KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/445 - 2025/801
- Esas no
- 2025/445 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/801
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/01/2025
- Esas no
- 2025/20 D.İŞ 2025/20 K
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
- Yazıldığı tarih
- 18/07/2025
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; aleyhine tedbir talep edilen Ankara ...
İnşaat Limited Şirketi tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak senedin müvekkili şirkete atfen kaşe vurularak şirketi temsile yetkili ... tarafından kaşe üzerine 2 adet imza atılarak keşide edildiğini, kendisini de avalist olarak senet ön yüzünde gösterildiğini, senet tutarının 4.000.000,00 TL, düzenleme tarihinin 15/11/2013 ve vade tarihinin 15/11/2022 olarak yazıldığını, senedin düzenleme tarihi 2013 yılı olmasına rağmen senedin matbaa basım tarihinin 2023 yılı olduğunu, senedin gerçeğe aykırı şekilde sahtecilikle düzenlendiğini,
müvekkili şirketin borçlu olduğunu gösterir senedin düzenlendiği yıl olarak gösterilen 2013 yılında davacı şirketin yetkilisi tarafından kötü niyetli olarak keşide edildiğini, davalının yetkili hamil sıfatının olmadığını, takipte talep edilen alacak miktarının müvekkilinin tüm mal, alacak ve hakları üzerine haciz konulması halinde ticari faaliyetinin kitleneceğini, belirterek dava konusu Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/4025 Esas sayılı icra takibinin HMK’nun 209 maddesi gereğince tedbiren durdurulmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; icra takibinden sonra ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" şeklinde düzenleme karşısında.
İİK m. 72 gereğince icra takibinden sonra açılan eldeki ihtiyati tedbir talebinde icra takibinin durdurulamayacağı ve İİK 72/2. maddesi gereğince reddi gerektiği, ancak takipteki toplam alacağın %15'i kadar ( 600.000,00-TL) teminat karşılandığında icra veznesine girecek paranın ihtiyati tedbir yoluyla alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; takibe konu senedin sahte olarak düzenlenmesi nedeniyle HMK md. 209 hükmü gereği ve temsilcinin kendisiyle işlem yapma yasağı dolayısıyla senedin batıl olması nedeniyle TTK md. 395/1 hükmü gereği, takip alacaklısı davalı şirketin yetkili hamil olmaması nedeniyle TTK md. 690 ve TBK md.184 gereği, senet metni, nüfus kayıtları ve ticaret sicil kayıtları gözetildiğinde yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmiş olması nedeniyle HMK md. 309 maddesi ve ihtiyati tedbire ilişkin sair HMK hükümleri gereği icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık somut olayda HMK’nun 209. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talebe konu uyuşmazlık; icra takibinden sonra; HMK’nın 209 ile 390 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; ihtiyati tedbir talep eden tarafın sahtecilik ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak, takipten sonra HMK'nun 209. maddesi gereğince teminatsız olarak, icra takibinin tedbiren durdurulmasının talep edildiği, mahkemece somut olayda İİK'nun 72/3. Maddesine göre karar verildiği görülmektedir.
Davacının talebi, açıkça teminatsız olarak icra takibinin HMK 209.maddesi kapsamında tedbir yolu ile durdurulmasına ilişkindir. İhtiyati tedbir talep eden tarafın hem dava dilekçesinde hem de istinaf dilekçesinde İİK'nun 72/3.maddesi gereğince icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde herhangi bir talebi mevcut değildir.
Hukuk yargılama usulünde yargılamaya hakim olan ilkelerden HMK'nun 24.maddesindeki "Tasarruf İlkesi", 25.maddesindeki "Taraflarca Getirilme İlkesi" ve özellikle 26.maddesindeki "Taleple Bağlılık İlkesi" gereğince hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle mahkemece davacı tarafın HMK'nun 209. Maddesi gereğince yapmış olduğu talep bu kapsamda değerlendirilmeli ve toplanan delillere göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece davacı tarafın talebinin HMK'nun 209. Maddesi kapsamında olduğu gözetilerek, ihtiyati tedbir hususunda bir karar vermesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılmış, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/445, K. 2025/801, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama