İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/594 K.2024/911

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2024/594Karar2024/911Tarih4 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Temmuz 2024
Esas no
2024/594 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2024/911
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/12/2020
Esas-karar no
2013/302 E 2020/755 K
Vekilleri
—
Davalı
—
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
26/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 01/09/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin hisselerinin tamamının yada bir bölümünün sözleşmenin 1.maddesine belirtilen ... Tic.A.Ş. yada ...

Tic.A.Ş.'ye satışı ile ilgili olarak danışmanlık ve aracılık hizmetleri verilmesi ve hizmet karşılığında davalı şirket hisselerinin tamamının ya da bir kısmının satışı neticesinde elde edilen toplam satış hasılatının net %2,0 + KDV tutarında bir başarı ücretinin hisse satışının gerçekleşmesini takip eden 5 iş günü içinde nakden ve defaten müvekkili şirkete ödenmesi hususunda müvekkil ile davalıların anlaştığını,

satış işleminin sözleşme süresi içerisinde veya sona ermesinden itibaren 6 ay içerisinde yukarıda anılan şirketlerle müvekkili şirket dışındaki aracılar vasıtasıyla veya aracısız gerçekleştirilmesi halinde de anılan başarı ücretinin müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde ve eksiksiz olarak vermiş olduğu hizmet neticesinde davalı şirketin hisselerinin tamamının dava dışı ...

Enerjiye satıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiği halde davalı şirketin hisse satışı öncesinde müvekkiline başarı ücreti ödenmemesi amacı ile devre dışı bırakılmaya çalışıldığını, davalıların imzaları ile bağlı ve müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, sözleşmenin 3. maddesi gereğince müvekkilinin başarı ücreti alacağının bulunduğunu,

hisselerin satılma işleminin tamamlanması olarak tarif edilen kapanışın gerçekleştiğini ancak bu hususta müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini belirterek TBK 95. Maddesi hüküm gereğince dava tarihi itibariyle geçerli olan kur ile karar tarihi itibari ile geçerli olan kur arasında hangisi yüksek ise o kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere KDV dahil 595.500 EURO'nun başarı ücreti ve sözleşmede belirtilen günden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

I-)Davalı ... ... vekili; davacının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün aracılığı ile 2013/6054 sayılı dosya üzerinden davaya esas teşkil ettiği iddia edilen sözleşme gereğince müvekkili aleyhine 101.000,00 EURO üzerinden takip yaptığını, söz konusu miktarın her ne kadar davacı sözleşme gereği üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmese de çekişmenin uzamasına neden olmamak adına davacıya 7 günlük süresi içerisinde ödendiğini, davacının müvekkilinden bu miktarın dışında bir alacağının olmadığını, davacının müvekkilinin şirketteki payı nispetinde hizmeti karşılığı 21/02/2013 tarihli fatura ile 101.000,00 EURO danışmanlık hizmet bedeli talep ederek, bu miktar faizi ile birlikte ödendiğini, davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

II-)Davalı ...….A.Ş. vekili; müvekkilinin davalıdan herhangi bir hizmet alınmadığını, şirket adına şirketin kanuni temsilcisinin imzası ve şirket kaşesi bulunsa bile şirketi bağlamadığını, yalnızca ortağın kişisel sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle dava konusu hisse satım işlemine aracılık amacıyla düzenlenen sözleşmenin müvekkili açısından hukuki geçerliliğinin bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin tarafları bağlayacağı, bu kapsamda davacı tarafın edimini ifa ettiği, davalı taraftan ücret talep etme hakkının bulunduğu, sözleşme kapsamında %2 oranında ücret hakkı bulunduğundan bir ve üçüncü bilirkişi heyeti raporunda belirlenen ve davacının 31 Ekim 2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı yazılı beyan dilekçesinde kabul edilen 434.856 EURO ve 186.475,42 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı ... hakkında kendi hissesine yönelik dava açıldığı, aynı zamanda hakkında EURO alacağına yönelik icra takibi yapıldığı, derdest davanın açılmasından sonra icra takibinde talep edilen EURO alacağının KDV 'si ile birlikte ödendiği, bu durumda EURO alacağına yönelik açılan davanın konusuz kaldığı,

bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, TL satış bedeli üzerinden hesaplanan danışmanlık ücreti ödenmediği hissesine düşen miktar yönünden hissesi ile sınırlı olmak üzere tahsili gerekçesiyle davacının davalı ... aleyhine EURO alacağı yönünden açtığı dava konusuz kaldığı bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının davalı ...Ş.aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne 434.856 EURO'nun 01/12/2012 tarihinden itibaren devlet bankalarında EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, 186.475,42 TL 'nin 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, (davalı ...'in 37.295,08 TL'den sorumlu olduğuna) karar verilmiş, hükme karşı davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

I-)Davalı ... vekil; müvekkilinin gerçekleşen satış sonucu elde ettiği toplam satış bedelinin %2’sini karşılayan 101.000,00 Euronun davacıya ödendiği halde, mahkeme tarafından müvekkile nakit olarak ödenen 3.160.604,00 TL için de başarı primi öngörmesi ve hesaplamaya 3.160.604,00 TL’nin de eklenerek müvekkilin 37.295,08 TL’ den sorumlu olduğu yolundaki kararın hatalı olduğunu, bu miktarın satış öncesi müvekkili tarafından satış işlemi sırasında şirket hesaplarında borçlu görünmemek amacıyla şirket hesabına yatırılan, satışın gerçekleşmesi ile bir gün sonra aynı miktarın müvekkiline iade edilen rakam olduğunu,

şirket muhasebe kayıtlarında da görülen bu işleme konu miktarın hisse satış bedeli olmadığının açık bulunduğunu, müvekkilinin hisse satış bedeli olan 5.050.000,00 Euro üzerinden hesaplanan yüzde 2 komisyon davacı tarafa davadan önce ödendiğini, şirketin hisselerinin yüzde 50'sinin değerinin 12.625.000,00 Euro olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ayrıca kabul şekliyle de yargılama gideri ve vekalet ücretinin de yanlış hesaplandığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

II-)Davalı şirket vekili; sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, temsile yetkili olmayan kişi tarafından imzalandığını, diğer davalı ...’in yalnızca kendisi adına davacı tarafla sözleşme akdettiğini, bu nedenle, diğer davalının kendi adına imzaladığı sözleşmenin yorum yoluyla müvekkil şirket açısından bağlayıcı olmadığını, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları incelendiğinde görüleceği üzere, raporlar birbiri ile açıkça çelişkili olup, mahkemenin hangi bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis ettiği ve gerekçesi anlaşılamadığını,

bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve itirazlar değerlendirilmeksizin tesis edilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan, dosyaya sunulu 13.05.2020 tarihli bilirkişi raporu tebliğ edilmemesine rağmen, tebliğ edilmiş gibi yargılamaya devam edildiği,

bu hususun, adil yargılanma hakkını açıkça zedelediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, alacağın hesaplanma şekline de itiraz ettiklerini, davacı tarafça "dava tarihi itibariyle geçerli olan kur ile karar tarihi itibari ile geçerli olan kur arasında hangisi yüksek ise o kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere KDV dahil 595.500 Euro başarı ücreti" talep edilmiş olmasına rağmen, mahkeme tarafından Euro kuru üzerinden hüküm tesis edilmesi de hatalı olduğunu, talebin aşıldığını ayrıca davacı lehine hükmedilen yarılama giderleri belirlenirken davadaki kabul ve red oranlarının dikkate alınmadığını,

reddedilen kısım üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, temerrüt olgusu gerçekleşmeden işlemiş faize de karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık; Finansal Danışmanlık ve Aracılık sözleşmesi kapsamında davacının davalı şirket hisselerinin dava dışı şirkete aracılık edip etmediği ve başarı bedelinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 01/09/2012 tarihli Finansman Danışmanlık ve Aracılık Sözleşmesi Başlıklı sözleşme kapsamında; satış hasılatının net %2 tutarında ücretden kaynaklanan başarı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalılar vekillerinin esasa yönelik istinaf itirazları nedeniyle işin esasının incelenmesine geçilmeden önce hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olup olmadığı ve gerekçeli karar ile kısa karar çelişkisi bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

Adil Yargılanma Hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3.maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.

Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.

HMK'nun 297. maddesine göre, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.

HMK 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.

HGK'nun 24.02.2010 Tarihli 2010/1-86 Esas, ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur."

Kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve hüküm ile gerekçenin bir kısmı arasında çelişki yaratılması da yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.

Yine HMK 297/2.maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." hükmü getirilmiş olup, mahkeme hüküm fıkrasında "taleplerden her biri hakkında" açık bir şekilde karar vermekle yükümlüdür.

Kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de somut olayda, gerekçe ile hüküm fıkrası çelişkili olup, hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.

HMK'nın 355/1.m.2.cümlesi:"...Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.."hükmünü içermektedir.

Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında:

Mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında davalılar hakkında "... 434.856 EURO ve 186.475,42 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir…"

Hüküm ve kısa kararda ise ; ‘’…Davacının davalı ... aleyhine EURO alacağı yönünden açtığı dava konusuz kaldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacının davalı ...Ş.aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne 434.856 EURO'nun 01/12/2012 tarihinden itibaren devlet bankalarında EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 186.475,42 TL 'nin 01/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, (davalı ...'in 37.295,08 TL'den sorumlu olduğuna)…’’şeklinde kararı verildiği anlaşıldığından mahkemenin davanın tarafları ve konusuna uygun, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir hüküm verdiğinden söylenemeyecektir.

Mahkemece davanın tarafları ve konusuna uygun gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. HMK'nın 355/1.m.2.cümle hükmü re'sen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre davalılar vekilinin diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/302 Esas 2020/755 Karar sayılı 02/12/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 355. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/a maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/594, K. 2024/911, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/594
Karar No
2024/911
Tarih
4 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/594 K.2024/681
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/594 K.2024/542
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/595 K.2024/515
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/596 K.2024/748
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/597 K.2024/447
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/598 K.2024/730

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.