İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1307 K.2026/165

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2023/1307Karar2026/165Tarih20 Şubat 2026Okuma9 dk · 1.824 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
20 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1307 - 2026/165
Esas no
2023/1307 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2026/165
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2022
Esas-karar no
2020/421 E - 2022/436 K
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.824 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22/11/2018 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 18/01/2018 tarihli protokol akdedildiğini, davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketi oyalama yoluna giderek lisansını çıkarmadığını, sonuçta ticari faaliyete başlamadığını, 30/05/2019 tarihinde keşide edilen ihtarnameye rağmen hiçbir çözüm üretmediğini, taraflar arasında akdedilen 18/01/2018 tarihli protokolün 12. maddesinde bayilik sözleşmesinin belirtilen tarihten itibaren yürürlüğe girmemesi, bayiliğin kurulmaması,

gerekli yasal zorunlulukların tamamlanmaması durumunda davalının müvekkili şirkete 100.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, ayrıca davalının her yıl kendi içerisinde değerlendirilmek üzere yıllık asgari 700 m3 olmak üzere 5 yıl için asgari 2.940 ton beyaz ürün alım taahhüdüne istinaden lisans çıkarttırmayarak mal alımında bulunmadığını, böylece müvekkili şirketin 2.940 tonx150,00 USD = 441.000,00 USD kaybına sebep olduğunu, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini,

davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü eksik ifa etmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin kar mahrumiyetine ve itibar kaybına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağının şimdilik 10.000,00 TL'sinin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 20/04/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam talebini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22/11/2018 tarihinde Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmasına rağmen davalı firma tarafından imzalanarak müvekkiline gönderilmediğini, bayilik sözleşmesinin damga vergisi kanununa tabi olmasına rağmen damga vergisinin yatırılmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte müvekkilinin ... Petrolcülük Sanayi ve Tic.

A.Ş. ile birlikte çalışıyor olması nedeniyle ikinci bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapamayacağını ve çalışamayacağını, iddianın aksine müvekkilinin bayilik lisansının bulunduğunu, EPDK'ya müvekkilinin lisans numarası ile 18/01/2018 tarihinde hangi dağıtıcı firma altında bayilik faaliyetlerini yürüttüğünün sorulması halinde iddia edilen sözleşmenin geçersiz olduğunun tespit edileceğini, davacının cezai şart ve kar mahrumiyetini talep edebilmesi için 18/01/2018 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesinde ifanın başlanılmasının gerektiğini,

bayilik sözleşmeleri sürekli borç doğuran sözleşmeler olduğundan aykırılık halinde TBK'nun 126. maddesi gereğince ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının ifa ve gecikme tazminatı talep edebileceği gibi sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceğini, davacının bu hükme aykırı olarak ifasına başlanmamış sürekli edimli sözleşme için cezai şart ve kar mahrumiyeti isteminin kanuna aykırı olduğunu, ifasına başlanmamış ve damga vergisine tabi bayilik sözleşmesi yürürlüğe girmediğinden cezai şart ve kar mahrumiyeti istenemeyeceğini,

sözleşme yürürlüğe girmiş olsa dahi içtihatlar gereği dağıtıcı firmanın mal vermeden noterden ihtirazi kayıt göndermemesi nedeniyle yine kar mahrumiyeti isteyemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan 22/11/2018 tarihli bayilik sözleşme örneğinde davacı tarafın imzası ile davalı tarafın kaşesi ve imzasının yer aldığı, davalı her ne kadar ıslak imzalı sözleşmeyi teslim almadığını iddia etmiş etse de, basiretli bir tacir gibi davranarak davacıya sözleşmenin akdedilmesinden sonra her hangi bir ihtarda bulunmadığı, davacının kendisine gönderdiği ihtara her hangi bir cevap vermediği,

savunmasını ispat için yazılı bir delil sunmadığı dikkate alındığında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girdiğinin kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda sözleşme süresi gözetildiğinde davacının kar kaybının 120.750,00 TL olarak hesaplandığı, yine taraflar arasında imzalanan 18/01/2018 tarihli protokolün 12. maddesinde; davalı tarafın sözleşmenin ve protokol şartlarının gerçekleşmemesi/gerçekleştirilememesi hallerinde ifaya ekli olarak 100.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bilirkişilerce hesaplanan kar mahrumiyeti ve cezai şartın yerinde olduğu,

davalı şirketin 16/12/2021 tarihli ek raporda belirlenen yıllık net satışları dikkate alındığında, cezai şart miktarının davalının ekonomik mahfına sebebiyet vermeyeceği ve ülkenin ekonomik koşulları ile tarafların ekonomik koşullarına göre fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bayilik sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalandığını, müvekkilinin bayi olarak faaliyete geçebilmesi ve EPDK nezdinde başvuru yaparak dağıtıcı tadili yapması için sözleşmenin davacı tarafından imzalı nüshasının müvekkiline gönderilmesi gerekirken, davacı şirketin imzalı sözleşmeyi müvekkiline göndermediğini, bu nedenle sözleşmenin geçerli olmadığını, davacının her iki tarafın da imzaladığı sözleşmeyi sunmasının sözleşmenin müvekkiline teslim edildiğini göstermeyeceğini,

sözleşme geçerlilik kazanmış olsa dahi imzalı sözleşme müvekkiline gönderilmediğinden EPDK'ya dağıtıcı tadili başvurusu ile bayilik faaliyetine geçilerek borcun ifasının davacının kusuru ile imkansız hale geldiğini, kusurlu olan davacının cezai şart talep edemeyeceğini, dosyaya sunulan protokolde de sadece müvekkilinin kaşe ve imzasının bulunduğunu, davacının kaşe ve imzası bulunmadığından protokolün de geçerlilik kazanmadığını, protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi kabul edilen kar mahrumiyeti ve cezai şartın müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğini,

bu nedenle tamamen kaldırılması veya indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi ve protokolün geçerli olup olmadığı, davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı, cezai şartın davalının mahvına neden olup olmayacağı, bunun sonucu olarak indirim yapılması gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasında 18/01/2018 tarihli protokol imzalandığı, protokolde her iki tarafın isim, kaşe ve imzasının bulunduğu, protokolün 1.maddesinde, taraflar arasında 22/11/2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalanacağının kararlaştırıldığı,

12.maddesinde ise, "BAYİ, işbu protokolde belirtilen tüm şartların kat'i surette gerçekleşeceğini, ŞİRKET ile imzalamış olduğu sözleşmelere eksiksiz riayet edeceğini, sözleşmelerin ve protokol şartlarının gerçekleşmemesi veya kısmen gerçekleşmesi ve her ne sebep ve suretle olursa olsun Bayilik Sözleşmesinin belirtilen tarihten itibaren yürürlüğe girmemesi yada Bayiliğin kurulması için gerekli yasal zorunlukların tamamlanmaması (Lisansın yayınlanmaması, lisans tadilinin yapılmaması,

idari izinler vb) veya cayma halinde ŞİRKET'in her türlü yasal hakkını kullanabileceğini, bu durumda herhangi bir itirazda bulunmayacağını sözleşme ve eklerinde belirtilen kar mahrumiyeti ve cezai şart yükümlülükleri haricinde ŞİRKET'e herhangi bir ihbara, ihtara lüzum kalmaksızın derhal ve defaten 100.000,00 TL (Yüzbin Türk Lirası) cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. " hükmünün bulunduğu görülmüştür.

Taraflar arasında 22/01/2018 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede her iki tarafın isim, kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür.

Davalı tarafından imzalanan 22/11/2018 tarihli taahhütnamenin 2.maddesinde, davalının davacı taraftan yıllık 700 ton motorin, benzin almayı, taahhüdün altında kalması halinde beher eksik ton başına ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden 150 Amerikan Doları kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 30/05/2018 tarihli ihtarmade özetle; 18/01/2018 tarihinde imzalanan protokol ile 22/11/2018 tarihli bayilik sözleşmesi ve ekleri gereğince davalıya satış destek kredisi verildiği, davalının ipotekler ve rehinler verdiği belirtilmek suretiyle 7 gün içinde bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girmesi için gerekli izin ve işlemlerin tamamlanarak bayilik faaliyetine geçilmesi, aksi halde cezai şart ve destek kredisinin ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 01/06/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmüştür.

Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 21/06/2021 tarihli raporda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirket adına herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun kabulü durumunda, davacı şirketin kar kaybının yargıtay içtihatlarında kabul edilen makul süre hesabına göre 120.750,00 TL olabileceği yönünde görüş belirtildiği, tarafların itirazı üzerine alınan 16/12/2021 tarihli ek raporda özetle;

kar mahrumiyeti konusunda kök raporda yapılan değerlendirmeden ayrılmayı gerektirecek bir husus görülmediği, dosyaya sunulan ve üzerinde sadece davalı tarafın kaşe ve imzası bulunan 01/08/2018 tarihli protokolde belirlenen yıllık asgari 700 m3 beyaz ürün (motorin ve benzin) alım taahhüdünü davalı şirketin 2018 yılında yerine getirebileceği, sonraki yıllarda bu tutarın altında kalacağı, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari faaliyetlerinde 9.672,81 TL ile 16.109,47 TL arasında net kar sağladığı görülen davalı şirketin kök raporda hesaplanan 120.750,00 TL civarındaki davacı şirket kaybından olumsuz etkilenebileceği yönünde görüş belirtildiği,

itirazlar üzerine alınan 11/02/2022 tarihli ek raporda özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun kabulü durumunda, davacı şirketin kar kaybının 120.750,00 TL olabileceği, yalnızca davalı yanca imzalı protokol kapsamında mahkeme tarafından cezai şarta hükmedilmesi halinde 100.000,00 TL cezai şart talep edebileceği yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle imzalı bayilik sözleşmesinin davacı tarafından dosyaya ibraz edilmesine, davalının imzalı sözleşmenin müvekkiline gönderilmediğine dair davacı yana müracaatı, yazısı, ihtarı bulunmadığından bu iddiasını ispat edememesine,

bu nedenle taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve protokolün yürürlüğe girmiş olmasına, davalının sözleşme imzalamasına rağmen bayilik faaliyetine başlayabilmesi için gerekli prosedürleri yerine getirmemesine, davacıdan ürün alımı yapmamasına, bu nedenle davalı tarafından imzalanan alım taahhüdü uyarınca kar mahrumiyeti ile protokolün 12.maddesine aykırı davranan davalının cezai şarttan sorumlu olmasına göre aşağıdaki bent dışında kalan davalı taraf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesinde;" (1) Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." hükmü bulunmaktadır.

Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir.

Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şartı ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.

Somut olayda mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yaptırılmamış, davalının yıllık satışları itibariyle cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı kanaati ile cezai şartta indirim uygulanmamıştır. Bu durumda, açıklanan nedenlerle, talep edilen ve hüküm altına alınan cezai şartın ekonomik yönden davalının yıkımına sebep olup olmayacağı yönünden, davalının mali durumu gözetilerek ticari defter kayıtları ve bilançoları üzerinde inceleme yaptırılıp, ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/421Esas, 2022/436Karar ve 08/06/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1307, K. 2026/165, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1307
Karar No
2026/165
Tarih
20 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1311 K.2026/82
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1316 K.2026/84
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1323 K.2026/234
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1326 K.2026/233
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1326 K.2026/218
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1339 K.2026/208

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.