KÜNYE
Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/452 - 2024/1626
- Esas no
- 2024/452 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1626 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2023
- Esas no
- 2023/763 E
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Talep konusu
- İhtiyati tedbire itiraz
- Yazıldığı tarih
- 07/01/2025
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik ve ariyet sözleşmelerini davalı şirketin haksız olarak feshettiğini belirterek sözleşmeler kapsamında davalı şirkete ödünç olarak teslim edilen ariyet malzeme ve ekipmanların aynen iadesini, mümkün olmaması halinde güncel piyasa bedelinin ödenmesini ve yediemin olarak müvekkiline ya da müvekkilinin muvafakati ile muhafaza için göstereceği üçüncü kişiye yediemin olarak teslim edilmek sureti ile ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 11/12/2023 tarihli dilekçesinde, Mahkemece 29/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının 1 numaralı ara kararında belirtilen yediemin olarak davalıya ya da davalının muvafakati ile muhafaza için göstereceği üçüncü kişiye yediemin olarak teslim edilmek sureti ifadesine itiraz ederek, ariyete konu menkullerin davalıdan alınarak davacı şirkete ya da davacı şirketin muhafazası için göstereceği üçüncü kişiye teslim edilmesi gerektiğini belirterek 29/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davacı şirketin sözleşme ile kararlaştırılan kar oranının daha üzerinde bir oranla faturalandırma yapması nedeni ile sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, noter aracılığı ile fiyat farkı olan 12.425,00 TL'nin ödenmesi halinde ariyet malzemelerin iade edileceğinin bildirildiğini bildirerek davanın ve tedbir kararının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 30/11/2023 tarihli itiraz dilekçesinde, ariyet sözleşmesinin 10/12/2018 tarihli ariyet sözleşmesi olduğunu, ariyet sözleşmesinin daha önceki Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi ile ilgili olduğunu, 26/04/2023 tarihli protokol başlıklı ariyet ile ilgili sözleşmenin 4. maddesinde bayiye ariyet olarak teslim edilecek malzemenin 1 adet 2 tabancalı LPG dispanseri olduğunu ve sözleşme sonunda dispanserin bayiye teslim edileceğinin açıkça belirtildiğini, davacının çelişkili talepte bulunduğunu bildirerek 29/11/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, ariyete konu menkullerin davalıdan alınarak davacı şirkete ya da davacı şirketin muhafazası için göstereceği üçüncü kişiye teslim edilmesinin davanın halli şeklinde sonuç doğuracağı, davayı çözümleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, diğer taraftan HMK'nun 391/1. maddesinin "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi,
sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." hükmü uyarınca mahkemenin sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebileceği, malların yediemin olarak davalıya ya da davalının muvafakati ile muhafaza için göstereceği üçüncü kişiye yediemin olarak teslim edilmesinin dosya kapsamına ve ihtiyati tedbir kararının amacına uygun görüldüğü, davalı vekilinin itirazının değerlendirmesinde, ihtiyati tedbir kararına konu malların dava dilekçesinde iadesi istenen mallar olduğu, bir başka ifade ile dava konusu edilen mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği,
bayiye ariyet olarak teslim edilecek malzemenin sadece 1 adet 2 tabancalı LPG dispanseri olup olmadığının yargılama sonucunda belirlenebileceği, ayrıca 5.000,00 TL nakdi teminatın, davacının haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararları karşılayacak düzeyde bulunduğu belirtilerek itirazların reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili, Mahkemece çelişkili ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbirin amacına ve ruhuna aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ve zararının bulunduğunu, İstinaf eden davalı vekili, Mahkemece yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı gözetilerek tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını bildirerek kararı istinaf etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
HMK 389.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda davacı yanca aleyhine tedbir talep edilene bayilik sözleşmesi kapsamında ariyet olarak teslim edilen davaya konu ariyet malzeme ve ekipmanların tedbiren kullanılmasının önlenmesi, davalıdan alınarak tedbir talep edene ya da 3. kişiye teslim edilmesi konusunda tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davacı tarafın talebi incelendiğinde, HMK' nın 389. maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı, bu yönde davacı tarafça delil sunulmadığı, yaklaşık ispat şartının bu aşamada yerine getirilmediği gözetilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine, davalı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilerek HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/452, K. 2024/1626, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama