KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/188 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/705 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2023
- Esas no
- 2023/663 E 2023/874 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 21/06/2024
Karar Metni
1.079 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı, ... Elektrik İnş. Gıda Emlak San. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin keşideci, ...'un kefil olarak yer aldığı senede dayalı olarak davalı tarafından kambiyo takibi başlattıldığını, borçlu ... adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edilememesi üzerine ikinci kez çıkartılan tebligatta borçlu ... adı yanında yazılı TC ...iken bu kısmın üzerinin çizilerek müvekkiline ait TC ...'nin ve müvekkiline ait adresin yazılarak tebligatın Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre muhtara tebliğ edildiğini, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin dosyaya dahil edildiğini, senet üzerinde ...'un isminin yanında yazılı TC ... 'nin borçlu şirketin yetkilisi ...'a ait olduğunu, müvekkilinin kızlık soyisminin de ... olduğunu,
isim benzerliğinden dolayı hukuka aykırı olarak dosyaya borçlu olarak eklendiğini, senet borçlusu ...'un şirket yetkilisinin eşi olduğunu, müvekkilinin ise şirket yetkilisinin kardeşi olduğunu, 12/05/2014 tarihinde müvekkilinin adresine hacze gelindiğini, durumun anlatılması üzerine işlem yapılmadığını, buna rağmen davalı alacaklının takibe devam ettiğini, defalarca sorgu ve haciz taleplerinde bulunduğunu, haksız ve kötüniyetli hareket ettiğini, en son bankalara ve müvekkilinin eşi olan ...'a 15/05/2023 tarihli İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin senetle ilgisinin bulunmadığını,
isim ve imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek senet ve takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan tebligatlarda sehven maddi hata yapıldığının fark edildiğini, 25/07/02023 tarihinde icra müdürlüğüne başvuru yapılarak maddi hatanın düzeltilmesinin talep edildiğini, icra müdürlüğü tarafından davacının borçlu kaydının silinmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, davacının icra dosyasına sehven kaydedildiğini, hatanın sonradan giderildiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, isim benzerliği ve hatanın yapıldığı fark edilir edilmez gerekenin yapılması nedeniyle kötüniyetten bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ısrarlı şekilde bononun borçlusunun kendisi olmadığı, imzanın da kendisine ait olmadığını söylemesine rağmen, borçlu olarak adı geçen ...'nin yanına davacının TC kimlik numarası eklenip icra takip işlemlerinin davacıya karşı sürdürülmeye devam edildiği, davacı en son 26/05/2023 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğüne başvurduğu halde durumda bir değişiklik olmadığı, bunun üzerine 01/06/2023 tarihinde eldeki menfi tespit davasının açıldığı,
durumun vahametini yıllar sonra anladığı görülen davalı alacaklının davadan sonra 25/07/2023 tarihinde icra müdürlüğüne davacının borçlu olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, davacının senette lehtar olarak yer aldığı, gerçek borçlu ve kefilinin kim olduğunu bilmesi gerektiği, üstelik davacının da yoğun itirazlarına rağmen hiç bir ciddi araştırma yapılmaksızın davacı üzerinden icra takip işlemlerine devam edilmesinin kötüniyetli davranış olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;tebligatlarda sehven maddi hata yapıldığını, maddi hatanın giderilmesi için 25/07/2023 tarihinde icra müdürlüğüne talepte bulunulduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının en son 26/05/2023 tarihinde icra müdürlüğüne sunduğu itirazlarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmiş olsa idi dava açılmadan mağduriyetin giderilmiş olacağını, kötüniyet tazminatının yerinde olmadığını, vekalet ücreti yönünden de haklılık durumunun esas alınması gerektiğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalının senette lehtar sıfatının bulunmasına, senedin gerçek borçlusunu bilebilecek durumda olmasına göre davalının kötüniyetli kabul edilmesinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup dayanak icra takibinde toplam 77.225,82 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Davacı tarafından bu miktar yerine dava tarihi itibariyle borç miktarı olduğu anlaşılan 165.621,33 TL üzerinden davanın açıldığı, dava değerinin fazla gösterilmesinin davacıya hak bahşetmeyeceği dikkate alınarak takip çıkışı üzerinden tazminat ve yargılama giderlerinin hesaplanması gerekirken fuzuli olarak fazla gösterilen dava değeri üzerinden hesaplama yapılması yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesine göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/188, K. 2024/705, 24 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama