KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/744 - 2025/722
- Esas no
- 2025/744 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/722
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2025
- Esas-karar no
- 2024/749 E - 2025/266 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 10/07/2025
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ...
A.Ş. firmasından aldığı malların ödemesi için 24/09/2024 vade tarihli 1.500.000,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, çekin dava dışı ... firmasına gönderildikten sonra kargoda kaybolduğunu, çekin üçüncü kişilerce kullanımının engellenmesi amacıyla ... firmasının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/514 E. dosyasıyla çek iptali davası açtığını ayrıca savcılığa şikayette bulunduğunu, çekin ... firması adına sahte imza ile ardından diğer birçok şahıs tarafından cirolandığını, en son davalının çeki bankaya ibraz ettiğini,
tedbir kararı nedeniyle çek bedelinin ödenmediğini belirterek öncelikle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2024/514 Esas sayılı dosyanın bekletici sorun yapılarak müvekkilinin çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın lehtar şirket tarafından açılması gerektiğini, müvekkilinin araç alım satım işi ile uğraştığını, çeki yaptığı ticaret karşılığı kabul ettiğini, karekod sorgulamasında sıkıntı olmadığı için çeki kabul ettiğini, çekin kayıp çalıntı çek olduğunu veya imzanın sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, ciro silsilesinin görüşüne göre düzgün olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı keşidecinin çekteki imzasını inkar etmediği, ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, dava dışı lehtarın imzası geçersiz olsa bile imzaların istiklali ilkesi nedeniyle davacı keşidecinin sorumlu olduğu, davalı hamilin kötüniyetli hamil olduğunun kanıtlanamadığı, davacının yemin hakkını kullanmadığı, bu nedenle lehtarın açtığı menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmadığı,
çek lehtarının ilk cirosunun sahte oluşu veya sonraki ciro yoluyla hamilin yetkili hamil olmamasının keşidecinin çekler nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceği , çekte lehtar imzasının sahteliği ilk cirantanın yetkili hamil olmamasına ilişkin mutlak defi ve/veya bedelsizliğe ilişkin şahsi def'iyi de davacı keşidecinin çek hamili davalıya karşı ileri sürerek borçtan kurtulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çekin lehtar şirkete kargo yoluyla gönderimi sırasında kaybolduğunun bildirilmesi üzerine müvekkilinin lehtara çek bedelini farklı bir çekle ödediğini, lehtarın imza inkarına dayalı olarak açtığı menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının çeki gerekli özeni göstererek iktisap etmediğini, kötüniyetli hamil olduğunu, benzer olaylarda aksine verilen bölge adliye mahkemesi ve hukuk genel kurulu kararı bulunduğunu, lehtar şirketin adına atılan imzanın sahte olması nedeniyle çekteki ciro zincirinin koptuğunu,
çeki elinde bulunduran davalının ciro zinciri koptuktan sonra çeki elde ettiğinden yetkili hamil sıfatını kazanamayacağını, yetkili hamil sıfatını haiz olmayan davalının ciro zinciri koptuktan itibaren keşideci ve lehtara karşı talepte bulunma hakkının bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacı keşidecinin çek nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı keşidecinin imza inkarının bulunmamasına, imzaların istiklali ilkesi gereğince keşidecinin lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı olarak sorumluluktan kurtulamayacak olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/744, K. 2025/722, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama