KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/872 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/1401
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2023
- Esas-karar no
- 2022/153 E 2023/143 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 09/12/2025
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ... tarafından keşide edildiği iddia edilen 08/01/2020 keşide tarihli ve 01/09/2021 vade tarihli ... lehine keşide edilen 510.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkilleri ve diğer mirasçılar aleyhine davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 20/10/2021 tarihinde icra takibi yapıldığını, muris ...'in 02/10/2021 tarihinde öldüğünü, ölümünden kısa bir süre sonra senedin takibe konu edildiğini, murisinin okur- yazar olmadığını, imzanın murislerine ait olmadığını ve senet düzenleme tarihinde 87 yaşında olup işlem ehliyetine haiz bulunmadığını,
yine murislerinin ekonomik durumunun iyi olduğunu, senedin alacaklısının apartman görevlisi olarak çalıştığını ve senette yazılı tutar kadar borç para verecek ekonomik güce sahip olmadığını, bu nedenle senedin nakden alınan borç karşılığı olmadığını, bedelsiz senet olduğunu belirterek sahte düzenlenen senetten dolayı imzaya ve borca itiraz ile Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2021/13830 E. sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, öncelikle davacı ...'nın mirası reddettiğini ve İskilip Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/642 E. sayılı dosyasında reddin kabulüne karar verildiğini, bu nedenle söz konusu davada hukuki yararı olmadığı gibi mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olup davacılar dışındaki mirasçıların da davaya muvafakati alınması ya da terekeye mümessil atanması gerektiğini, ayrıca senetle ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan şikayet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yine TTK hükümleri gereğince parmak izi vs ile senet düzenlenemeyeceğinden imzanın murislerine ait olduğunu,
her ne kadar muris ...'in vefatından önce imzaladığı evraklarda yer alan imzaların senet üzerinde yer alan imza ile benzemediği iddia edilmişse de iş bu beyanın gerçek dışı olduğunu, yalnızca karşı yanın sunduğu evrakla inceleme yapılması hükme esas teşkil etmeyeceğinden muris ...'in mukayeseye yarar imza örneklerinin celp edilmesini ve haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar aleyhinde lehtar davalı tarafından, murislerinin keşide ettiği ve davacıların imzasına itiraz ettikleri senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, TMK 'nın 6. maddesi gereğince senede dayalı olarak alacak talebinde bulunan davalının senette itiraz edilen imzanın davacıların murisi keşideci ...'e ait olduğunu ispat edemediği, davacı ...'nın açtığı davanın hukuki menfaat yokluğu bulunduğu, diğer davacı ...'in açtığı davanın ise yerinde olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı,
İstinaf eden-davacılar vekili tarafından;
Her ne kadar davacı ... yönünden hukuki menfaat yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de müvekkilinin senet nedeniyle tehdit edildiğinden mirası reddetmek durumunda kaldığı, mirasın reddi bilinmesine karşın müvekkili aleyhine haciz işlemlerine devam edildiği, müvekkili tarafından dava tarihinden sonra icra hukuk mahkemesine müracaat ile işlemlere son verilebildiği, davacı ... yönünden de iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu gibi lehine kötüniyet tazminatına da karar verilmesi gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, imza inkarı ve bedelsizlik iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarı ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava konusu senet örneğinin incelenmesinden, keşidecisinin ..., kefilinin ..., lehtarının ..., keşide tarihinin 08/01/2020, vade tarihinin 01/09/2021, miktarının 510.000,00 TL ve ihdas nedeninin "nakden" düzenlendiği görülmüştür.
İskilip Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/642 esas sayılı 2021/637 Karar sayılı 28/12/2021 tarihli kararının bir örneğinin incelenmesinden, mütevvefa ...'in mirasçısı ...'nın, mirasın gerçek reddini talep ettiği ve talebin kabulü ile mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, iş bu kararın 19/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir.
Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davalar dışında ehliyetsizlik, yolsuz tescil, vekâlet görevinin kötüye kullanılması vs. gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (T.M.K.
640 md.) tartışmasız olup, davanın terekeye iade istemli açıldığı gözetilerek miras bırakanın dava dışı mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması ya da TMK 640. maddesi uyarınca tereke temsilcisi atanmak suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Murisin ölüm tarihine göre terekesi iştirak halinde olduğundan davanın tüm mirasçılar tarafından elbirliğiyle açılması ya da davacının açtığı bu davaya diğer mirasçıların muvaffakatlarının sağlanması veya terekeye temsilci tayin ettirilerek tereke temsilcisi vasıtasıyla davanın yürütülmesi gerekmektedir. Bu yön dava şartı olup öncelik ve re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nce davacıların murisi muris ...'in 02/10/2021 tarihinde öldüğü, davaya ilişkin davaya taraf olmayan diğer mirasçıların herhangi bir muvafakat ya da beyanları alınmaksızın taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen incelenerek ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/872, K. 2025/1401, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama