KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1683 - 2025/1553
- Esas no
- 2023/1683 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1553 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/07/2023
- Esas no
- 2022/679 E 2023/539 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 15/01/2026
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/13186 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının ödeme emrine konu edilen faturasını Vergi Usul Kanunu'na ve ilgili özelgelere aykırı şekilde düzenlediğini, şekil şartı yönünden eksiklikler olması sebebi ile usulüne uygun düzenlenmediğinden faturanın muhatabına iade edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça fatura tutarı ve fatura konusu malın teslim alındığı noktasında bir itirazda bulunulmadığı, faturanın Vergi Usul Kanunu'na ve ilgili özelgelere aykırı düzenlendiğinden bahisle takibe itiraz edildiği, davalı tarafça iade faturasıyla birlikte malın davacıya iade edildiğini usulüne uygun delillerle ispat edemediği, takibe konu faturanın Vergi Usul Kanunu'na aykırı düzenlenmiş olduğu kabul edilse dahi malı teslim alıp iade etmeyen davalının borcunun ortadan kalkmayacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Takibe dayanak faturanın Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesine aykırı olarak düzenlendiği, faturada tutar bilgisinin rakam ve yazı ile bildirilmesi gerekirken yalnızca rakam ile bildirildiği, faturanın iade edildiği, yeni bir fatura düzenlenmesi istenmesine karşın fatura düzenlenmeyerek icra takibine konu edildiği, davacı yanın iyiniyetli olmadığı, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda faturanın usule uygun düzenlenip düzenlenmediği hususunda yeterince açıklamaya yer verilmediği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/13186 esas sayılı takip dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine, 13/06/2022 tanzim ve 13/07/2022 vade tarihli fatura bedeli ve KDV'si açıklamasıyla, 2.000,00 Euro fatura bedeli ve 6.525,00 TL KDV bedelinin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde, takibe konu borca, ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir.
Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165)
Anılan noksanlık, kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır. (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar )
Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2022/13186 Esas sayılı takip dosyasında, takip talebinde 2.000,00 Euro fatura bedeli ve 6.525,00 TL KDV alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsili için takip başlatılmıştır.
İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, ancak vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığı saptanarak yasaya uygun yapılmayan takip nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girişilmesi doğru olmamıştır.
Davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, dosya arasında bulunan icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı) HMK'nın 114/2 ve 115.maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile esastan davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1683, K. 2025/1553, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama