KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1036
- Karar No
- 2025/470
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2023
- Esas-karar no
- ....
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 28/04/2025
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında 28/11/2022 tarihinde Bayilik Sözleşmesi bağıtlandığını, Nisan 2012 tarihine kadar işbu sözleşme kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiğini, davalı şirket tarafından ve anılan sözleşme ilişkisinin devamı sırasında müvekkilinin yaptığı satışlar ile ilgili ciro yoluyla davalı şirkete gönderdiği bono bedellerinin bir kısmının yetkili hamil olmamasına rağmen haricen tahsil edildiğinin öğrenildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca müvekkili şirketin 25.4.2012 tarihi itibarıyla da 1.118.466.10 TL cari hesap borcunun da olduğunu,
bu borcun da 1.103.456.78 TL'lik bölümünün muaccel hale geldiği halde ödenmediğini, bu durumun yani cari hesapta borçluluk halinin süreklilik arzeder olduğu ilaveten satışlar nedeniyle alıcılardan alınıp ciro yoluyla devredilen senet bedelinin de 1.392.157.00 Euro miktara baliğ olduğu ihtar tarihi itibarıyla da ciro yoluyla devredilen ve ödenmeyip protesto edilen senet alacağının da 14.200,00 TL'sine olduğu belirtilerek 1.103.456.78 TL miktarındaki cari hesap bakiyesi borcu ile satışlardan alınan ve ciro yoluyla davalı şirkete devredilen ve henüz protesto dahil işlem görmemiş 1.392.157.00 Euro borcun ödenmesi ve yine bu tür devre konu
senetlerden protestolu 14.200,00 TL tutarlı ciroya dayalı senede ilişkin borcun İzmir 26. Noterliğinin 25.4.2012 tarih .... yevmiye no’lu ihtarın tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmesi aksi halde haklı nedenle sözleşmenin feshi ve yine sözleşme gereği tevdii edilen teminat mektupların nakte çevrilmesi de dahil olmak üzere tüm hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ilk ihtardan yaklaşık 2 ay sonrasında Bursa 17. Noterliğinin 20.6.2012 tarih .... yevmiye nolu ihtarının keşide edildiğini, işbu ihtar ile ilk ihtarda ödenmeyip muaccel olan 1.118.466.10 TL muaccel cari hesap bakiyesi tutarının 910.007,85 TL olarak istendiğini,
1.392.157.00 Euro olarak belirtilen ve borçlusu satış yapılan müşteriler olan müvekkili tarafından ciro yoluyla davalıya devredilen henüz protestoya konu olmamış 1.285.201.00 Euro senet bedelinin ve 14.200,00 TL protestolu senet borcunun ödenmesi istendiği gibi taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin de feshedildiğini, ihtarnamenin tebliği sonrasında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1960 D.İş dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve işbu kararın infazı sırasında ve işbu ihtiyati haczin baskısı çerçevesinde protokol akdedildiğini ve müvekkili şirketin ... ...
A.Ş. nezdindeki hesaba ait 20.7.2012 tarihinden başlayıp 20.10.2012 tarihine kadar her ayın aynı günü ödemeli olarak tanzim ettiği çekleri davalıya teslim ettiğini, cari hesap bakiye borcu tamamı 924.207.85 TL iken, nakte çevrilen teminat mektuplarından tahsil edilen toplam 1.115.000.00 TL ile ödenerek kapatıldığını, cari hesap bakiyesi borcundan toplam 190.792.15 TL fazla tahsilat yapıldığını, taraflar arasındaki akdedilen protokole uyulmadığını ve verilen çeklerin de ödenmediği iddiasının hiçbir maddi dayanağı olmadığını,
bayilik sözleşmesinin feshine ve bakiye cari hesap borcunun kapatılmasına ilişkin ihtardan sonra ve işbu ihtarda 1.285.201.00 Euro olarak belirtilen müşteri senetlerinin müvekkili şirket tarafından cirosuna dayalı sorumluluğundan doğan ödeme yükümlülüğünün de ödendiğini belirterek davalının 707.006.76 Euro fazla tahsilat yaparak sebepsiz zenginleştiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 500.000,00 Euro'nun işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; sebepsiz zenginleşme yarattığı iddia edilen ödemelerin 2012 yılında yapılmış olduğu iddia edildiğini ancak işbu davanın 20.01.2023 yılında açıldığını, davacı tarafça her ne kadar Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/278 Esas sayılı dosyasına atıfta bulunulmuşu ise de bu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının daha önceden açtığı ve reddedilen davalarını isim değiştirerek yeniden açmaya çalıştığını,
davacının istirdat davası için olan hak düşürücü süreleri geçirmekle birlikte menfi tespit taleplerinin de hukuki yarar yokluğundan ve talep sonuçlarını bilmedikleri için açıklayamadıklarından davasının açılmamış sayılması hükmedildiğini, şimdi de sebepsiz zenginleşme adı altında yine aynı davayı açtığını, davacının 11 yıl sonra borcunu öğrendiği ve fazla ödeme yaptığını iddia etmesinin ticari teammüllere ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının taraflar arasında daha önce görülen ve açılmamış sayılmasına karar verilen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/278 Esas sayılı dava dosyasına sunulan 11/04/2016 tarihli cevap dilekçesinden işbu davamıza konu edilen fazla ödemeyi öğrendiği, buna göre TBK'nın 82.maddesinde belirtilen iki yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zaman aşımını nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında 30.10.2014 tarihinde bakiye borç tahsili adı altında tahsilat yapıldığını, 30.10.2014, 18.05.2015 ve devamı tarihlerde dahi taraflar arasındaki, icra takiplerinin devam ettiğini, dosyalar infazen kapatılmadığı zamanaşımı sürelerinin kesildiğini, on yıllık zaman aşımı süresi nedeniyle davanın zamanaşımına uğramadığını belirterek ilk derece mahkemesi karanın kaldırılarak işin esasına girişilerek talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve alacağın zamanaşımı süresi içinde talep edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği iddiası ile buna ilişkin bedelin tahsili isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler re'sen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, davalı tarafından cevap süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davaların iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu, fazla ödemenin öğrenildiği tarihten itibaren ikiyıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında fazladan ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmiş olup, iade isteminin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle TBK’nun 146.maddesine göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu gözetilmeden, zamanaşımını kesen sebepler üzerinde de durulmadan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.a.6.maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak delillerin toplanması için işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1036, K. 2025/470, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama