KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1378
- Karar No
- 2025/413
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·19 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2023
ESAS NO : ... DAVANIN KONUSU : İstirdat
KARAR TARİHİ : 14/04/2025
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı ... adlı kişiden taşınmaz satın alınması nedeniyle taşınmaz bedelinin bir kısmının evin iskanının alınıp eksikliklerinin giderilmesi için eksik unsurlu olarak sadece bedel hanesi keşideci isim ve imzası atılarak düzenlendiğini, anılan kişinin taşınmazdaki eksiklikleri gidermeden senedi davalıya verdiğini, müvekkilinin davalı ve takip alacaklısı senette lehtar sıfatıyla yer alan kişiyi tanımadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibin borcunu cebri icra tehdidi altında 09/09/2019 tarihinde ödendiğini,
haksız olarak başlatılan ve müvekkilince ödenen senet bedeline karşı istirdat talebinde bulunmak zorunda kaldığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7724 E sayılı dosyasında ödenen 80.207,07 TL'nin 09/09/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delile ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletemeyeceğini kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dava, 25/07/2017 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli bono nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup somut olaya bakıldığında; davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, ev alımı sırasında ödenmeyen kısım için verildiği ileri sürülen bonodan dolayı istirdat talebiyle eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakla temel ilişkiye dayalı olarak düzenlendiği ve uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklanmadığı,
mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında bono düzenlendiğini, TTK m.4 kapsamında kambiyo senetlerinin TTK 645 vd. maddelerinde düzenlendiği ve mutlak ticari davalardan olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılarak işin esasına girişilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit, istirdat ve alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde nispi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nın m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde;
Dava kambiyo senetlerinden olan bonoya dayalı, bononun teminat olduğu ve eksik unsurlu düzenlendiği sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında bulunulması nedeniyle kıymetli evraka ilişkin hükümlerin irdeleneceği menfi tespit istemine ilişkin olup, kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, TTK 4. madde gereği mutlak ticari davalardandır. Davanın açıldığı tarih itibariyle ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan ve ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, mahkemece görevli olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekir.
Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide dava konusunun bono olması sebebiyle açılan dava, kanunda sınırlı olarak sayılan kambiyo senetleri TTK m.645 vd. düzenlendiği için mutlak ticari dava niteliğindedir. Her ne kadar davacı tacir sıfatına haciz olmasa da bu husus göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilemez. Bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mutlak ve nispi ticari dava olmadığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde usulden kararı verilmesi yerinde görülmemiş, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK m.353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1378, K. 2025/413, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama