KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/1437 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/446
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2024
- Esas no
- 2024/94 E 2024/268 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 21/05/2025
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ...'ın hayvancılık işi ile uğraştığını, 17/11/2023 tarihinde davalı tarafın müvekkilinin hayvanlarına çarptığını, kazanın ardından tarafların ve müvekkilinin ağabeyi olan ... ve yeğeni ... ile birlikte müvekkiline baskı kurup ve yanındaki senetlerden çıkartarak müvekkiline imzalatmak istediklerini, davalı Tarafın açık senet imzalatma baskısı altında ne yapacağını bilemeyen ve korkan müvekkilinin istemeyerek imzaladığını, baskı ile müvekkili ...'ın da senede aval veren olarak isminin yazıldığını, örneğini de müvekkiline vermediğini, belirterek açığa imzalı senedin iptalini, mümkün değilse iadesini ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, 17/11/2023 tarihinde müvekkilinin yol ortasında duran ...'a ait ineğe çarptığını davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, davacı tarafın kolluk huzurunda müvekkili ile anlaştıklarını belirttiğini, senedin davacının ihmali davranışı nedeniyle anlaşma sonucu müvekkilinin zararının giderilmesine karşılık olarak düzenlendiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece; dava TTK'nın 4.maddesi kapsamındaki konusu itibariyle ticari sayılan davalardan olmadığı, davacının davalı tarafa teslim ettiği senedin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanmadığı, tarafların tacir olmadığı, dava konusu edilen senedin dayanağı temel borç ilişkisinden haksız fiil olduğu, dosya kapsamıyla sabit olup, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel yetkili ve görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, karar verilmiş hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın, kambiyo senedine ilişkin borç ilişkisinin ne olup olmadığına bakılmaksızın, kambiyo senedinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak işin esasının incelenmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı noktasındadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cebir ve tehdit ile zorla alındığı iddia edilen bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Keşidecisi ve aval verenin davacılar olduğu 17.11.2023 keşide tarihli 24.11.2023 vade tarihli 920.000,00 TL meblağlı ve ihdas hanesi açık bononun davacılar tarafından davalı lehine keşide edildiği, bahse konu bononun Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/268365 sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, davacıların menfi tespit talebinin ana dayanağının davaya konu icra takibindeki alacağa dayanak bononun zorla imzalattırıldığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu takibe dayanak senet, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığından kambiyo senedi niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde, "Türk Ticaret Kanunun da düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı yasanın 4.maddesinde ise, "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanunun da düzenlenen uyuşmazlıkların ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı " düzenlenmiştir.
TTK'nın 5. maddesinde ise, "(1)Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2)Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.
(3)Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." düzenlemesi getirilmiştir.
Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, TTK 4. madde gereği mutlak ticari davalardandır. Davanın açıldığı tarih itibariyle ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan ve ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gereklidir.
Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde;
Dava kambiyo senetlerinden olan bonoya dayalı, bononun davalının cebir ve tehdidi altında iradesi sakatlanarak geçirilen trafik kazasının tesiri altında düzenlendiği iddiasında bulunulması nedeniyle kıymetli evraka ilişkin hükümlerin irdeleneceği menfi tespit istemine ilişkin olup, kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlenen, TTK 4. madde gereği mutlak ticari davalardandır. Davanın açıldığı tarih itibariyle ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan ve ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, mahkemece görevli olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekir.
Davacı ile davalı arasındaki ilişkide dava konusunun bono olması sebebiyle açılan dava, kanunda sınırlı olarak sayılan kambiyo senetleri TTK m.645 vd. düzenlendiği için mutlak ticari dava niteliğindedir. Her ne kadar davacı tacir sıfatına haciz olmasa da bu husus göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilemez.
Bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken temel borç ilişkisinin haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde usulden ret kararı verilmesi yerinde görülmemiş, kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK m.353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1437, K. 2025/446, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama