KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2023
- Esas no
- 2019/683
- Karar no
- 2023/593
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2018
- Esas-karar numarası
- 2018/81 E.-2018/799 K.
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...-(e-tebligat
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...-(e-tebligat
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif yetkililerinin sözlü talepleri üzerine 3.034,33 TL'lik borcu 30.05.2014 tarihinde ödediğini ancak daha sonra kooperatif yetkililerinin müvekkiline kooperatiften ihraç edildiğini bildirdiklerini, kooperatiften ihraca ilişkin belgeleri talep ettiklerini, kooperatifçe üç ayrı tarihli gazete ilanlarını gönderildiğini, müvekkili ile birlikte sekiz üye için de ihraç kararı verildiğini, müvekkiline ihraç ile ilgili usulüne uygun tebligatlar yapılmadığını, eczacı olan müvekkilinin adresi tespit edilebilecekken hatalı adreslere tebligat çıkarıldığını,
müvekkilinin ödemesi gereken tutarın ilanda 1.485,83 TL olarak belirtildiğini ancak müvekkilinin ilk ilan tarihi 07.06.2014 tarihinden önce kooperatife ödemekle yükümlü bulunduğu tutarı fazlasıyla ödediğini ileri sürerek, müvekkili ile ilgili ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; Davanın 3 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığını, davacıya gönderilen ihtarnemelerin bila tebliğ dönmesi üzerine Türkiye genelinde yayımlanan gazetede 1. ve 2. ödeme ihtarları ile ihraç ihtarının ilan edildiğini, davacının 1996 yılında kooperatife ortak kaydı yapıldıktan sonra hiçbir şekilde kooperatifle ilişki ve irtibat kurmadığını, hiçbir genel kurul toplantısına iştirak etmediğini, kooperatif arsasının imar görmesi üzerine kooperatif avukatı ile irtibata geçtiğini ve ihraç edildiği bilgisini edindiğini, davacının kesin ihraç ilanından yaklaşık 3.5 yıl sonra dava açmasının usul yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, kooperatif kayıtları, ödeme dekontu, noter ihtarları, gazete ilanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle davacı üyeye ödemeye ilişkin birinci ve ikinci ihtarın kooperatife bildirdiği adrese noter vasıtasıyla tebliği ile iade gelmesi nedeniyle noter tarafından gazete yolu ile ilanının istenmesi ve yapılması gerekirken, bu yapılmadığından tebliğin usulsüz olduğu , yine aynı şekilde ihraç kararının da usulsüz tebliği edildiği görülmekle, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı nazara alınarak, işin esası incelendiğinde;
birinci ihtar tarihi itibariyle davacının istenen kadar kooperatife borcun bulunmadığı, yine ikinci ihtarda istenen miktar ile birinci ihtarda istenen miktarların farklı olduğu, ayrıca birinci ihtarda istenenden daha fazlasının davacı tarafından 30/05/2014 tarihinde kooperatifin banka hesabına ödendiği görülmekle , usul ve yasaya aykırı ihraç kararının iptaline karar vermek gerekmiş ..."gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 30.12.2013 tarih ve 8 nolu ihraç kararının iptaline karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı hakkındaki ihraç kararının 24.07.2014 tarihli gazetede yayınlandığını, dolayısıyla 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan iş bu davanın esasa girilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda 1996 yılında kooperatife üye olan davacının 17.06.2001 ile 17.05.2014 tarihleri arasında çağrılmasına rağmen genel kurullara katılmadığı, aidat ödeme yükümlülüğü bulunan kooperatifle irtibatının olmadığı hususlarının tespit edildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
I-Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre, aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğin sona erdiğini ortağın zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve böyle bir davacının açtığı davanın TMK 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün kabul edilmesi gereklidir.
Somut olayda, dosya içerisindeki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacı kooperatif üyesinin 17.06.2001 ila 17.05.2014 tarihleri arasında, 14 yıl yapılan tüm kooperatif genel kurul toplantılarına çağrılmasına rağmen katılmadığı, bu süre içerisinde kooperatifle iletişime geçmediği tespit edilmiştir.
Buna göre İlk Derece Mahkemesince, aidat yükümlülüğü bulunan kooperatifte davacının uzun süre kooperatife uğramadığı, 14 yıl boyunca çağrılmasına rağmen genel kurul toplantılarına katılmadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve a tığı davanın TMK 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/03/2023
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/683, K. 2023/593, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama