KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Esas-karar No ....
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5
- Karar No
- 2025/398
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2022
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 30/04/2025
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından konkordato mühlet talebi ile 15/10/2018 tarihinde açılan davada 16/10/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet, 09/01/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, 04/10/2019 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verilerek kararın 22/01/2020 tarihinde kesinleştiğini,
16/10/2018 tarihli geçici mühlet kararı ilan edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça açıkça takip yasağına aykırı olarak 16/11/2018 tarihinde konkordato ön projesinde yer alan ve konkordatoya tabi olan dava konusu 31/10/2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çek sebebi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına geçici mühlet ve kesin mühlet kararları ibraz edilmesine rağmen davalının alacağı konkordato komiserliğinde kayıt altına aldırılmadığını, takibe konu çekin konkordatoya tabi bir çek olup ön projede yer aldığını,
çekin müvekkili şirket tarafından ... ... (... ) e verilmiş olması sebebi ile bu kişi adına kayıt altına alındığını, kesinleşen tasdik kararında kayıt altına alınmış bankalar dışındaki diğer adi alacaklıların, adi alacak niteliğindeki ana para borçları için, tasdiki kararının kesinleştiği tarihi izleyen ilk 6 ay ödemesiz, sonraki 12 ayda ise 1'er ay arayla 12 eşit taksitte (taksit dönemlerinde alacaklılar arasında garameten olmak üzere) davacı tarafından tamamen ödenmesine,
konkordatodan etkilenen bankalar dışındaki (adi) alacaklıların, adi alacaklarının anapara kısmı hariç, faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına karar verilmiş olup, davalı taraf alacağını kayıt ettirmiş alacaklı olsa idi dahi gerek icra takip tarihi gerek iş bu dava tarihi itibarı ile ortada muaccel bir alacak olmadığı gibi müvekkili şirket sorumluluğunun ancak ana para ile kararın kesinleşmesinden itibaren 6 ay ödemesiz 12 eşit taksit halinde olduğunu,
takibe konu çekin bugün itibarı ile dahi muaccel olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açmasında hukuki yararın bulunmadığını, müvekkilinin çek sebebiyle alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün 2018/13334 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkili ... şirketinin dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu, ön proje kapsamında alacağın lehtar adına kayıtlı olmasının müvekkilinin yetkili hamil olduğu sonucunu değiştirmediğini,
dava konusu çekin konkordato kapsamında değerlendirilmeyecek alacak niteliğinde olduğunu, taraflarınca alacağın kayıt altına alınmamış olmasının alacağın varlığını etkilemeyeceğini, konkordato kararının ardından keşide edilen çeklerin konkordato projesi kapsamına girmediğini, mühlet kararı içerisinde keşide edilen çekler bakımından keşidecinin hukuki ve cezai sorumluluğunun devam ettiğini, alacağın konkordato tasdik kararı kapsamında değerlendirilmesi kanaatinde olunması halinde dahi borçlu tarafından konkordato ön projesi kapsamında kayıt altına alınan dava konusu çeke ilişkin alacağın bu suretle muaccel olduğunu,
her ne kadar alacak ... ... adına kayıt altına alınmışsa da, çekin muhtevası gereği yetkili hamil olan müvekkilinin alacağının davacı borçlu tarafından kabul edildiğinin açıkça ortada olduğunu, konkordato tasdik kararı kapsamında dahi dava konusu çek sebebiyle müvekkili şirkete Temmuz 2020 de yapılması öngörülen ödemenin de yapılmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çekin bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiği, çekin davacı tarafından dava dışı ... keşide edildiği, çekin ciro silsilesi yoluyla davalıya intikal ettiği, ciro imzalarının davacı tarafından inkar edilmediği, ... ilişkisinin davalı şirket ile dava dışı ... arasında olup, davacının ... ilişkisine konu çeki ...'ye ciro eden ...'e keşide eden kişi konumunda olması nedeniyle ... ilişkisi içinde yer almadığı, 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve ...
Şirketleri Kanunu’nun 9/3. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin davacı lehdar şirket karşısında iyiniyetli 3. kişi durumunda olduğu, ayrıca davacının aynı gerekçelerle İcra Hukuk Mahkemesinde şikayette bulunması üzerine takibin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmek suretiyle kararın kesinleştiği, dolayısıyla davanın konusunun da kalmadığı,
davacının şikayet davasının kabulünden sonra aynı gerekçelerle eldeki davayı açtığı, bu nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usulüne uygun ... işlemi bulunup bulunmadığının incelenmediğini, çek hakkında konkordato aşamasında alacak talebinde bulunulmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin çeki verdiği ....79.286,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, çekin konkordatoya tabi olduğu kabul edilmesine rağmen takip ve dava tarihi itibariyle muaccel borç olmamasına göre davanın kabul edilmesi gerektiğini, davalı kayıtlarının incelenmediğini, dava tarihi itibariyle uyap onay süreci nedeniyle bilinen İcra Hukuk Mahkemesi kararının bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının çeke dayalı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2028/13334 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davalı ... tarafından davacı... şirketi ve dava dışı ... ve ... aleyhine 16/11/2018 tarihinde 31/10/2018 günlü, 9477 seri nolu, 40.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/979 Esas sayılı dosyasınında, davacının açtığı konkordato istemli dava nedeniyle 16/10/2018 tarihli karar ile davacı şirket adına 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, aynı dosyada 09/01/2019 tarihli karar ile davacı şirket adına 1 yıl süreyle konkordato kesin mühleti verildiği ve 04/10/2019 tarihinde davanın kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilerek, hükmün 22/01/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
23/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda, icra mahkemesi tarafından verilen takibin iptaline dair kararın kesinleştiğine ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı, dava konusu çekin konkordatoya dahil kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılması durumunda, proje kapsamında ödeme yapılması gerekeceği, bu durumda ödeme planına göre 22/07/2020 tarihi itibariyle davalının talepte bulunabileceği görüşü belirtilmiştir.
22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin geçici mühlet verilen 16/10/2018 tarihinden önceki tarih olan 23/05/2018 tarihinde düzenlenip ... ... ... verildiği yönünde kayıt bulunduğu, 07/11/2018 tarihinde çekin sorumluluk bedelinin ödendiği yönünde kayıt bulunduğu belirtilmiştir.
Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/159 Esas 2020/241 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde. Davacı ... ... ...
İnşaa şirketi tarafından davalı ... aleyhine 20/02/2020 tarihinde açılan şikayet davasında, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/13334 sayılı takip dosyasının Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/979 esas sayılı dosyasında verilen geçici mühlet kararından sonra başlatılarak haciz işlemlerinin yapıldığı gerekçesiyle takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasının istendiği, İcra Hukuk Mahkemesince 09/06/2020 tarihinde davanın kabulüne karar verilerek takibin iptaline karar verildiği,
hükmün davalı tarafından istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2022/50 Esas 2022/154 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine 09/02/2022 tarihinde kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... şirketi ile dava dışı ... arasında yapılan 10/01/2018 tarihli ... sözleşmesi gereğince dava konusu çekin ... tarafından davalıya ciro edildiği ve davacı şirketin konkordato komiserine yazılan yazıya verilen cevapta; Çek maliki olarak ...'in alacaklılar listesine bilgi amaçlı olarak kaydedildiği, dava konusu çek için alacak beyanında bulunan olmadığı için çekişmeli hale de gelmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davanın takip nedeniyle menfi tespit davası olmasına, dayanak takip dosyasının İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararına göre iptal edilmesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/5, K. 2025/398, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama