KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/356 - 2025/319
- Esas no
- 2024/356 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/319
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/10/2023
- Esas-karar no
- 2022/607 E 2023/789 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/04/2025
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 01/08/2018 tanzim, 31/01/2019 vade tarihli 100.000,00 TL miktarlı bono dayanak gösterilerek, Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14270 Esas sayılı dosyası ile birlikte 144.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip konusu kambiyo senedinde şekli olarak ...'ün lehtar, keşideci borçlunun da ..., davalının ise hamil ve ciranta olduğunu, takip konusu senedin protesto edilmeden icra takibine konu edildiğini, protesto etmeden de müvekkili lehtar ...'e icra takibi yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
protesto edilmemiş emre muharrer senetlerde keşideci dışındakilere husumet yöneltilemeyeceği ve icra takibi yapılamayacağını, senette düzenleyen/keşideci olarak görünen müvekkilinin adının ... olarak yanlış olarak yazıldığını, ... olarak atılan imzanın müvekkili ...'ye ait olmadığını, müvekkilinin takip konusu senette ne imzası ne de el yazısının mevcut olmadığını, müvekkilinin adı ve imzası kullanılarak kötü niyetli olarak borçlandırıldığını, maaşına haciz konularak mağduriyetinin daha da artırıldığını, imza incelemesinde bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığından senedin sahte olduğunu,
sahte senede dayalı olarak icra takibi yapılamayacağını belirterek müvekkillerinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkillerinden tahsil edilen/edilecek tahsilatların davalıdan istirdatına, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı, davacı borçlulara ait 144.000,00 TL'lik harca esas değer borçlarını alacaklı ...'e ödemediklerini, borç silsilesinde kendisinin cirosu olduğundan, seneti ...'e ödeyip senedi aldığını, iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hamilin senet keşidecisine ödememe protestosu çekmeden, davacı lehtar ...'ü takip edemeyeceğinden, davacı lehtar ...'ün takip nedeniyle borçtan sorumlu tutulamacağı gibi, senet altındaki imzanın hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı ...'ye ait olmadığı, bu suretle ciro silsilesinde kopukluk olduğu belirtilerek davacıların takip dosyasına konu 01/08/2018 tanzim tarihli, 30/01/2019 vadeli, 100.000,00 TL bedelli senet nedeni ile davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ...'nin maaşından icra harç tutarı hariç yapılan 4.754,34 TL kesintinin istirdatına, davalı alacaklının kötüniyetle takip başlattığına dair delil sunulmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Davacı ... ile aralarında temel ilişki bulunduğunu, senedin bu davacı tarafından kendisine devredildiğini, Mahkemece ayrıca protesto şartının aranmasının hatalı olduğunu, davacılar arasında menfaat çatışması olmasına ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamasına karşın davacıların tek bir vekil ile temsil edilerek alacağının tahsilinde güçlük çıkarıldığını, bononun meşru ve iyiniyetli hamili olduğunu, imzanın aidiyeti ile ilgili alınan bilirkişi raporundan sonra CBS’ye başvuru yapıldığını, ancak mahkemece bu başvurunun sonucu beklenmeksizin hüküm tesis edildiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacı ...’ye ait olup olmadığı ve bu definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, protesto çekilmeksizin diğer davacıya karşı davalının başvuru hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara Genel 1.İcra Müdürlüğü'nün 2023/114461 esas (eski Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14270 esas ) sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından, davacılar ... ve ... aleyhine, "100.000,00 TL bedelli, 01/08/2018 tanzim tarihli, 30/01/2019 vade tarihli senet" dayanak gösterilerek toplam 144.000,00 TL'nin tahsili amacı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı ... maaşından icra kanalıyla harç hariç 4.754,34 TL kesinti yapıldığı görülmüştür.
Takibe dayanak senet fotokopisinin incelenmesinden ...’nin keşideci, ...’ün lehdar ve davalının ise senedi lehtardan ciro yoluyla alan hamil olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu, borçlusu ... ve alacaklısı ... olarak düzenlenmiş, 01.08.2018 tanzim ve 30.01.2019 ödeme tarihli 100.000 TL'lik senedin ön yüzünde ... adına atıl bulunan borçlu imzaları, senedin arka yüzünde ... ve ... adına atılı bulunan ciranta imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiş olup, Mahkemece davacı ... yönünden özellikle dava konusu bono altındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlenmesi ve bu definin herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
İmzaların istiklali ilkesi gereği keşidecinin imzasının sahteliğini lehdar olan davacı ileri süremeyecek olup, birbirini takip eden imzalar uyarınca lehdar senetten sorumludur.
Davacı ..., davalının ödememe protestosu çekmediğini, kendisine karşı başvuru hakkı olmadığını bu nedenle takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir.
6102 sayılı TTK m. 730, uyarınca hamil süresi içerisinde ödememe protestosu çekmemiş ise keşideci dışındaki diğer cirantalara karşı kambiyo hukukundan kaynaklanan başvuru hakkını kaybeder.
Dosya incelendiğinde davaya konu bononun davacı tarafça davalıya ciro edildiği ve davalı tarafça icra takibine konu edildiği görülmektedir. Fakat davalı alacaklı, icra takibine girişmeden önce ödememe protestosu çekmediğinden, kambiyo hukukundan kaynaklanan hakları yitirilmiş olduğundan, kendisinden önceki cirantaya karşı kambiyo yoluyla icra takibi yapamaz ise de bono üzerinde davalı alacaklının davacıdan sonraki ciranta olduğu ve hamil sıfatıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Hamil davalı kendisinden önceki ciranta davacıya karşı aradaki temel ilişkiyi kanıtlamak suretiyle alacak talebinde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece, dava konusu senedin davalının temel ilişkiye dayalı alacağı bakımından yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü ile ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalıya temel ilişkiyi kanıtlama imkanı verilip, bu konudaki delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 19. HD. 2018/2177 E, 2020/35 K ve 23/01/2020 T. Sayılı vb kararları).
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece davalıya davacı ...'den alacağının ispatı imkanı verilip, bütün deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/356, K. 2025/319, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama