KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/1199 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2026/42 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2025
- Esas no
- 2024/240 E 2025/477 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 26/02/2026
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı ile müvekkili şirketin akaryakıt alım ve satımına ilişkin olarak sözlü olarak anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirketin anlaşma gereği davalı şirkete akaryakıt satışı yapmayı, davalı şirketin ise aldığı akaryakıtın ve doğacak fiyat farkı bedelini ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa da her iki şirketin ticari defterleri incelendiğinde bu durumun uzunca bir süredir taraflarca kabul edilerek devam ettiğinin görüleceğini,
muavin defter sureti de incelendiğinde davalı ile ticari ilişkinin yıllardan beri aralarındaki sözlü anlaşmaya uygun devam ettiğinin görüleceğini, müvekkili şirketin aralarındaki anlaşmaya istinaden bütün edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı şirket bakiye 171.326,66 TL değerindeki fiyat farkı akaryakıt miktarını ödemediğini, müvekkili tarafından iş bu fiyat farkına ilişkin olarak fatura düzenlendiğini ve faturalar taraflarca ticari defterlerini istediğini, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun,
kısmi ödeme yaparak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile asıl alacak olan 150.326,66 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, borçlunun asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; taraflar arasında akaryakıt alım satımına dair ticari bir ilişki bulunduğunu, ancak davacı yanın iddia ettiği gibi akaryakıt fiyat farkından kaynaklanacak bir anlaşmanın varlığının söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu güne değin, davacı yandan almış olduğu akaryakıt bedellerini eksiksiz şekilde ödediğini, bütün ticari defter ve kayıtlarından ve banka ödemelerinden bu durumun anlaşıldığını, ancak davacı yanın iddia ettiği fiyat farkı konusunda yıllardan beri uygulanan bir teamül olmadığı gibi herhangi bir yazılı sözleşme de bulunmadığını,
davacı yanın tek taraflı olarak uygulamaya çalıştığı fiyat farkı uygulamasını müvekkilinin kabul etmediğine dair Akyurt 2. Noterliğinin 27.03.2019 tarih ve 07743 yevmiye numaralı ihtarnamenin içerisinde aynen fiyat farkı tutarı olarak kesilen genel toplamı 6.426,04 TL olan faturayı kabul etmediğini, fatura ve içeriğinin tamamına itiraz ettiğini söz konusu faturayı iade ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece Dairemizin 2021/494 Esas, 2024/184 Karar sayılı ve 04/03/2024 tarihli kaldıme kararı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasındaki sözlü anlaşma çerçevesinde akaryakıt alım satım işi nedeniyle uzun süre ticari ilişkinin sürdüğü, davacının son satış faturasının 15/08/2018 olduğu, 10/10/2018 tarihinden sonraki tüm faturaların fiyat farkına ilişkin olduğu, davacının bu tarihten sonra davalıya mal satmadığı, davalının da mal almadığı, ancak davacının mal alımının durdurulmasından sonra da 5 adet fark faturası tanzim ettiği, BAM kararında da vurgulandığı üzere davacının talebinin fiyat farkı olduğu,
dosya kapsamında yapılan incelemelerde, davacının iki ay fatura kesildikten sonra bir fiyat farkı faturası kestiği, bunu birkaç ay uyguladığı, taraflar arasındaki teamül gereği davacının davalıdan fiyat farkı talep edebileceği, davacının davalıdan alacağının 161.973,64-TL olduğu, davalının 21.000,00-TLlık ödemesinin mahsubundan sonra davacının kalan alacağının 141.412,32-TL olduğu,
her ne kadar bilirkişi işlemiş faizi 17.218,16-TL olarak hesaplamış ise de, davacının icra dosyasında istediği faizin 640,71-TL olduğu anlaşılmakla, talep gibi 141.412,32-TL asıl alacak ve 640,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 142.053,03-TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; asıl alacak olarak 150.326,66 TL’ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin takip tarihinden itibaren istendiğini, mahkemece 141.412,32-TL üzerinden kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, 8.914,34 TL'nin hangi gerekçeye dayanılarak reddedildiği ve takip tarihinden itibaren uygulanacak faiz oranın hüküm fıkrasında gösterilmediğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, raporlara itirazlarının değerlendirilmediği tek taraflı düzenlenen faturalara itibar edilemeyeceği müvekkili tarafından yapılan ödemelerin gözetilmediğini bildirilerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satın alma sözleşmesi kapsamında davalı yanca kesilen fiyat farkından kaynaklanan faturalardan davalı yanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fiyat farkı fatura bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ile akaryakıt alımı konusunda sözlü bir anlaşmalarının olduğunu, yazılı sözleşme olmasa da ticari defterlerden davalının satın aldığı akaryakıt bedeli ile fiyat farkı faturalarını ödemesi konusunda aralarındaki anlaşmanın taraflarca kabul edilmiş olduğunun görüleceğini, kendilerinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının takibe konu fiyat farkı faturalarını ödemediğini, takipten sonra bir kısım ödeme yaparak kalan kısım için itiraz ettiğini belirterek itirazın asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; akaryakıt alımı konusunda aralarında anlaşma olduğunu, akaryakıt bedellerinin ödendiğini, ancak fiyat farkı konusunda bir sözleşmenin, teamül niteliğinde bir uygulamanın da olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/4507 sayılı dosyası ile 171.326,66TL cari hesap alacağı için icra takibine girişmiştir. Takipten sonra davalı yan 21.000,00 TL kısmı ödemeyi mahsup ederek 150.326,66 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda: Davacının ticari defter ve kayıtlarının zayi olması sebebi ile dosya kapsamına göre inceleme yapıldığı, taraf kayıtlarının uyumlu olduğu, fiyat farkı faturaları açısından; tarafların ticari defter ve kayıtlarında davacının toplam 66.232,93 TL talep edebileceği, davalının 01/04/2019 tarihinde ve takip sonrasında 21.000,00 TL kısmi ödemesi bulunduğu,
davacının 21.000,00 TL'lık kısmi ödemesinin mahsubu ile takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek davacının talep edebileceği alacağın 45.232,93TL olduğu hesaplanarak davanın kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken tarafların ticari defter kayıtları ile doğrulanmayan, davalının kayıtlarında yer almayan ve kabul edilmeyen toplam 95.740,71 TL fark faturasının talep edilemeyeceği ve davacının dava dilekçesi ile işlemiş faiz talebinden de vazgeçtiği gözetilmeden yanılgılı hesaplama ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Taraflar arasında ihtilafsız olan fatura bedeli ve temerrüt olgusunun bulunmadığı ve davacının takip tarihinden itibaren talep edebileceği asıl alacağa avans faizi uygulanarak, davacının talep edebileceği alacak kaleminin 45.232,93 TL olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1199, K. 2026/42, 30 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama