İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1373 K.2023/1576

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2023/1373Karar2023/1576Tarih30 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1373
Karar No
2023/1576
Karar tarihi
30 Kasım 2023
Esas no
2021/1692 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2023/1587
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/10/2021
Esas-karar no
2019/405 E - 2021/763 K
Davalı
.
Davanın konusu
Menfi Tespit
Yazıldığı tarih
27/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında, 23.01.2019 tarihinde, ... plaka sayılı aracın, 23.500,00 TL bedel ile alım satımı konusunda, haricen düzenlenen geçersiz sözleşmeyle anlaştıklarını, müvekkilinin, bu satış işlemi için, davalıya, 2.500,00TL kapora verdiğini, geri kalan 21.000,00 TL için de, 15/12/2018 düzenleme tarihli, 15/03/2019 ödeme tarihli ve 21.000,00TL bedelli bir senet verdiğini, müvekkilinin, kalan borcunu ödeyemeyeceğini anlayınca, ... plaka sayılı aracı davalıya iade ettiğini ve kendisinden almış olduğu senedin ve kaporanın iadesini istediğini,

davalı tarafın senedi ve kaporayı iade etmediğini ve müvekkili aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/10057 Esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığını, akit geçersiz olduğundan ve aracın devri yapılmadığından senedin karşılıksız kaldığını, aksine müvekkilinin, davalı taraftan alacaklı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takibe konu 21.000,00 TL'lik karşılıksız senetten dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve takibe konu senedin ve takibin iptaline, kapora olarak ödenen 2.500,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine,

alacağın en az %20'si oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu bononun geçerli bir bono olduğunu, icra takibinin haklı olduğunu, bono yazılı belge olduğundan bu yazılı belgeye karşı ancak ve ancak yazılı ödeme belgesi vs. ile ispat mümkün olmadığını, davacı tarafın bu bonoya karşı ödeme vs. hakkında yazılı belge sunamadığını belirterek davasının reddine, davacının % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, taraflar arasında araç satışından kaynaklı harici satış sözleşmesinin düzenlendiği kabul edildiği, sözleşme geçersiz olduğundan tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca karşılıklı olarak iade etmekle yükümlü oldukları, aracın devrinin yapılmadığı bu bağlamda davacının 15/12/2018 düzenleme tarihli 15/03/2019 ödeme tarihli, 21.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığı ve 2.500,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, söz konusu protokolün HMK 202. maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı kapsamında değerlendirilmeyecek olsa dahi , davacı yemin deliline dayandığı, yemin davetiyesinin HMK 229. maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği görüldüğünden yemin konusu ikrar etmiş kabul edilerek;

-Davanın KABULÜNE, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/10057 esas sayılı dosyası ile takibe konulan 15/12/2018 düzenleme tarihli 15/03/2019 ödeme tarihli, 21.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline,

-2.500,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Senet miktarı olan 21.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından.

Davacı tarafın yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin sürenin bitiş tarihinin 20.07.2021 tarihi olduğu, ancak davacı tarafın yemin metnini 27.07.2021 tarihinde (yani süresinden sonra) sunduğu, bu tarihin adli tatile denk gelmiş olsa da basit yargılamaya tabi davalarda sürelerin adli tatilde de işleyeceği, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/2 maddesine göre; "miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda "basit yargılama" usulü uygulanır." denildiği, basit yargılamaya tabi ticari davalarda adli tatilde de sürelerin işlediği, bu durumda, davacı tarafın yemin metnini süresinden sonra sunduğu;

bununla birlikte, müvekkili davalıya yemin için duruşma gününün "doğrudan Mernis adresine Tebligat Kanunun 21/2 maddesi şerhiyle muhtara tebligat yapılmak suretiyle" gerçekleştirildiği, bundan önce, davalının en son bilinen adresine normal tebligat gönderilmediği, tebligatın usulsüz olduğu; tanıkların dahi usule uygun dinlenmediği, dava konusu senet geçerli ve gerçek bir bono olup, davacı tarafın müvekkili davalıya borçlu olduğundan, ayrıca davacı tarafın davası haksız olup, davacı taraf davasını ispat edemediğinden, davanın reddedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğu bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verip vermediği hususu uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/10057 Esas sayılı dosyasında; ... tarafından ... aleyhine 21.000,00TL Asıl Alacak 44,88TL İşlemiş Faiz,63,00TL Komisyon, 21.107,88TL Toplam Alacak için 21.000,00 TL Miktarlı 15/12/2018 Tanzim Tarihli,15/03/2019 Vade Tarihli Senet

:

21.000,00 TL Miktarlı bonoya dayalı olarak 20.03.2019 tarihinde kambiyo takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu senedin incelenmesinde; keşidecinin davacı ... lehtarın davalı ... olduğu, keşide tarihinin 15.12.2018 tutarının 21.000,00 TL ihdas nedeninin boş bırakıldığı, vade tarihinin 15.03.2019 olup, takibin derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen belgenin incelenmesinde; Alıcı ... satıcı ... denilmek suretiyle adiyen düzenlenen belgenin incelenmesinde ... plakalı aracın 23.500,00TL bedel karşılığında ...'a 23.01.2019 tarihinde borçsuz şekilde sattığını kapora olarak 28.01.2019 tarihinde elden 2.500,00 TL peşinat verdiğini geri kalanı 15.03.2019 tarihinde geri kalan 21.000,00 TL elden senet karşılığı verilerek aracın devri alınacaktır denildiği ...'in tanık olarak imzaladığı görülmüştür.

Dosya içeriğinden davacı taraf, dava konusu senedin araç satım sözleşmesi nedeniyle verildiğini, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını ileri sürüp borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

Öyle ise davacı taraf senedin bedelsiz kaldığını aracın iade edildiğini iddia ettiğine göre ispat yükü davacı tarafa aittir. Davacı taraf senedin bedelsiz kaldığını kesin delillerle kanıtlamalıdır .

Bu kapsamda taraflar arasında düzenlenen tarihsiz sözleşmenin incelenmesinde aracın 23.01.2019 tarihinde satıldığı kaporanın 28.01.2019 tarihinde elden alındığı kalan tutar için 15.03.2019 tarihinde elden senet karşılığı verilerek aracın devri alınacaktır denildiğine göre, senedin en erken kaporanın verildiği tarihte düzenlenebileceği,dava konusu senedin 15.12.2018 tarihinde düzenlendiği gözetildiğinde sözleşmeden önce düzenlenmiş olduğu, iddiasını kesin delillerle kanıtlamak zorunda olan davacının senedin sözleşme nedeniyle düzenlendiğinin kanıtlanabilmesi, böylece senedin sözleşmeye bağlanabilmesi için davacı tarafça yemin deliline dayanılmış olduğu anlaşılmakla iddiasını kanıtlayabileceği anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacı yanın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek 06.07.2021 günlü celsede davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı ile ilgili beyanda bulunmak ve dayanılacak ise yemin metnini hazırlayıp ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu delile dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına(ihtarat yapıldı), Yemin metni sunulduğu takdirde yemin metninin ihtarlı şekilde davalıya tebliğine," dair ara karar verilmiştir.

Davacının yemin delilini kullanmak üzere dosyaya sunmuş olduğu 27.07.2021 tarihli yemin metninde.

"Davaya konu tarihsiz sözleşme tarafından imzalanmamış olup takibe konu senedin bu sözleşme ile ilgisi olmadığına sözleşme gereğince davacıdan 2.500,00 TL kapora almadığıma yemin ederim şeklinde yemin metninin düzenlendiği davalıya "Davacı vekilinin 27.07.2021 tarihli yemin metninde bahsi geçen hususlar hakkında tarafınıza yemin eda ettirileceğinden belirlenen gün ve saatte mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmanız gerektiği,

geçerli bir özrünüz olmaksızın duruşmaya gelmediğiniz takdirde yemin metnindeki hususları kabul etmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunur" denilmek suretiyle 09.08.2021 tarihinde " adresin kapalı olması nedeniyle adresin mernis adresi olduğu Tebligat Kanunu 21/ 2 madde gereği mahalle muhtarı imzasına teslim edilip 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmıştır" denilerek mahalle muhtarının imzaladığı görülmüştür.

Ayrıca tebligat metni üzerinde mernis adresidir 7201 sayılı kanun 21/2 gereğince tebliği rica olunur açıklaması da bulunmaktadır.

Davalı tarafça istinaf itirazı olarak davacıya yemin metni sunması için verilen iki haftalık kesin sürenin 20.07.2021 tarihinde dolduğu, süreden sonra yemin metninin sunulduğu ileri sürülmüşse de kesin sürenin 20.07.2021 günü son günü olduğu, bu tarihin adli tatil başlangıcı olduğu, hakim tarafından verilen sürelerin de kanun gereği verilen sürelerden olup adli tatilde kesileceği, dolayısıyla davacının 27.07.2021 tarihli yemin metninin süresinde verildiği anlaşılmaktadır.Davalının buna yönelik itirazı yerinde değildir.

Ancak davalının yemin metnindeki hususları kabul etmiş sayılacağı benimsenerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de davalıya usulüne uygun bir yemin metni tebliğinden söz edilemez.

7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 10/1. maddesine göre ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.'', 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle eklenen 10/2.maddesine göre; '' Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.''.

Aynı yasanın Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21.maddesine 6099 Sayılı Kanunun 5.maddesiyle eklenen 21/2.maddesine göre;'' Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' Aynı yasanın Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü başlıklı 32.maddesine göre ''Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.''

Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 16/2.maddesine göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."

6099 Sayılı Kanunun genel gerekçesinde; ''... Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere Tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda kabul edilen "adres kayıt sistemi"nin Tebligat Kanununa intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilânen tebligatın gerektirdiği istisnaî hâller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir.

Tebligat Kanunun 10.maddesine ek fıkra eklenmesiyle ilgili 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesinin gerekçesinde; ''Tebligat Kanununun 10.maddesine eklenen ikinci fıkra ile tebligata ilişkin sorunların belki de en önemli kısmının çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. ..Yapılan yeni düzenlemeyle, önce yine bilinen en son adrese tebligat yapılacaktır. Böylelikle, muhataba daha kolay ulaşılabilecek bir adres biliniyorsa oraya tebligat yapılması imkânı açık tutulmuştur.

Ancak, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresi bilinen son adresi olarak kabul edilerek, tebligat buraya yapılacaktır. Hiç kimse, adres değişikliğini bildirmemek suretiyle ihmali veya adresini belirsiz hâle getirecek kötü niyetli davranışlarıyla hak elde etmemelidir.

Hukuk düzeni, kişinin açık ihmal veya kötü niyetini korumaz. Adres kayıt sistemi dışında ayrıca bir adres araştırması yapılmayacaktır. Bu açıdan, adres kayıt sistemindeki adres, başkaca araştırma yapılmasını gerekli kılmayan son adres olarak kabul edilmiştir.

Bu durumda, ne tebligatı çıkartan merciin ne de posta memurunun başkaca bir adres araştırması yapmasına gerek bulunmamaktadır.Adres kayıt sistemiyle ilgili olarak yapılan bu düzenlemenin sonucu olarak gereksiz zaman, işgücü ve maddî kaybın önüne geçmek için, bilinen adrese yapılan tebligatın karşılıksız kalması halinde adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatın geçerli sayılacağı kabul edilmiştir. ''21.maddeye ek fıkra eklenmesiyle iligi 4.maddesinde;''Tebligat Kanununun 21. maddesi çok sık uygulanan bir hükümdür.

Bu maddede, muhatap veya kendisine tebliğ yapılabilecek kimselerden hiçbiri tebliğ adresinde bulunmaz veya bulunduğu hâlde tebellüğden imtina ederse, hangi yolun izleneceği belirtilmiştir. Bu durumda maddenin birinci fıkrasındaki yol izlenerek tebligat yapılacaktır. Bu maddeye ikinci fıkra eklenmiş, eklenen fıkrayla adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılması hâlinde izlenecek yöntem belirtilmiştir.

Zira, 10.maddede yapılan değişiklikle birlikte, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, adres kayıt sistemindeki adres esas alınacak, başkaca araştırma yapılmadan tebligat o adrese yapılacaktır.''denilmiştir.

Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine eklenen ikinci fıkrasında gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir:

Muhatabın adresi takip alacaklısı (veya davacı) tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. İlk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Her iki adreste Tebligat Kanununun 10/1.maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre çıkarılacaktır.

Somut olayda; davalı adına bu usule uyulmadan doğrudan TK 21/2.maddeye göre mernis adresi olduğu belirtilerek tebligat yapılması doğru olmamıştır.Yemin metninin usule uygun olarak davalıya tebliği gerekir.

Açıklanan nedenle dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/405Esas, 2021/763Karar ve 12/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 30/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Katip ... ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1373, K. 2023/1576, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1373
Karar No
2023/1576
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/1373 K.2023/1894
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1373 K.2023/1297
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1374 K.2023/2311
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1374 K.2023/2355
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1374 K.2023/1298
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/1375 K.2023/1519

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.