KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/55
- Karar No
- 2025/363
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2022
- Esas-karar no
- ....
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 22/04/2025
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, tarafların davalıya ait taşınmazın müvekkiline satışı için anlaştıklarını, anlaşmaya göre taşınmaz üzerindeki 89.000,00 TL bedelli ipoteğin müvekkili tarafından ödeneceğini, davalıya da 41.000,00 TL nakit ödeme yapılacağını, ... işlemleri için tarafların ... ...
Müdürlüğüne gittiklerini, müvekkilinin davalıya 11.000,00 TL nakit para ve 30.000,00 TL bedelli senedi verdiğini, davalının ipotek bedelinin dava dışı 3.kişinin banka hesabına gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin taşınmazı ipotekli olarak alacağını, ipotek bedelini ipotek alacaklısına ödeyerek ipoteği kaldıracağını söylemesi üzerine davalının imza atmadığını, işlemlerin yarıda kaldığını, davalının tahsil ettiği 11.000,00 TL'yi ve senedi iade etmediğini, kötüniyetli olarak senede dayalı takip başlattığını,
müvekkilinin haciz baskısı altında toplam 13.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin ödediği 13.000,00 TL'nin istirdatına, bakiye borç yönünden takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senette nakten kaydının bulunduğunu, senedin taraflar arasında elden alınan para karşılığında düzenlendiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, bu yönde delil sunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ... kaydına göre tarafların satışı konusunda ihtilaf olmayan taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, savcılığın takipsizlik kararında davalının "kendisine ait evi satılığa çıkardığı sıra müştekinin müşteri olduğunu, pazarlık yapıp anlaştıklarını, evin üzerinde ipotek olduğu için ipotekli satış konusunda müşteki ile anlaştıklarını, ipotek parası için müştekinin para topladığını görüp,
müştekiye güvenerek kendi elinde bulunan 30.000,00 TL para verdiğini suçlamaları kabul etmediğini..." şeklindeki beyanı üzerine davalının duruşmaya davet edildiği ve savcılık beyanları ile aynı yönde beyanlarda bulunduğu, takibe ve davaya konu bononun taraflar arasında satışı yapılmayan taşınmaza ilişkin düzenlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davacı tarafça bu bononun taşınmazın bedeli olarak verildiği iddiasına karşı davalı tarafça ipotek bedeline karşılık verildiğinin bildirildiği,
ancak tanık beyanları, davacı tarafından yapılan ... harcı ödemeleri ve ayrıca ... başvuru belgesinde "Alıcı, taşınmaz üzerindeki ipoteği kabul ederek almaktadır." hükmü dikkate alındığında davalının savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalının ipotek borcuna karşılık alındığını beyan ettiği savunmaların dikkate alınmadığı ve bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı yanında ödenen bedelin de istirdaden talebi hakkındaki davasının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; senette nakten kaydının bulunduğunu, senedin elden alınan para karşılığı düzenlendiğini, davacının aksine iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, bu yönde delil sunulmadığını, muvafakat olmadığı halde davacının tanıklarının dinlendiğini, davacı ödeme yapmak istemediği için satışın gerçekleşmediğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının senede dayalı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı, ödenen miktarın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Eskişehir 2.İcra Müdürlüğünün 2021/394 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/01/2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 30.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 30.244,93 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senedin yapılan incelemesine göre, 16/12/2020 keşide tarihli, 31/12/2020 vade tarihli, 30.000,00 TL bedelli, nakden ihdas nedenli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, senedin kambiyo vasfını taşıdığı görülmüştür.
Dava, senede dayalı takip nedeniyle menfi tespiti ve istirdat istemine ilişkin olup, takibe konu senette davacının keşideci, davalının lehtar olarak yer aldığı ve senette ihdas nedeni olarak nakten kaydının bulunduğu görülmektedir. Davacı senedin taşınmaz satışı için ödenecek miktar için teminat olarak verildiğini ve satışın gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz olduğunu ileri sürmüş, davalı ise borç para karşılığında senedin düzenlediğini savunmuştur.
Senet nakten ihdas nedenli olduğundan senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden davacı senedin veriliş nedenini talil etmiş olup ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının iddiasını senet miktarı dikkate alınarak kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı iddiasını ispat bakımından yazılı delil sunamamıştır.
Senet miktarı itibariyle tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilemeyeceği gibi davalının beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi de yerinde değildir.
Bu durumda ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ve davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı dikkate alınarak davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/55, K. 2025/363, 3 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama