KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1422 - 2026/382
- Esas no
- 2025/1422 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/382
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2025
- Esas-karar no
- 2025/406 E
- Davanın konusu
- İhtiyati haciz (İtirazın İptali istemli davada
- Yazıldığı tarih
- 14/04/2026
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin ticari ilişki kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve tüm malzemeleri davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı şirketin ürün bedellerini ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2025/372 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalı şirketin, müvekkil şirketin alacağını almasını engellemek kastıyla mal kaçırdığını,
bu durumun bizzat gözlemlendiğini, davacı şirketin zarara uğrama tehlikesinin bulunduğunu belirterek, davalı şirketin mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 15/09/2025 tarihli ara kararı ile, dava konusu edilen muaccel alacağın varlığının ve talep edilebilirliğinin yaklaşık olarak ispat edilmediği, yaklaşık ispat anlamında davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin cari hesaptan ve faturadan kaynaklı borcunun bulunduğunu, bu kapsamda borcun tahsili amacıyla ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirketin borcu ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu icra takibine kötüniyetli şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin mal kaçırdığının bizzat tespit edildiğini ve müvekkil şirketin, alacağına kavuşma ihtimalinin azaldığını belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bu aşamada dosyaya sunulan delillerle yaklaşık ispatın sağlanamamış olmasına göre ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1422, K. 2026/382, 27 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama