KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/1017 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1021 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/04/2024
- Esas no
- 2022/626 E 2024/285 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/10/2024
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafından Tarsus 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/169 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin ödeme günü 25.11.2016 olan 25.000,00 TL bedelli bono ve ödeme günü 25.12.2016 olan 35.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklandığını, müvekkilinin davalıdan 180 adet oğlak satın aldığını ve karşılığında takibe konu bonoları keşide ederek davalıya teslim ettiğini, 30 tanesinin araca sığmaması üzerine 150 oğlak ile Tarsus'tan Eskişehir’e döndüğünü, müvekkilinin Eskişehir'e döndüğünde satın almış olduğu hayvanlardan 10 tanesinin ölmesi üzerine hayvanlardan büyük çoğunun hasta olduğunu anladığını,
müvekkilinin üzücü duruma rağmen davalıya toplam 33.500,00 TL gönderdiğini, müvekkilinin halen teslim alamadığı 30 adet oğlak bedelinin de 10.500,00 TL olduğunu, davalı tarafından iyi niyetten uzak bir şekilde senet bedellerinin tamamı üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya 16.000,00 TL dışında borcu bulunmadığını belirterek 16.000,00 TL dışındaki 44.000,00 TL için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olunmayan miktarın %20'si üzerinden davalının kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı yanca süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili sonraki dilekçelerinde davacının iddialarının doğru olmadığını, yapıldığı iddia edilen ödemelerin dava konusu senede ilişkin olmadığını, muayene ve ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğini, davacı yanın müvekkilininden 150 adet sağlıklı keçi satın aldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalının küçükbaş hayvan alım satımı hususunda anlaştıkları, davacının davalıdan 150 adet keçi satın aldığı ve bu hayvanlara ilişkin nakil belgesi düzenlendiği, bu alım satım karşılığında davacının davalıya 25.000,00 ve 35.000,00 TL bedelli iki adet bono verdiği,
davalının bu bonolara istinaden Tarsus 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/169 E. sayılı dosyası üzerinden 18/01/2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığı, davacının davalıya PTT aracılığı ile senet karşılığı olduğu hususunu belirterek 09/11/2016 tarihinde 16.500,00 TL, 10/11/2016 tarihinde 5.000,00 TL, 07/12/2016 tarihinde 5.000,00 TL, 15/12/2016 tarihinde 7.000,00 TL olmak üzere toplam 33.500,00 TL ödediği, senetlerin vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin toplam miktarının 12.000,00 TL olduğu, 10 adet hayvanın telef olduu kabul edildiğinde 15.500,00 TL ödeme yapıldığı,
davacının takibe konu senetlerden dolayı 7.000,00 TL asıl alacak yönünden borcunun bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Müvekkili tarafından 180 adet hayvan satın alınmasına karşın 30 hayvanın eksik teslim edildiği, yine hastalıklı olup 10 adet hayvanın telef olduğu, müvekkili tarafından 33.500,00 TL ödemede bulunulduğu, mahkemece 7.000,00 TL’ye nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, müvekkkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği, zira ödenen bedelin tahsilinin yeniden istendiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bonolar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinin kısmen ödendiği, kısmen de bedelsiz olduğuna dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Tarsus 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/169 E. sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 60.000,00 TL asıl alacak 609,05 TL işlemiş faiz, 180,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 61.310,65 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak bono fotokopilerinin incelenmesinden davacı tarafından davalı adına düzenlenen 15.10.2016 tanzim 25.12.2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 15.10.2016 tanzim 25.11.2016 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli bonolar olduğu, bonolarda ihdas nedenine yer verilmediği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinin ekinde yer alan PTT dekont fotokopilerinin incelenmesinde senet karşılığı, senet için ödeme, senet gibi ibarelerin yer aldığı ve 09.11.2016 tarihinde 16.500,00 TL, 10.11.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 07.12.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 15.12.2016 tarihinde 7.000,00 TL davacı tarafından davalıya toplam 33.500,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamında davacı ile davalı arasında hayvan satışı hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu hususu ihtilafsız olup, anlaşılan hayvan baş sayısı hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Davacı yanca anlaşılan hayvan baş sayısının 180 olduğu iddia edilmesine karşın davalı yanca 150 hayvan baş hususunda anlaşıldığı eksik teslimin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.
Yine davacı yanca teslim edilen hayvanların 10 adetinin ayıplı olup telef olduğu iddia edilmiş olup, senedin bu yönden bedelsiz kaldığı iddia edilmiştir. Her ne kadar davacı yanca taraflar arasındaki anlaşmanın 180 hayvana ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de bu hususun usulüne uygun delillerle ispat edilemediği dosya kapsamı ile anlaşılmış olup, taraflar arasındaki satımın 150 hayvan baş üzerinden gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Yine her ne kadar mahkemece 10 adet hayvanın ayıplı olduğu kabul edilmiş ise de TBK’nın hayvan satışına ilişkin TBK 220 ve devamı maddeleri uyarınca ayıbın varlığının ve ayıptan davalı yanın sorumluluğunun davacı yanca usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından Mahkemenin ayıbın varlığının ve senet bedelinden ayıba ilişkin bedelin tenziline dair değerlendirmenin doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
Hal böyle olunca taraflar arasındaki bono bedellerinin bedelsizliğine dair davacı iddialarının yerinde olmadığı anlaşıldığından ödeme iddiaları üzerinde durulmuştur. Davacı tarafından yapılan 33.500,00 TL’lik ödemelere yönelik beyanlar incelendiğinde, davacı yanca söz konusu ödemelerin PTT aracılığıyla senede ilişkin olduğu açıklanarak davalı yana gönderildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından söz konusu ödemelerin başka bir ilişki kapsamında davacı tarafından gönderildiği ifade edilmiştir.
Senedin vadesinden önce tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin senede yönelik yapıldığının ileri sürülmesi halinde ispat külfeti davacıdadır. Başka bir anlatımla henüz muaccel olmayan bir borcun ödendiğini davacı ispatla yükümlü olacaktır. Somut olayda davaya konu senetlerin vade tarihi 25.11.2016 ve 25.12.2016’dir. Bu tarihten sonra yapılan ödemelerin senet borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerekir.
07/12/2016 tarihinde yapılan 5.000,00 TL’lik ödeme ve 15/12/2016 tarihinde yapılan 7.000,00 TL’lik ödeme 25/11/2016 tarihli senedin vade tarihinden sonrasına ait olduğu için davalı yanca bu ödemelerin senet bedelinden mahsubu ile icra takibini başlatması gerektiği anlaşılmıştır.
Senetlerin tanzim tarihinden sonra ancak vade tarihlerinden önce yapılan ödemeler olan 09/11/2016 tarihli 16.500,00 TL ve 10/11/2016 tarihli 5.000,00 TL’lik ödemenin dekont açıklamasından senet karşılığı ifadesi yer almakta olup, davalı yanca bu ödemelerin icra takibine konu edilmeyen başka bir senet borcuna karşı yapıldığı savunmasında bulunulmuştur.
Kural olarak ispat yükü davacı üzerinde olmakla birlikte taraflar arasında başka bir senet ilişkisi olduğuna yönelik davalı beyanları kapsamında davalının başka bir hukuki ilişkinin varlığını usulüne uygun delilerle ispat etmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı yanca başka bir hukuki ilişkin varlığının ispat edilemediği gözetildiğinde bu ödemelerinde takibe konu edilen senetlere istinaden yapıldığının kabulü gerekecektir.
Mahkemece yukarıdaki değerlendirmeler ile toplam ödeme miktarının 33.500,00 TL olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler ile karar verilmesi doğru değildir. Davalı tarafından ödeme miktarı gözetilmeksizin icra takibi başlatıldığı anlaşıldığından İİK 72. maddesi uyarınca haksız ve kötüniyetli olduğu gözetilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmemesi de doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1017, K. 2024/1021, 20 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama