliyeti yönünden değerlendirilmesi, dolayısıyla maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine karar verilemeyeceğini, tacir sıfatını taşıyan borçlu-davalı yanın, cezai şarta hakkaniyet indirimi talep edemeyeceğini, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi davanın ve icra inkar tazminatının kabulü ile talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin usulüne uygun imzalanıp imzalanmadığı burada varılacak sonuca göre kapsamında davacının katkı payı ve cezai şart alacağını talep edip edemeyeceği, hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kapalı satış noktası sözleşmesi kapsamında davalı tarafından sözleşmenin ihlali nedeniyle mali yardım/katkı bedelinin ve cezai şart alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu davacı ile davalı tarafından imzalanan 01/02/2012tarihli ve 01/02/2012 tarihinden geçerli “Açık Satış Noktası Sözleşmesi (Standart Sözleşme-Miktar Taahhütlü)nde; ... Pazarlama Dağıtım Tic. A.Ş.ile ... Turizm Gıda İmalat San. Ve Tic. Limited Şirketi işletici ile (bayi/distrübitör ) olarak imzaladığı, şirket kaşesi altına ... kaşe üzerine imza attığı ve ayrıca her sayfaya da "okudum anladım kabul ettim ... " yazıldığı, bira satımına ilişkin olduğu ve sözleşmenin tarafları arasında davalının adının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalının sözleşmenin tarafı olan şirketi temsilen sözleşmeyi imzaladığı, davalının şahsi bir yükümlülük altına girmediği, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin davalı şirkete ait olması nedeniyle anılan davalıya husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin belirlemesi doğrudur.
Ne var ki mahkemece hüküm fıkrasında davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de davanın taraf sıfatı ( pasif husumet) yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.
Dava konusu cezai şart miktarı taraflar arasında imzalanan sözleşmenin cezai şart başlıklı 16. maddesinde belirlenmiş olup likit (bilinebilir) bir alacak olduğundan İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hükmedilen cezai şartın miktarı da dahil edilerek bulunan toplam üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken sadece katkı bedeli faturaları toplamından icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davalı ... yönünden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddine, hükmedilen toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilerek İlk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/997, K. 2024/1421, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama