KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/265 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/793 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2022
- Esas no
- 2021/234 E 2022/884 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 18/07/2025
Karar Metni
1.627 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan otobüs satın aldığını, satım bedelinin bir kısmını nakit olarak ödediğini, kalanı için çek verdiğini, çek bedelinin müvekkili adına şoför olarak çalışan ... tarafından davalıya ödendiğini, ...'ın davalıdan çeki aldığını ancak müvekkiline vermediğini, çeki ...'a cirolayarak kullandığını, müvekkilinin şikayeti üzerine ... ve ...’ın bedelsiz senedi kullanmaktan ceza aldıklarını, son ciranta ... tarafından kambiyo takibi başlatıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından açılan menfi tespit davasında davalı ve ... hakkında davanın kabulüne,
... hakkında ise davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kaldığını, ödediği miktarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; otobüsün alım, satım ve tesliminin ... tarafından yapıldığını, ... ile davacı arasında ticari ortaklık bulunması nedeniyle aracın tescilinin davacı adına yapıldığını, araç alım satımı için müvekkiline verilen çekin arkasında ...’ın cirosunun bulunduğunu, çek hamili müvekkilinin yapılan ödeme ve çek karşılığı otobüsü ...'a teslim ettiğini, müvekkilinin ödemelerin yapılması ile son ciranta kim ise çeki ona teslim ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ,
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketten araç satış sözleşmesi ile otobüs aldığı, bir miktar nakit para ile dava konusu çeki verdiği, çek bedelinin kısmen havale yolu ile kısmen de otobüsü kullanan davacı çalışanı ... tarafından elden teslim edilmek sureti ile ödendiği, çekin karşılıksız kaldığı, davacı çalışanı ...'ın elden yaptığı son ödeme üzerine davalı şirket temsilcisinin çek üzerindeki davalı cirosunu çizerek ...'a teslim ettiği davacı çalışanı ...'ın ise karşılıksız kalan çeki aldıktan sonra ciro ederek ... 'a devrettiği, ... tarafından ibraz edilip icra takibine konu edildiği,
davacı tarafça davalı şirkete, ... ve ...'a menfi tespit davası açılmış isede davanın ... yönünden kısmen red edildiği, davacı tarafça takip alacaklısı Ramazan Kayıha'a 21/12/2020 tarihinde 50.320,37TL ödendiği, bedeli ödenmesi nedeniyle karşılıksız kalan çek nedeniyle yeniden ödeme yapmasında bir tacir olarak yanında çalıştırdığı,
para gönderdiği çalışanını seçmekte gerekli özen ve ihtimamı göstermeyen dikkatli davranmayan davacı ile çek bedelinin ödenmesine rağmen üzerine ödendi ( -iptal) ibaresi düşmeyen, kendi cirosunu çizmekle yetinen, ...'ın davacı adına çek alma yetkisi olup olmadığına dikkat etmeyen davalının müterafik kusurlu bulundukları, bu kapsamda tarafların eşit kusurlu olduğu, davacının ödediği bedelin ancak yarısını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ödediği çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkemenin kusur izafesinin yerinde olmadığını, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin cirosunun üzerine karalanmak suretiyle iptal edildiğini, müvekkilinin satım işleminde ... ile muhattap olduğunu ve teslimi bu kişiye yaptığını, ...'ın aralarında ticari ortaklık bulunduğunu beyan ettiği davacı adına aracı tescil ettirdiğini, müvekkiline verilen çekin arkasında ...'ın da cirosunun bulunduğunu, müvekkilinin davacı ile ... arasındaki hukuki ihtilafın tarafı olmadığını, müvekkilinin çek nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının çeke dayalı olarak son cirantaya ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2020/11239 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 14/12/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ve dava dışı borçlu ... aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü 2012/3082 Esas sayılı dosyaya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak 50.320,37 TL asıl alacak 2.710,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.030,37 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2012/3082 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; 13/02/2012 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... aleyhine çeke dayalı olarak 40.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte 42.000,00 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, 29/01/2020 tarihinde 51.370,25 TL ödeme yapıldığı, borcun 50.320,37 TL olarak hesaplandığı fazla tahsilatın borçluya iadesine karar verildiği görülmüştür.
Takibe dayanak çekin 08/02/2012 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisi ... tarafından hamiline yazılı olarak düzenlendiği, çekin arkasındaki ilk cirantanın davalı ... Otomotiv... Ltd. Şti. olup üstünün çizildiği, ikinci cirantanın ..., sonraki cirantanın ... olduğu görülmüştür.
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/20214 Tarih, 2012/819 Esas, 2014/156 Karar sayılı dosyasında; dava konusu çekle ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkeme gerekçesinde "...
Yapılan yargılama neticesi, toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere; şikayetçiler ... ve ...'nın 15 Eylül 2008 tarih ve 15023 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ...
Otomotiv Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Ltd Şirketinden ... plaka sayılı 1998 model 403 tipi mercedes benz otobüs satın aldıkları, aracın 70.560,00-TL'ye alındığı, bir miktar nakit ödemede bulunulduğu, ayrıca ... tarafından 08/02/2012 tarihli 40.00,00-TL bedelli çek verildiği, çek bedelinin aylık taksitler halinde parça parça ödendiği, ödeme tamamen bittikten sonra ...
Ltd Şirketi tarafından otobüste işçi olarak çalışan ...'a iade edilen çekin ...'ya verilmesi gerektiği halde sanığın bu çeki vermediği, aksine çek bedelinin tamamen ödendiğini bildiği halde çeki ...'a bir borcuna karşılık verdiği, ...'ında yine ...'tan alacağı olmamasına rağmen ve yine çekin bedelinin ödendiğini bilecek durumda olmasına rağmen bunu icra dairesinde takibe koydurduğu, bu suretle her iki sanığın eylem birliği içerisinde hareket ederek bedelsiz kalan senedi icraya koymak suretiyle atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açılmış ise de, sanığın eyleminin ...
Ltd Şirketi tarafından verilen bedeli ödenmiş çekin sahibi olan ...'ya verilmesi gerekirken yine bedelinin ödendiğini bildiği halde vermeyerek yeniden tahsile konulması maksadıyla hareket ettiği anlaşılmış, sanık ve müşteki arasında herhangi bir hizmet ilişkisine dayalı olarak güvenin kötüye kullanılması söz konusu olamayacağından bu sanığın eyleminin de bedelsiz senedi kullanma suçu olarak oluştuğu kabul edilmiş" ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/90 Esas, 2018/184 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ... Otomotiv... Ltd.
Şti., ... aleyhine takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ilamı ile son ciranta olan davalı ...'ın kötüniyetli hamil olduğunun ispatlanamadığı, savcılık beyanı gereğince 40.000,00 TL bedelli çek nedeniyle 20.000,00 TL alacaklı olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle bu davalı yönünden hükmün bozulduğu, bozma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalılar ...
Otomotiv... Ltd. Şti. ve ... hakkında verilen kararların kesinleşmesi nedeniyle bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise davanın 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava, davacının menfi tespit davasında verilen kesinleşen karar üzerine çek nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarı davalıdan tahsili istemine ilişkin olup kesinleşen menfi tespit davasında davacının davalıya borçlu olmadığına karar verildiğine göre artık kusur incelemesi yapılamayacağı, davacının ödediği miktarı faiziyle birlikte davalıdan talep edebileceği, alacağın likid olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının istinaf itirazlarının kabulüne, kabul gerekçesine göre davalının istinaf itirazlarının reddine dair HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/265, K. 2025/793, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama