KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/556 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/500 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/02/2023
- Esas no
- 2022/284 E 2023/154 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 13/05/2025
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin aleyhine icra takibine konu edilen 8.590,00 TL bedelli senedin bedel hanesi tahrif edilerek 185.900,00 TL bedele dönüştürülmek suretiyle başlatılan takibe karşı senet altındaki imzanın ilzam eden bir imza olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin ticari ilişki kapsamında düzenlenen senet nedeniyle alacaklı olduğunu, rkamlarda tahrifat yaptığı hususunun tam olarak kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporu doğrultusunda: Dava konusu bonoda, davacıyı sorumlu kılan bir imzanın varlığının tespit edilememesi, bononun zaman aşımına uğraması, bonoda bedele ilişkin rakam bölümünde tahrifat yapıldığının belirlenmesi,
davacıdan, dava konusu miktar kadar alacaklı olunduğundan ispat yükü davalıda olup, ispatın yapılamaması nedeniyle davanın kabulü ile davacının Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1303 E sayılı takip dosyasına konu 28/10/2009 vade tarihli 10/02/2009 tanzim tarihli 185.900TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının, davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamaması nedeniyle davanın kabulüne, davalının kötü niyeti ispatlanmadığından davacı yararına haksız takip tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; davaya konu senedin sahte olarak oluşturulduğu ve bedel hanesine tahrifat bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; senetteki imza inkarının ve tahrifatın kanıtlanamadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe ve davaya konu sentte aval veren davacıya atfen atılı bulunan imzanın ilzam edip etmediği, senedin bedel hanesinde tahrifatın varlığına, bağlı olarak davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 10/02/2009 düzenleme tarihli, 28/10/2009 ödeme tarihli ve 185.000,00 TL bedelli bonodan imza inkarına ve bedel hanesindeki tahrifattan dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece; kaldırma kararı çerçevesinde tahrifata ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu Raporunda; senet bedeline bir ve sıfır rakamlarının ilavesiyle bedel hanesinin 185.900,00TL'ye yükseltildiği görüşüne varılmıştır.
Senedin miktar hanesi doldurulurken aynı elin ürünü kalemle doldurulması gerekmektedir.185.900,00 TL bedelli davaya konu bonoda "1" ve "0" hanelerinin sonradan eklendiği tespit edilmiştir.
Dava aynı zamanda kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine konulan bonodaki aval veren davacı imzasının sahte atıldığı iddiasına dayalı olup, ispat külfeti davalı alacaklı taraftadır. İmzanın aidiyetinin tespiti yönünden alınan 11/01/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu’na göre imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiş olup, bu durumda davalı, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispatlayamamış olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı menfi tespit davasını senette bedel hanesinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayandırmış olup bu iddiasını ispatladığı, davalının senette lehtar sıfatıyla yer aldığı anlaşılmakla davalının tahrifat yapılmış senet ile icra takibine geçmiş olması karşısında kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi gerekeceği (emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2015/447 E.- 2015/12801 K. Sayılı ilamı) kanaatine varılarak davacının kötü niyet tazminatı talebinin İİK.nun 72 maddesi uyarınca kabulü ile üzerinden % 20 oranında tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalının istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/556, K. 2025/500, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama