KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/127 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/1139
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2024
- Esas-karar no
- 2024/387 E - 2024/675 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 03/11/2025
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işlettiği büfesini davalıya devrettiğini, karşılığında aldığı 40.000,00 TL bedelli senedin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali istemi ile Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kaldırıldığını,
kaldırma kararı sonrasında dosyanın gönderildiği Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından arabuluculuk dava şartının yerinde getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden red edildiğini ve kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, arabuluculuk görüşmeleri tamamlanarak tekrar işbu davanın açıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davalının büfesini müvekkiline devrettiğini, büfenin cirosunun iddia edildiği gibi yüksek olmadığını, davacının yüksek fiyattan büfeyi devredecek birini bulabileceğini söylediğini, bunun üzerine davacının yüksek fiyatta devir için birini bulması halinde ödenmek üzere müvekkili tarafından 40.000,00 TL bedelli teminat senedi verildiğini, büfenin belediye tarafından yıkıldığını, davacının müşteri bulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının 21/10/2020 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali talebinde bulunduğu, bu tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin başladığı, davanın 30/05/2024 tarihinde açıldığı, arabulucuya başvuru tarihinde bile 1 yıllık sürenin geçtiği, davanın İİK 67. maddesine göre 1 yıllık süre içinde açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın dava şartı nedeniyle usulden red edilerek müvekkili lehine 15.000,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, müvekkilinin haklılığı dikkate alınarak usul incelemesi yanında esasa girilerek davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini, nisbi yerine maktu vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT 7/2 maddesinde; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur düzenlemesi bulunmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hak düşürücü sürenin dava şartı olup esastan önce dava şartlarının mevcut olup olmadığının incelenerek dava şartının mevcut olmadığının tespiti halinde davanın usulden reddedilecek olmasına,
usulden red halinde ayrıca esastan inceleme yapılmasının mümkün olmamasına, hüküm tarihindeki AAÜT 7/2 maddesi gereğince davanın dava şartlarından birinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edileceği, ancak bu nispi vekalet ücretinin miktarının maktu vekalet ücretini geçemeyeceği, somut olayda davalının lehine olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına göre aleyhe kaldırma yasağı gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/127, K. 2025/1139, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama