KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/62 - 2025/140
- Esas no
- 2025/62 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/140
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2024
- Esas-karar no
- 2024/809 E 2024/828 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 06/03/2025
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu ve bu sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirerek malları teslim ettiğini, ancak borçlunun mal tesliminden kaynaklanan para borcunu ödemediğini ve bu alacağa ilişkin fatura tutarının toplam 82,859,59 TL olduğunu, söz konusu fatura alacağına ilişkin Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/4871 Esas dosyası ile takip talebinde bulunduklarını, ancak takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, borçlunun itirazının borca, ferilerine ve yetkiye ilişkin olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşme sunulmadığı, dava dilekçesinde yetkiye ve teslim yerine ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı, yetki şartına ilişkin sunulmuş yazılı bir sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı hususlarının tespitlerinin yapıldığı ve bu hususlara ek olarak takip alacaklısı davacının yerleşim yerinin dava dilekçesinde Kahramankazan olarak belirtilmesi karşısında Ankara Batı Adliyesi yetki sınırları dışında olduğunun anlaşıldığı dolayısıyla takip talebinin başlatıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu, HMK md.6 uyarınca yetkili icra dairesinin ise davalının yerleşim yeri olan Kırıkkale icra dairesi olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili tarafından; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu, icra takibi başlatılan alacağın kaynağının fatura olması, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeden kaynaklı ve konusu para alacağı olan bir icra takibi oluşu dolayısıyla müvekkilinin takip tarihindeki yerleşim yerinin yetkili olduğu ve bu hususta yanlış bir değerlendirme yapılarak borçlunun yetki itirazının mahkemece kabul edilmesi hususunun istinaf başvurusunu gerektirdiği gerekçesiyle kararın kaldırılması talebinde bulunulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık itirazın iptali davasına konu olan takibin yetkili yerde yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2022/4871 Esas sayılı icra takibi dosyası fotokopisinin incelenmesinden aralarındaki ticari ilişki nedeni ile davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığı, davalı yanın süresinde yetkiye, borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından, yetki itirazının 6100 sayılı HMK'nun 116/1-a maddesi gereğince taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itirazların bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı hususu ise, aynı yasanın 117/3. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin takip edeceği süreç anılan yasanın 64. maddelerinde açıklanmıştır.
Bu nokta da; itirazın iptali davasının ancak usulüne uygun bir takip bulunması koşuluna bağlı olması nedeniyle, icra dairesinin yetkisinin itirazın iptali davası bakımından da değerlendirilmesi gerekmektedir. Öğreti ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin olmadığı kabul edilmektedir. İcra dairelerinin yetkisi bakımından da özel bir düzenleme öngörülmemiş olup, yetki hususunda İİK’nun 50. maddesinde HMK’ya atıf yapılmaktadır. (..., B.: İcra ve ... Hukuku, El Kitabı, 2.b., ... 2013, s.179 ve HGK., 24.04.2013 gün ve 2012/9-1435 E., 2013/569 K.). Bu nedenle itirazın iptali davasında olduğu gibi yetki itirazının taraflarca itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmektedir.
Son olarak yetki itirazında bulunulmasının takip hukuku bakımından değerlendirilmesi gerekirse; sadece icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde bu yöndeki itirazı incelemek İİK'nun 50. maddesi hükmü uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edilmesi halinde ise itirazın iptali davasında görevli olan genel mahkeme İİK'nun 50. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğundan öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemek ve sonucuna göre bir karar vermek durumundadır denilerek konuya açıklık getirilmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince, davacının takip tarihi itibariyle adresinin ... olduğu, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalıya ilâmsız icra takibine dayanak Örnek: 7 Ödeme Emri gönderilmiştir. İlâmsız icra takibi yalnız para alacakları için geçerli olacağından, davanın dayanağı icra takibinin de para alacağına ilişkin olduğuna kuşku bulunmamaktadır.
Mahkemece taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, davacı alacağının dayanağı olarak faturalar sunmuştur. Yetki itirazı hadise şeklinde incelenir. Bu durumda Mahkemece öncelikle dava dilekçesi davalı yana tebliğe çıkarılarak tarafların delil ibrazı sağlanarak sunulan bu deliller eksiksiz olarak değerlendirilerek yetki itirazının bu değerlendirmeye göre belirlenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/62, K. 2025/140, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama