KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/1900 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/1640
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2023
- Esas-karar no
- 2022/755 E 2023/562 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 31/12/2025
Karar Metni
967 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin keşideci sıfatıyla imzaladığı senedin araç kiralama sözleşmesinin eki olarak teminat amacıyla açığa imza edilmek suretiyle düzenlendiğini, kiralanan aracın kira sözleşmesinin sonunda teslim edildiğini, kira bedelinden ve araç arıza bedelinden kaynaklanan davalının alacağının bulunmadığı senedin teminat fonksiyonun kalmadığını buna rağmen senedin doldurularak takibe konu edildiğini belirterek müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; takibe konu senedin herhangi bir sözleşmenin eki olmadığını, senedin hiçbir yerinde yahut başkaca bir belgede senedin boş bir teminat senedi olduğuna veya neyin teminatı olduğuna dair hiçbir ibare, delil ve ispat bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tarafların dava konusu bononun keşidecisi ve lehdarı olmaları hasebiyle tarafların temel ilişkiye ilişkin şahsi defileri ileri sürebilecekleri, davacı tarafından aracın rent a car olarak kiralandığının dosyaya sunulan sözleşme, ödeme faturası, tamir faturası, PTS kayıtları ile ispatlandığı, dava konusu aracın kiralandığının sabit olduğu, davacının dava konusu aracın arızalandığının sabit olduğu, fakat davacının dava konusu aracı tamir ettiğinin de dosyaya sunulan faturadan anlaşıldığı, davalının araç arızasına ilişkin ne kadar masraf yaptığına dair dosyaya delil ibraz edilmediği,
bu haliyle davalının alacağının bulunup bulunmadığının irdelenemediği, araç için 15.000,00TL peşinatın ödendiği, kalan tutarın ödenip ödenmediğinin irdelenemediği, aracın davacı tarafından tamir ettirilip, çalışır vaziyette teslim edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; senedin üzerinde teminat kaydı bulunmadığını nakden ihdas edildiğini, müvekkilinin araç kiralama sözleşmesine taraf olmadığını, bononun sözleşmenin eki olmadığını, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya konu edilen bononun teminat olarak düzenlenip düzenlenmediği, senedin teminat fonksiyonun devam edip etmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı takibe konu bono nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı eldeki davada, dava dışı şirket ile araç kiralama sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince kendisine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, davalının sözleşmeye konu teminat senedini sözleşme metninden keserek haksız olarak doldurduğunu, senedin "teminat senedi" olaark açığa imzalandığını, dava dışı şirketinin ortağı olan davalı tarafından senedin eksik unsurlarının doldurularak takibe konulduğunu ileri sürerek 13/08/2022 tarihli sözleşmenin eki olarak açığa imzalanan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davaya konu bono fotokopisinin incelenmesinden, keşidecisinin davacı ... olduğu, lehdarının davalı ... olduğu, lehdar tarafından icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır.
Davacı takibe konu senedin dava dışı şirket ile imzalanan kira sözleşmesinin eki olduğu açığa imzalandığı; eksik unsurların daktilo ile doldurulduğu bononun sözleşmeden kesilmek suretiyle oluşturulduğu, iddia edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan sözleşme fotokopisinin incelenmesinde; dava dışı ... Oto Kiralama Şirketi ile davacı arasında düzenlenmiş olduğu, davacının kiracı sıfatıyla sözleşmede yer aldığı, sözleşmenin konusunun araç kiralama işi olduğu, A-4 niteliğindeki belgenin yarısının da açığa imzalı bono görüntüsünde anlaşılmıştır.
Davacı tarafından düzenlenen senedin, şeklen akdi ilişki kapsamında sözleşmeye ek olarak açığa imzalı olarak verildiği, davalı tarafından da anlaşmaya aykırı doldurularak lehtar hanesine adını yazarak davalı lehtar tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe başlandığı iddia edilmiştir. Davacı vekili, icra takibinden sonra, icra takibine konu senedin boşa imzalı araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat amacıyla verildiğini, senedin eksik unsurları doldurularak sözleşme metninden kesilerek oluşturulduğu, müvekkilinin teminat senedi nedeniyle borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmıştır.
Dava konusu senedin üzerinde teminat kaydı bulunmamaktadır. Bu itibarla eldeki davanın bedelsizliğe dayalı ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Senedin açığa imzalı teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğu iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekir.
Mahkemece dosya kapsamında kriminal inceleme yapılamadan, davacının iddiaları yönünden sözleşmenin sunulan fotokopisi ile senet aslı karşılaştırılarak dava konusu senedin fotokopisi ibraz edilen sözleşmede yer verilen senetten kesilerek elde edilmiş ve sonradan doldurulmuş belge olup olmadığı hususu üzerinde durulmadan, bir inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yukarıda bahsi geçen belge üzerinde kriminal inceleme yapılarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1900, K. 2025/1640, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama