KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1735 - 2025/1627
- Esas no
- 2023/1735 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1627 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2023
- Esas no
- 2022/504 E 2023/451 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 20/01/2026
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 182 belge karşılığı toplam 2.889.261,77 TL bedelli ürünün davacı tarafından davalıya satılıp teslim edildiği, davalının mal alım beyannamelerinde de aynı miktarlı mal alımının kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan olan alacağının 760.814,42 TL olduğu, davacının satış bedellerinin tahsil edilememesi riskine karşı sigorta yaptırdığı, davalı tarafından yapılmayan ödemeler nedeni ile sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında davacıya 168.938,77 TL ödeme yapıldığı,
ticari sigorta genel şartlarının 25. maddesine göre sigorta şirketinin ödeme yapmayan sigortalı borçlusuna ödediği miktar yönünden rücu hakkının olduğu, mal sigortalarındaki zenginleşme yasağı dolayısı ile aynı alacağın hem davalıdan hem de sigorta şirketinden ayrı ayrı tahsilinin davacı yönünden mümkün olmadığı, bu nedenle sigorta şirketinin yaptığı ödemenin davacı alacağından mahsubu sonrası davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacağının 501.875,65 TL olduğu, temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin yaptığı ödemenin davalının borcundan düşülmesinin hatalı olduğunu, ödemenin davalı tarafından değil Özel Riskler Yönetim Merkezi tarafından Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası kapsamında yapılan tazminat ödemesi olduğunu, bu miktarın alacaktan mahsubu sonrasında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, 14/06/2022 arabuluculuk son tutanağında belirtildiği üzere davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını,
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 18/A-11 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde dahi davayı takip etmeyen davalı lehine vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 30.İcra Müdürlüğünün 2022/8713 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/05/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 56 adet faturaya dayalı 670.814,42 TL asıl alacak, 30.639,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 670.814,42 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacının ibraz edilen ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporunda, davacı ve davalının 182 adet toplamı 2.889.261,77 TL bedelli faturaları BA-BS formları ile vergi dairesine bildirdiği, davacının bakiye 670.814,42 TL alacağının defterlerinde kayıtlı olduğu, devlet alacakları sigortası kapsamında tazminat bedeli olarak Özel Riskler Yönetim Merkezi tarafından davacıya ödenen 168.938,77 TL tazminatın davalının cari hesabına alacak kaydedildiği, davacının 501.875,65 TL alacaklı olduğu yönünde görüş belirtilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından davacıya 27/04/2022 tarihinde ödeme yapılmış olup ödeme tarihinde yürürlükte bulunan Kredi Sigortası Genel Şartlarının halefiyeti düzenleyen B.6 maddesinde; "Sigortacı, ödediği tazminat tutarınca, hukuken sigortalı yerine geçer..." hükmünün, 01/10/2022 tarihinde yürürlüğe giren Ticari Alacak(Kredi) Sigortası Genel Şartları 25.maddesinde de benzer mahiyette "Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçer." hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sigorta genel şartları uyarınca sigorta kapsamında yapılan ödeme nedeniyle hak sahibinin dava dışı sigorta şirketi olması nedeniyle sigorta kapsamında ödenen bedelin davalının borcundan mahsubunun yerinde olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesinde; “Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; her nekadar davalı adına yargılama sırasında vekaletname ibraz edilmesi nedeniyle davada red edilen miktar üzerinden davalının vekalet ücretine hak kazandığının kabulü gerekse de, davalı arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmadığından yukarıda belirtilen hüküm gereğince davacı ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmaması ve davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalı bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından yargılama giderleri ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hüküm düzeltilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1735, K. 2025/1627, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama