KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/189
- Karar no
- 2024/470
- Dava
- Konkordatonun Feshi
- Dava tarihi
- 25/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/05/2024
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Konkordatonun Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 25/02/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Bakırköy .... ATM'nin 22/11/2022 tarih ve .... Esas sayılı dosyasında borçlu davalıların konkordato taleplerinin tasdikine karar verildiğini ancak teyit edilen konkordato projesindeki ödeme tablosuna göre ödemelerin yapılmadığını, verilen konkordato kararının davacı müvekkillleri yönünden feshine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 03/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacıların ödeme projesine göre 31/12/2023 tarihli taksit ödemelerinin davalı müvekkillerİ tarafından ödenmediği iddiası ile konkordatonun kısmen feshi talebinde bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın ve davaya konu taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunun tespit edilebileceğini, bu nedenle davacılar yönünden konkordatonun İİK 308/e maddesinde düzenlenen kısmen feshi koşulları oluşmadığından, davacı tarafından açılmış olan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava,İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların tasdik edilen konkordato projesi gereğince borçlarını ödemediğini belirterek konkordatonun İtK 308/e maddesi uyarınca müvekkili şirket yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin .... esas sayılı dosyasında kayyım olarak atanan .... tarafından sunulan kayyım raporunda özetle ; Yapılan incelemede borçluların 30/09/2023 tarihli 1. Taksitini ödediğini ancak 31/12/2023 tarihli 2. Taksitinin ödenmediği yönünde görüş bildirmiştir.
Konkordatonun, konkordatoya tabi tüm alacaklar için mutlak bağlayıcı nitelikte etki ve güce sahip olması, borçlu açısından fevkalade önemli bir avantaj teşkil eder. Bu sayede borçlu, kazandığı zamanı İyi bir biçimde değerlendirip işletmesini yeniden yapılandırabildiği takdirde, içine düştüğü ekonomik krizin çıkmazından kendisini kurtarıp borçlarını konkordato projesinin sağladığı elverişli imkanlar çerçevesinde ödeyebilme şansına kavuşabilecektir. Bu şansını iyi kullanarak konkordato projesi doğrultusunda borcunu ifa eden borçlu bakiye borcundan da kanunun sağladığı atıfetten yararlanarak kurtulacak ve ticari itibarını ve ekonomik şahsiyetini korumayı başaracaktır.
Konkordatonun borçluya sağladığı bu avantajlar karşılığında alacaklılara büyük külfet yüklenmektedir. Gerçekten, konkordatoya kabul oyu veren alacaklılar bile, başka çareleri olmadığı için, diğer bir deyişle konkordatoyu iflasa göre kendileri ve borçlu için daha yararlı bulmalarından ötürü, borçlunun teklifine karşı olumlu bir tavır takınmayı “ehveni şer” görmüşlerdir.
Ancak borçlunun içine düştüğü ekonomik zorlukların ve borçlarının tümünü ödeme yeteneksizliğinin ortaya çıktığı konkordatoya katlanma yükümlülüğünün de bir sınırı olduğunu kabul etmek gerektiğinde kuşku yoktur. İşte bu sınır, borçlu tarafından konkordato koşullarına göre dahi borçlann ödenmemesi suretiyle tecavüz edilmiş olacaktır. Artık bu noktadan sonra borçlunun alacaklılardan ve kanundan bekleyebileceği hiçbir şefaat kalmamıştır.
Alacaklılar için -tabiri caiz ise- bıçağın kemiğe dayanmış olduğu bu noktada, onları artık konkordato ile bağlı tutmaya devam etmenin hiçbir anlamı yoktur.
Bu düşüncelerin sonucu olarak kanunkoyucu kendisine karşı konkordato koşullarını yerine getirilmeyen herhangi bir alacaklıya, alacağı bakımından konkordatonun feshini talep ve dava etme hakkım tanımıştır. Bu durumdaki bir alacaklı, konkordatonun alacağı yününden feshini sağlayarak, kendisini bağlayan bu zorunlu özveri zincirini koparmak olanağına kavuşur.
Bu sonuç doğaldır; çünkü mahkeme anlamlı konkordato projesinin ödeme koşullarını yerine getireceğine inanarak borçluya kanunun öngördüğü bu önemli atıfeti sağlamıştır. Borçlu, konkordatoyu ifa etmemek suretiyle, kendisi lehine olan ve mahkemece de onaylanan bu karineyi de çürüterek onama kararının dayandığı temelin çökmesine yol açtığı gibi, konkordatoya kabul oyu veren alacaklıların da güvenlerini boşa çıkarmıştır.
Bu yüzden borçlunun mali durumunu düzelterek ödeme yapabileceğine inanan alacaklılar boşuna zaman kaybederek, mağdur duruma düşmüşlerdir. Bu dunundaki borçlu konkordatonun sağladığı himayeyi, alacaklılar aleyhine istismar ettiğinden, herhangi bir alacaktı kendi alacağı açısından konkordatonun feshini isteyerek, alacağının tümünü konkordato hiç akdedilmemişçesine borçludan isteyebilir .
Hukukumuzda iki çeşit konkordatonun feshi türü kabul edilmiştir. Burada yapılan ayrıma temel teşkil eden kriterler de fesih nedenleridir. En temel şekliyle ifade etmek gerekirse, fesih türleri, kendisine karşı konkordato şartlarını ifa edilmeyen alacaklının başvurabileceği kısmen fesih ile (İtK m. 308/e) ile konkordatonun kötüniyetle sakatlanmasından dolayı tüm alacaklılar için konkordatonun tamamen feshinden (İİK m. 308/f) ibarettir .
Yukarıda belirtildiği gibi, konkordatonun kısmen feshi Kanunun 308/e maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin ilk fıkrasına göre, kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Konkordatonun kısmen feshiyle birlikte fesih talebinde bulunan alacaklı, projenin mecburiliğinden kurtulacaktır. Fakat konkordatonun kısmen feshi, yalnızca fesih talebinde bulunan alacaklı açısından sonuç doğurmakta olup konkordatonun etkileri diğer alacaklılar açısından aynen devam edecektir.
Konkordatonun kısmen feshi hakkında yapılan bu açıklamalardan sonra bu noktada, davacı yönünden konkordatonun kısmen feshinin koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Davacılar vekili,tasdik edilen konkordato projesi kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken taksit ödemelerinin ödenmediğinden bahisle konkordatonun kısmen feshine karar verilmesine talep etmiş,davalılar vekili ise,iddianın yersiz olduğunu bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istemiştir.
Taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu huzurdaki davada,davalının ödeme savunması kapsamında ödeme takviminde belirtilen vadelerde borcunu ödediğini ispat etmesi gerekli olup davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığı gibi alınan kayyım raporuna göre borcun ödenmediği hususunun sabit olması karşısında davacı yönünden İİK m.308/e hükmüne göre konkordatonun kısmen feshi koşulları oluştuğundan davanın kabulü ile konkordatonun davacılar yönünden kısmen feshine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/189, K. 2024/470, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama