KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacılar Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/923 - 2024/1044
- Esas no
- 2024/923 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1044
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2024
- Esas-karar no
- 2024/19 E - 2024/194 K
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/10/2024
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar; davalının hile ile mal satışı yapmadan kredi kullandırmak adı altında senet tanzim ederek borçlandırdığını, her hangi bir mal alımının olmadığını, belirterek takibe konu senet nedeniyle borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davalılara senetli ürün satışı yapıldığını, ürün satışına ilişkin faturaların davacılardan ... tarafından imzalandığını ve malların adı geçene teslim edildiğini, davacılar her ne kadar kredili şekilde senet tanzim edilerek kendilerinin borçlandırıldığını iddia etse de takip dosyasında görüleceği üzere 60.000-TL tutarında senet tanzim edildiğini, davacıların borcunu ödememesi üzerine takip başlattığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dairemizin 2023/1287 Esas,2023/1614 Karar 29/12/2023 tarihli kabul kaldırma kararı doğrultusunda :davacılar tarafından bedelsizlik ve iradeyi sakatlayan sebep olarak dayanılan hile hukuksal nedeninin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadığı yönündeki tüm deliller dosyaya kazandırıldığını, her ne kadar bahse konu senedin üzerinde "nakden" kaydı bulunsa da müvekkilleri tarafından davalı şirketten nakit bir karşılık alınmadığına dair beyanların bulunduğunu, aynı zamanda da davalı şirket tarafından da nakden kaydına rağmen senet karşılığında müvekkillerine eşya satımı yapıldığı iddia edildiğini, ticari defterlerine bakıldığında herhangi bir mal satımı yapıldığına dair kayda rastlanmadığını, dosya kapsamında açık bir şekilde herhangi bir mal satımı yapılmadığına dair yeterli yazılı delil olgusu davalı şirketin ticari defterleri ile sağlandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; iradenin fesada uğratılarak alınan senedin bedelsizliği ve hile olgusunun iusulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, iradeyi sakatlayan hile hukuksal nedenine ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle ispat yükü üzerinde olan davacıların davaya konu iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/923, K. 2024/1044, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama