KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas no
- 2020/1026
- Karar no
- 2023/1624
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18.09.2019
- Esas-karar numarası
- 2016/181 E., 2019/588 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davalı iflas idaresi vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili banka ile müflis şirket arasında imzalanan 26.12.2007 ve 08.10.2007 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, müvekkili bankanın müflis şirketten olan kredi alacağının iflas tarihi olan 15.02.2012 tarihi itibariyle işlemiş faizleri ile birlikte 32.816.312,60 ABD doları olan müvekkili banka alacağının iflas tarihindeki T.C.
Merkez Bankası efektif satış kuru olan 1,7629-TL üzerinden Türk Lirasına dönüştürülerek hesap edildiğini, davalı iflas idaresinin 15.08.2012 tarih ve 172 sayılı kararı ile haksız olarak müvekkili bankanın 24.995.224,90-TL alacağının reddine karar verdiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarını ve ferilerini talep, dava ve iflas masasına kayıtlar saklı olmak ve tahsilde tekerrür etmemek üzere iflas idaresi tarafınan reddedilen 24.995.244,90-TL alacağın iflas tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili, dosyada taraf olan Müflis ....A.Ş. hakkında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.02.2012 tarih ve 2010/307 E., 2012/41 K. sayılı ilamıyla iflasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, tasfiye işlemlerinin Ankara İflas (21.
İcra) Müdürlüğü'nün 2012/3 sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, ilk alacaklılar toplantısının 11.05.2012 tarihinde, ikinci alacaklılar toplantısının ise 17.03.2016 tarihinde yapıldığını, davacı bankanın iflas müdürlüğü dosyasına alacak başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun reddedildiğini, iflas idaresi tarafından yapılan incelemede;
davacı tarafından İİK'nun 68/b m. gereği gönderilmesi gereken hesap kat ihtarının başvuru dosyasında bulunmadığını, davacının müşteri hesap ekstrelerine dayanabilmesi için hesap kat ihtarına bir ay içinde itiraz edilmemiş olması gerektiğinin görüldüğünü, müflis şirket kayıtları ile banka kayıtları örtüşmediğinden şirket kayıtlarında bulunan talep kabul edilerek kayıtların üstünde yer alan kısmın reddine karar verildiğini, iflas idaresinin koruduğu hukuki menfaatin müflis şirketin değil müflis şirketten alacaklı olup da alacakları somut belgelere dayanan diğer alacaklıların olduğunu,
denetime elverişli olmayan talebin yargılama gerektirdiğini, davanın açılmasında sorumluluk davacı tarafta olduğundan ve neticede haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin taraflarından karşılanması gerektiğini belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı banka ile davalı müflis şirket arasında tanzim edilen kredi sözleşmelerine istinaden davalıya dövize endeksli kredi ve ithalat akreditif kredisi kullandırıldığı, kredi geri ödenmeden davalı şirket hakkında iflas kararı verilerek kararın kesinleşmesi üzerine iflas masası oluşturulduğu, davacı bankanın alacaklarının iflas masasına kaydı için başvurduğu, iflas masasınca kısmen kabul edilerek geri kalanın reddedildiği, davacının 15 günlük yasal süre içerisinde derdest davayı açarak alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabul talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında tanzim edilen sözleşmeler, banka kayıtları ve bilirkişi raporuna göre davacı bankanın iflas masasınca kabul edilen dışında 22.336.054,26-TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, bu miktarın davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Eksik defterler temin edilmeden oluşturulan raporun hükme esas alınamayacağını; aksi halde iflas masasına başvurup alacağını açık deliller ile ispatlayan alacaklıların haklarının ihlal edilmiş olacağını;
Bir alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul edilebilmesi için alacağın varlığının kesin ve birbirini doğrulayan belgelerle, yargılamaya ihtiyaç duyulmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, iflas idaresinin, davacının sunduğu alacak başvuru dilekçesini incelediğini, şirket kayıtları ile karşılaştırdığını ve reddine karar verdiği alacakların varlığını saptayamadığını, dolayısıyla somut delillerle alacağını ispat etmiş olan alacaklıların menfaatini korumak adına, davacıların alacak başvurusunun bir kısmının reddedilmesi gerektiğini;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamasının, dayanağı belirtilmeyen faiz oranları üzerinden yapıldığını;
Mahkemece kurulan hükmün aleyhe olan kısımlarını kabul etmemekle beraber, hüküm kurulurken bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmuş olmasının davacının iflas masasına başvuru yaparken gerekli bilgi ve belgeleri sunmamasından kaynaklandığını, dolayısıyla davanın kısmen kabulü halinde dahi müflis aleyhine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkindir. (İİK m 235/2)
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı iflas idaresi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.10.2023
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1026, K. 2023/1624, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama