KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/587 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/785
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2023
- Esas-karar no
- 2021/171 E - 2023/18 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 10/07/2025
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan satın aldığı mallar karşılığında 20.000,00 TL ve 23.000,00 TL bedelli senetleri verdiğini, senetler ödenmediği için protesto edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin senetler karşılığında davalıya mal satışı yaparak alacakların karşılıklı olarak takas edildiğini ve mahsuplama işlemi yapıldığını, mahsuplaşmaya ilişkin davalı şirket yetkilisinin sipariş fişi altında protokole imza attığını, protokole göre senetlerin iade edileceğini, davalının senetleri iade etmeyerek 20.000,00 TL bedelli senede dayalı takip başlattığını belirterek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sunulan sipariş formunda düzenlenen protokolün içeriğine göre doğrudan davaya konu bono ile irtibatlandırılmasının olanaklı olmadığı, bu nedenle protokolün sonuca doğrudan etkili olmadığı, ancak davacı senet borçlusunun senet hamilinden başka bir hukuki ilişki nedeniyle alacaklı olduğu iddiası ile takası işbu davada ileri sürmesinin mümkün olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketten 51.619,20 TL alacağının bulunduğu, celp olunan davacı ve davalı şirketlere ait BA/BS formlarının da davacının ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu,
ödeme kavramı içerisine takas, hibe ve borcun nakli gibi kavramların da dahil olacağı, bu nedenle keşideci davacı tarafından borcun ödendiğinin kabulüyle avalist davacının da sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin incelemeye sunulmamasının aleyhe değerlendirilemeyeceğini, senedin illiyetten mücerret olduğunu, protokol içeriğinin ispat edilmesi gerektiğini, takas beyanı içinde iddia olunan alacağın doğru olmadığını, davacının takasa konu faturadaki mal ve hizmetin verildiğini ispat edemediğini, takas defi nedeniyle ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kabule göre de davacının iddia ettiği alacağın muaccel olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların icra takibi nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2020/2154 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 17/02/2020 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 20.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 27.361,06 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davaya ve takibe konu bononun yapılan incelemesinde, bononun 20.000,00TL bedelli, 26/12/2017 düzenleme ve 01/10/2017 vade tarihli olduğu, davacı şirketin keşideci, davacı ...'nin avalist, davalının lehtar olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından dayanılan protokolün incelenmesinde, davacı ... ile dava dışı ... arasında davacı şirkete ait sipariş formu içerisinde düzenlendiği "30.000 TL borca karşılık verilecek malzeme yukarıda Av. icraya verilen 23.000 TL evrak ve 20.000 TL senet iade edilecek 29/01/2018" kaydını içerdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, ibraz edilen davacı ticari defterlerine göre, 20.000,00 TL ve 23.000,00 TL bedelli senetlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirket tarafından davacıya düzenlenmiş 3 adet 38.706,36 TL bedelli faturalar ile davacı tarafından davalıya düzenlenen 2 adet 75.389,26 TL bedelli fatura ile 14.936,20 TL ödeme kaydı ile davacının 31/12/2020 tarihi itibariyle davalıdan 51.619,20 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece tarafların BA-BS formları vergi dairesinden celp edilmek suretiyle alınan bilirkişi ek raporunda, tarafların BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalının davacıya düzenlediği 3 adet fatura ile davacının davalıya düzenlendiği 2 adet faturanın tarafların BA-BS formlarında yer aldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına,
ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının takasa konu iddia ettiği alacaklarına dayanak 2 adet 75.389,26 TL bedelli faturanın davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olması nedeniyle davacının işbu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini ispat etmiş olmasına, takas nedeniyle bonoya dayalı borcun sona ermesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/587, K. 2025/785, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama