KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Esas no
- 2023/675 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/1104
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2023
- Esas-karar no
- 2021/664 E - 2023/70 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 03/11/2025
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12265 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin temsil ve ilzamının şirket yöneticileri tarafından çift imza ile gerçekleştirildiğini, sunulan sözleşmede tek imza ile kimin imzaladığı belli olmayan bir şekilde imza altına alındığından ortada geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğini, sözleşme tarihinde müvekkilinin konkordato kesin mühlet süresi içinde olduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/642 E. sayılı dosyasından verilen kesin mühlet uyarınca borçlandırıcı tasarruf işlemlerinin komiser onayına tabii olduğunu, davaya konu faturaların müvekkili tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini ve davacı tarafa iade edildiğini,
müvekkilinin araçlarının yakıt alımlarının konkordato komiserliği denetiminde bedeli peşin olarak ödenmek suretiyle yapıldığını, davacının müvekkilinin hangi araçlarına hangi yakıtları hangi koşullarda verdiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalı tarafın akaryakıt sektöründe zaruri olan pompa yazar kasa fişlerini dosyaya sunması gerektiğini, ancak bu delile dayanmadığını, alacağın likit olduğundan bahsedilemeyeceğini, yapılacak yargılama sonunda müvekkili aleyhine alacak çıkması halinde dahi alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip konusu 134.427,31 TL tutarlı fatura davalı defterlerinde kayıtlı olup, sözleşme kapsamında düzenlenen söz konusu faturanın davalı tarafça kabul edilmiş olmasının taraflar arasında geçerli satım akdi kurulduğunu ispatladığı, söz konusu fatura haricinde başkaca mal satışına dayalı faturaların da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve kısmen bedellerinin de ödendiği anlaşıldığından davalının sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmediği, davacının takibe konu ettiği 13.442,73 TL ve 19.143,99 TL tutarlı faturaların ise gecikme bedeli faturaları olduğu,
taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2. maddesinde, fatura bedelinin ödeme süresi kararlaştırılmış ve “ilk alım tarihinden itibaren 30 gün" süre belirlendiği, 6.3.maddesinde ise; "ödenmeyen fatura tutarı için aylık % 5 gecikme faizi uygulanacaktır" hükmü bulunduğu, bu durumda davacının satış bedeli faturası 134.427,31 TL ile toplam talep edebileceği vade farkı tutarı toplandığında 139.804,38 TL alacaklı olacağı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Sözleşme tarihinde müvekkillerinin borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin çifte imza ile temsil edildiği gibi sözleşme tarihinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/462 E. sayılı dosyasından verilen kesin mühlet kararı uyarınca borçlandırıcı tasarruf işlemlerinin komiser onayına tabi olduğunu, huzurdaki sözleşmede böyle bir onayın bulunmadığını, satıldığı iddia edilen mal özel kanuna tabi olduğundan gerçekten teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğinden vade farkı faturasından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/675, K. 2025/1104, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama