KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1555 - 2024/1017
- Esas no
- 2023/1555 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1017 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2023
- Esas no
- 2022/736 E 2023/374 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/10/2024
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 23. İcra Müürlüğü’nün 2020/3555 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bonolar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı yanın iddialarının haksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bonolar altındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Davacı yanca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediğini, yeni bir rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının doğru olmadığını, Katılma yoluyla istinaf eden-davacı vekili tarafından; Müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken bu kalem talebin reddinin doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bonolar altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3555 E. sayılı dosyasının tetkikinde; takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ..., takip konusunun 17/03/2018 tanzim tarihli 31/12/2018, 31/03/2019, 30/11/2018, 30/04/2019, 31/10/2018 vadeli 3.000,00 'er TL bedelli, 30/11/2017 tanzim tarihli 30/11/2018 vadeli 3.000,00 TL bedelli, 10/10/2017 tanzim tarihli, 31/07/2018 vadeli 2.500,00 TL bedelli, 14/11/2017 tanzim tarihli 31/08/2018 vadeli 2.950,00 TL bedelli, 30/10/2017 tanzim tarihli 31/08/2018 vadeli 2.500,00 TL bedelli bonolardan kaynaklı 25.950,00 TL asıl alacak işlemiş faiz ve komisyon, protesto gideri ile birlikte 32.664,57 TL'sinin tahsili olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda " ...Dava konusu belgelerde bulunan imzalar ile mahkeme tarafından alınmış imza örnekleri ve samimi imza kabul edilen belgelerde bulunan imzalar arasında belge inceleme kriterleri açısından birebir yapılan karşılaştırmalarda; ...’ın kullanmakta olduğu imza ile tetkik konusu imzalar arasında genel şekilleri yönünden benzer olmadığı; imzanın meyil ve istikameti, seyir ve işlekliği, ebat, büyüklük, kalem kaldırma, çekişler, başlangıç ve bitiş noktalarında benzemezlikler olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu belgede bulunan imzanın ...’ın eli ürünü olmadığı" bildirilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bono altındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlenmesi ve bu definin herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, İİK'nın 72/son maddesi gereğince takibe dayanak bonolarda davacının keşideci davalının ise lehdar olduğu anlaşıldığından davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1555, K. 2024/1017, 20 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama