KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/379 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/923 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2023
- Esas no
- 2023/285 E 2023/750 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5779 E. ve Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/22874 E. sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/22874 E. sayılı dosyaları ile icra takibinde 27/09/2012 düzenleme 30/04/2013 vade tarihli bonoya istinaden 29/11/2016 tarihinde, bononun zamanaşımına uğramış bono nedeniyle icra takibinde bulunduğunu, zamanaşımına uğramış bonoya istinaden icra takibi yapılmayacağını, ayrıca senedin ön yüzünde müvekkilinin aval olarak imzasının da bulunmadığını, arka yüzünde ise sadece isim ve imzasının bulunduğunu,
keşidecinin avali sayılamayacağını, bu nedenle senedin arkasında yer alan imza nedeniyle borçlu sayılamayacağını, bu nedenle Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/22874 E. sayılı dosyaları ile icra takibinde takip çıkışı 29.353,57 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, yine Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5779 E. sayılı dosyasında senedin ön yüzünde müvekkilinin aval imzası bulunmadığı gibi arka yüzünde de sadece isim ve imzasının bulunduğunu, bu nedenle isim ve imzanın aval olarak değerlendirilemeyeceğini,
ayrıca müvekkili tarafından düzenlenen teslim alındı belgesinin de kefaletin yasal unsurlarını taşamadığını belirterek icra dosyalarına istinaden borçlu olmadığının tespiti ile Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2014/22874 E. sayılı dosyasında dava tarihi itibariyle maaş haczi ile haczedilmiş 2.718,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işeleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, senetlerin arkasında borçluya ait aval imzası adı ve soyadının yer aldığını, kanunda aval imzalasının senedin ön yüzünde olduğuna dair açıklık bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarında da bu yönde olduğunu, davacının kimin için olduğu belirtilmeksizin bono arkasına aval olduğunu belirterek imza atmış olup, TTK'nun 701/4 maddesinde açıkça belirtildiği üzere kimin için veriliği belirtilmeyen avalin düzenleyici olarak verilmiş sayılacağını, davacının mevcut borcu ödemekten kaçınmak için ileri sürüdüğü hususların gerçek dışı olduğunu, davacının 13 adet senede kefil olduğunu belirten teslim alındı belgesi imzaladığını, bu nedenle ileri sürdüğü hususların kabulü mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının imzaladığı senetlerin bono vasfını taşımaması nedeniyle kanunda belirtilen şekle uygun olmayan kefalet geçerli kabul edilemeyeceğinden davacının Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5739 E. Sayılı dosyasındaki takibe konu edilen toplam 30.000,00 TL bedelli senetler ve senetler nedeniyle talep edilen alacak miktarından ve yine Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2016/22874 E. Sayılı dosyasında takibe konu edilen her biri 10.000,00 TL bedelli toplam 20.000,00 TL bedelli senetler ve fer'ilerinden borçlu olmadığının tespiti gerektiği,
Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2016/22874 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen 2.000,00 TL bedelli 3. senet yönünden ise bono vasfını taşıdığından, TTK'nun avala ilişkin hükümleri nazara alınması gerektiği, senet arkasında lehtarın ciranta olarak imzası da yer olmadığından davacının keşidecinin avali olduğunun kabulü gerektiği bono teslim belgesinin de bu durumu teyit ettiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/22874 E. sayılı dosyası dayanağı 2.000,00 TL bedelli senet yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, bononun arka yüzünde yer alan imzanın aval olarak kabul edilebilmesi için kimin için aval olduğunun belirgin olması gerektiği, Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5779 E. sayılı dosyası kapsamında tahsil edilen 2.718,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile istirdatı yönünden hüküm tesis edilmediği, ayrıca mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararının da doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takiplere dayanak bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, aval imzasının geçerli olmadığına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına, davalı yanın haksız ise de kötüniyetli olduğu hususunun ispat edilememiş olmasına ve özellikle Dairemizin 31/03/2023 tarih 2023/503 E. 2023/472 K. sayılı kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin mahkemece hükmedilen faiz türünün hatalı olduğuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, takip talebinde davalı yanca yıllık (%11,75) oranında ve değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi talep edildiği, dava dilekçesinde istirdat istemi ile ilgili de avans faizi talebinde bulunulduğu, mahkemece hükümde yasal faiz hükmedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/379, K. 2024/923, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama