KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/199 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/152
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2024
- Esas-karar no
- 2023/204 E 2024/379 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 17/03/2025
Karar Metni
1.205 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2019 yılı Ağustos ayında davalı ... ve ...'yı evinde misafir olarak ağırladığını, davalının yanında getirdiği iki adet senedi psikolojik baskı ve korku altında müvekkiline imzalattığını, davalının müvekkili ile ortak arkadaşları olan ...'a para gönderdiğini, ...'dan parasını tahsil edemediğini söyleyerek ilerleyen zamanlarda işleme koymak adına müvekkilinden iki adet senet aldığını, senetlere dayalı takip başlatılabileceğini, müvekkiline zorla imzalattırılan senetlerin 400.000 bin Avro olduğunu belirterek korkutma yoluyla elde edilen senetlerin iptali ve müvekkilinin davalı yana borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı dava dilekçesinde davalı olarak ...'yı göstermiş, ... cevap dilekçesinde özetle, davacıdan kendi adına almış olduğu herhangi bir senet bulunmadığını, eşi ... ve annesi olan ...'den davacının 2019 yılı ve 2023 yılına kadar peyder pey toplamda 200.000 Euro borç alındığını, davacının eşine vermiş olduğu ilk senette davacının adının ... olmasına rağmen ... olarak kasıtlı olarak kimliğinde yer almayan takma adı ile imzaladığını, bunun üzerine ikinci senedin imzalandığını, ilk düzenlenen senedin hukuken geçerli olmadığını, davacının adına hiç bir şekilde senet düzenleyip vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı HMK.m.124 uyarınca iradi taraf değişikliği yaparak, davayı ...'ya yöneltmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının 2019-2023 yılları arasında çeşitli tarihlerde kendisinden, annesi ... ve kardeşi ...'den borç para aldığını, çeşitli bahanelerle borcunu ödemediğini, aldığı paralara karşılık 200.000 Euro'luk senedi ... adını yazarak imzalandığını, davacının kimlikte adının ... olarak yazılı olması nedeniyle senedin geçerli olmadığının söylenmesi üzerine davacının 2.senedi ... olarak yazıp imzaladığını, herhangi zor kullanma, tehdit gibi bir durumun olmadığını savunarak senetlerden yalnızca birinin geçerli olması ve karşılığında kendisi ve aile fertlerinin hesaplarından gönderilen havalelerin ispatlı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunduğu delillerle dava konusu bononun iradesi sakatlanarak elinden alındığı, bedelsiz olduğu konusundaki iddialarını ve bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece senet asıllarının davalı yandan talep edilmesi gerektiğini, senet asıllarının dosyaya eklenmediğini, incelemeye tabi tutulmadığını, tanıkların dinlenmediğini, davalının aynı borca ilişkin iki adet 200.000,00 Euro bedelli senetleri ve dava dışı ... tarafından düzenlenen 400.000,00 Euro bedelli bono aldığını kabul ettiğini, sunulan dekontlara göre borç miktarının 14.600,00 USD ve 631.1850,00 TL iken 800.000,00 Euro tutarında senedin uhdesinde tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dekontların bir çoğunda gönderen olarak ... isminin yazılı olduğunu,
senedin unsurlarını taşıyıp taşımadığı incelenmeksizin senet aslı ibraz edilmeden davalının tevilli ikrar niteliğindeki beyanları dikkate alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtilmiş olup kanunun 4/c bendinde 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı TBK'nın mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirilmesi hakkındaki 202. ve 203. maddeleri gereğince açılan davaların mutlak ticari dava olduğu açıklanmıştır.
Aynı yasanın 5/1 bendinde de aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/3 bendinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davaya bakmakla görevli mahkeme, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre belirlenecektir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca işletmenin devrinden kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardandır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Mahkemenin görevli olması, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Somut olayda davacı, davalıda bulunan 2 adet senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup davalı taraf senet suretlerini dosyaya ibraz etmiştir. Dosyaya sunulan senetlerden ilk senette sadece keşideci olarak ... isim, kimlik numarası, adres, telefon numarası ile imza ve bedel hanesinde de 200.000 Euro yazılı olduğu, senedin diğer kısımların boş olduğu, keşide tarihi ve lehtar isminin yazılı bulunmadığı, ikinci senette ise; keşideci olarak ... isim, kimlik numarası, adres, telefon numarası ile imza bulunduğu, lehtar hanesinde ..., bedel hanesinde 200.00,00 Euro yazılı olduğu, bu senette keşide yerinde adres olarak "..." yazmakla idari birimin yazılmadığı ayrıca keşide tarihinin de yazılı olmadığı görülmüştür.
Bonoda şekil şartları 6102 Sayılı TTK'nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; "Bono" yada "emre muharrer senet" ibaresi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, düzenleme yeri ve tarihi, düzenleyenin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur.
TTK’nun 688/6. maddesi gereğince senette düzenleme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 689/son maddesine göre ise, düzenleme yeri gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere düzenleme yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Davaya konu senetlerin ilkinde keşide tarihi ve lehtar ismi yazılı olmadığından, ikinci senette keşide tarihi ve idari birim yazılı olmadığından senetlerin kambiyo vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Davanın tarafları da gerçek kişi olup tacir olduklarına ve işin de ticari işletmeleri ile ilgili olduğuna dair iddia ve delil dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Bu durumda davaya konu senetler kambiyo vasfına haiz olmadığından, dava da ticari dava olmadığından mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar vermesi yerinde görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının bu nedenle kabulü ile HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/199, K. 2025/152, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama