KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/1247 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1487 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2023
- Esas-karar no
- 2020/80 E - 2023/61 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 26/12/2025
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının iki ayrı senede dayalı iki ayrı icra takibi başlattığını, senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek takibe konu bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borcuna karşılık senetleri düzenleyerek verdiğini, imzaların davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senetlerde davacının keşideci olduğu, birbirini teyit eden raporlar gereği takibe konu 18.740,00 TL'lik bonodaki imzaların davacıya ait olmadığının, takibe konu 23.000,00 TL'lik bonodaki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, taraflarca raporlara itiraz edilmişse de soruşturma dosyasında, mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ATK raporuna göre imzalar konusundaki incelemelerin yeterince yapıldığı, raporların hükme esas alınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 23.000,00 TL'lik senet yönünden yapılan incelemelerin eksik olduğunu, 18.740,00 TL bedelli bonodaki imzanın sahte olduğu bilinmesine rağmen takibe konulması nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, her nekadar hükme esas alınan ATK raporunda 18.740,00 TL bedelli senetteki imzaların davacı el ürünü olmadığı yönünde görüş belirtilmiş ise de çıplak gözle dahi imzaların davacıya ait olduğunun anlaşılmakta olduğunu, savcılık dosyasında Emniyet Krimal Labaratuvarlığından alınan 15/09/2020 tarihli raporda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına yönelik itirazların dikkate alınmadığını, kaldı ki hükme esas alınan raporda kesin kanaat belirtilmediğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının icra takiplerine konu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Eskişehir 3.İcra Müdürlüğünün 2018/9339 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 16/10/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 23.000,00 TL asıl alacak olmak üzere f'erileri ile birlikte toplam 27.633,98 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2018/5870 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/06/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 18.740,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 19.525,22 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senetlerin, 10/03/2017 keşide tarihli, 10/04/2017 vade tarihli, 23.000,00 TL bedelli, 04/04/2018 keşide tarihli, 06/05/2018 vade tarihli, 18.740,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olduğu görülmüştür.
Eskişehir CBS'nin 2020/4616 soruşturma sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; şüpheli ... ile ilgili davacının şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı ve 07/12/2020 tarihli kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, soruşturma sırasında alınan Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 15/09/2020 tarihli raporu ile 10/04/2017 ödeme tarihli 23.000,00 TL'lik senet üzerindeki imzaların davacı ... elinden çıktığı, 06/05/2018 ödeme tarihli 18.740,00 TL'lik senet üzerindeki imzalar hakkında bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece adli belge inceleme uzmanı bilirkişiden alınan 07/02/2021 tarihli raporda.
"Tetkik konusu alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 10/03/2017 tanzim ve 10/04/2017 ödeme tarihli "23.000" TL değerli emre muharrer senet aslında atılı borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş belirtildiği, 07/11/2021 tarihli raporda; görüşün tekrar edilerek 18.740,00 TL lik senet gönderilmediğinden incelenemediğinin belirtildiği,
24/05/2022 tarihli raporda "1-Bahse konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 04/04/2018 tanzim ve 06/05/2018 ödeme tarihli, "18.740" TL değerli emre muharrer senet aslında atılı borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.
2-İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 10/03/2017 tanzim ve 10/04/2017 ödeme tarihli, "23.000" TL değerli emre muharrer senet aslında atılı borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece 18.740,00 TL lik senet yönünden savcılık dosyası ile mahkemece alınan rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle alınan ve İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 25/10/2022 tarihli raporda; "İnceleme konusu senette atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı" yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle 23.000,00 TL bedelli senet yönünden savcılık aşamasında ve mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporlarında senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesine,
18.740,00 TL bedelli senet yönünden savcılık aşamasında ve mahkeme aşamasında alınan raporların çelişkili olması nedeniyle İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporla imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesine, raporların yeteri kadar belge üzerinde inceleme yapılarak ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde düzenlenmiş olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bent dışında kalan diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu 18.740,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmekle davacının senette keşideci, davalının lehtar olması nedeniyle senetteki imzanın sahte olduğunu davalının bilebilecek durumda olması nedeniyle icra takibi başlatılmasından dolayı davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı lehine tazminata hükmedilmek suretiyle 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1247, K. 2025/1487, 28 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama