KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/887 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1312 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2023
- Esas-karar no
- 2022/695 E - 2023/102 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 14/11/2025
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait KKTC 'de bulunan otelin casino bölümünde kumar oynadığını, nakit parası ve kredi kartı limitleri bitince kredi açılarak kumar oynamaya teşvik edildiğini, 10.000,00 USD ödünç sermaye verildiğini, bu kredinin de yitirildiğini, otel yetkililerinin kullandırılan kredi için 3 adet boş senet imzalattırdıklarını, senetlerin ahlaka aykırı ve kumar borcu için muzayaka ve baskı altında imzalatıldığını, geçersiz olduğunu belirterek senetler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkiline ait otelin casino kısmında sadece nakit ve kredi kartı karşılığında oyun oynanabildiğini, kredi açılarak senet alınması gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, senetlerle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, senetlere ilişkin alacak taleplerinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının menfi tespit istediği evrakların bono vasfına sahip olmadığı, hakkında bir takibe girişilmediği bu haliyle mevsimsiz dava olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, bazı unsurları boş bırakılan daha sonra doldurularak takibe konulabilecek davalının uhdesindeki bonolara ilişkin fotokopi belge olmasına rağmen davanın mevsimsiz dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, açık bono düzenlenebileceğini, davanın takipten önce açılan senede dayalı menfi tespit davası olduğunu, sunulan belgelerin yazılı delil başlangıcı olup olmadığının değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf aşamasında davacı vekili beyan dilekçesi sunarak lehtar hanesi boş olan senede 3.kişi ...'nın isminin yazılarak dava konusu senetlere dayalı olarak müvekkili aleyhine kötüniyetli takip başlatıldığını, müvekkilinin lehtarla ilgisinin bulunmadığını, yeni başlatılan icra takibine karşı açılacak menfi tespit davası ile bağlantısı nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davaya konu senetlerin davalıya kumar borcu için verilip verilmediği, davacının senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davaya konu senetlere ilişkin fotokopi sunmuş olup fotokopi senetlerde sadece davacının isim ve imzası ile senet bedellerinin yazılı olduğu, senedin diğer kısımlarının boş olduğu, senetlerin 10.000,00 USD, 5.000,00 USD ve 5.000,00 USD bedelli olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf aşamasında davaya konu senetler nedeniyle 3.kişi tarafından icra takibi başlatıldığını beyan etmesi üzerine bildirilen Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2025/56548 Esas sayılı takip dosyasının uyap üzerinden yapılan incelemesine göre; 08/05/2025 tarihinde dava dışı alacaklı ... tarafından davacı aleyhine 3 adet senede dayalı olarak toplam 24.302,30 USD alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takibe konu senetlerin 30/10/2022 keşide tarihli, 30/11/2022 vade tarihli, 10.000,00 USD, 5.000,00 USD VE 5.000,00 USD bedelli olduğu, senetlerde keşidecinin davacı, lehtarın dava dışı ... olduğu, senetlerin kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür.
Somut olayda, dava, kumar borcu için boş olarak imzalattırıldığı iddia olunan 3 adet senede dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ekinde sadece keşideci kısmında isim ve imzanın bulunduğu ve bedel hanesi doldurulmuş diğer kısımları boş olan senet örneklerini dosyaya sunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde senetlerle ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
Karardan sonra icra takibine konulan senetlerde lehtarın davalı olmadığı, dava dışı ... olduğu görülmüştür. Bono, mücerret bir borç ikrarıdır. Davacının senetlerin kumar borcu nedeniyle davalıya verildiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekir.
Mevcut delil durumu itibariyle davacının iddiasını kesin delillerle ispat edemediği, senetlerde davalının sıfatının da bulunmadığı anlaşılmakla bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2.maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından mahkemenin gerekçesi yönünden hata edildiğinden "gerekçe düzeltilerek ve değiştirilerek yeniden esas hakkında" karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf isteminin mahkemenin gerekçesine yönelik olarak kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinin gerekçesi düzeltilerek Dairemiz gerekçesinde yer alan nedenlerle yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/887, K. 2025/1312, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama