KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/387 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/758
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2022
- Esas-karar no
- 2018/475 E - 2022/746 K
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 01/07/2025
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 20.08.2013 tarihli sözleşme gereğince Siirt/Eruh İçme Suyu İsale Hattı borularının yeniden yapılması projesinde kullanılmak üzere boruların satın alındığını, yaşanan terör olayları nedeni ile satın alınan boruların kullanıma 2017 yılında açıldığını, ayıbın derhal anlaşılamayacak nitelikte olması nedeni ile 2017 yılından sonra da satın almaya devam ettiklerini, ancak boru hattının kullanılmaya başlamasından sonra birçok aksaklığın meydana geldiğini,
sık sık aksaklıkların yaşanması sonucu müvekkili şirketin talebi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından boruların teste tabi tutulduğunu, test sonucu boruların kalite ve standartlara uygun olmadığının tespit edildiğin, müvekkilinin ... ...
Laboratuvarı nezdinde ikinci bir test yaptırdığını ve yine aynı sonuca ulaşıldığını, davalı şirketin borular üzerinde kendi yaptığı test sonuçlarını ise müvekkili şirkete göndermediğini, boruların değiştirilmesinin gerektiğini, ilk alınan boru fiyatları ile yeni alınan boru fiyatları arasında kur farkından kaynaklı artış olduğunu ve müvekkili şirketin zarara uğradığını, bunun yanı sıra yeni alınan ürünlerin satın alma masrafı ile montajının yine müvekkili şirket tarafından karşılandığını,
su verilmesi ile ortaya çıkan ayıbın davalı şirkete Ankara 2. Noterliği 30.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini ve zararın karşılanmasının talep edildiğini ancak davalının zararın karşılanmayacağını bildirdiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla uğradıkları 10.000,00 TL maddi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını 2023 yılında satın alınan malın ayıplı olduğundan bahisle 2018 yılında dava açılamayacağını, davacının projeye uygun boru satın almadığını, proje, uygulama ve işçilik hatası yaptığını bununla birlikte su kaynağından itibaren 12 km boyunca pompa istasyonu bulunmadığını, yörede kullanılması gereken borunun PN20 ve 25 boruları olması gerektiğini ve davacının bunu sonradan fark ederek 2017 yılında kendilerinden yeni boru satın aldığını, davacı tarafından yaptırılan testleri kabul etmediklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı ayıbın gizli olduğunu ve kullanım esnasında sonradan ortaya çıktığı, terör olayları nedeniyle alınan güvenlik tedbirleri nedeniyle kullanımın geciktiği, davacının 2013 yılından 2017 yılına dek yaşanan terör olaylarına ilişkin bir kısım gazete haberi sureti sunduğu, dosya kapsamından Eruh Emniyet Müdürlüğünün yazı cevabından kullanımı engelleyici bir tedbirin olduğu tespit edilemediği, mahallinde keşif yapıldığı, davaya konu boruların mahallinde bulunmaması nedeniyle incelenemediği, boruların teslim edilmesiyle derhal sahaya montajlarının yapıldığı, garanti süresinin teslimden itibaren 5 yıl olduğu,
Burada da yine var ise ayıbın neden kaynakladığının belirlenmesi gerektiği, ayıbın üretim hatasından mı kullanıcı hatasından mı kaynaklandığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilemediği davacı yanca Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından boruların teste tabi tutulduğu, test sonucu boruların kalite ve standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, müvekkilinin ... ...
Laboratuvarı nezdinde ikinci bir test yaptırdığı ve yine aynı sonuca ulaşıldığı bu testin de malın tesliminden itibaren 4 yılı geçkin bir süreden sonra yapıldığı, basiretli olması gereken tacir olan davacının satın aldığı malları teslim alarak kabul ettiği ve sahaya montajını yaptığı ,olağan bir gözden geçirme süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı,
satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu sürelerin başlamayacağını kabul etmek gerekse bile davacının satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğunu yöntemince ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddi karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; garanti süresi içerisinde oldukça güvenilir iki rapora dayanarak satıcıya başvuru yapılmış olup sözleşme ve kanun gereği süresinde ve usulüne uygun ihbarda bulunulduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davalı tarafından satılan boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davacının bedel iadesi, ürünlerin sahadan çıkartılması, yeni ürün satın alınması, montaj masrafı, kur farkından kaynaklanan zararların tazminine hak kazanıp kazanmadığı, davacının zararının bulunması halinde miktarının ne olduğu hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesi kapsamında teslim edilen malların ayıplı olduğu iddiasından kaynaklanan maddi zararın tahsili ve bedel iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 20.08.2013 tarihle sözleşme imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/387, K. 2025/758, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama