KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1074 - 2025/574
- Esas no
- 2020/1074
- Karar no
- 2025/574
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/10/2019
- Esas-karar numarası
- 2018/559E., 2019/607K.
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, ... Şti.'nin kiracı sıfatı ile faaliyet gösterdiği ... adresinde bulunan işyerinin, müvekkili şirket nezdinde "..." ile sigortalı olduğunu, 17-18.05.2015 tarihinde meydana gelen yağış sonucu ...'nin sorumluluğundaki altyapının yetersizliği nedeniyle işyerini su bastığını ve 63.874,40-TL'lik hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin 30.06.2015 tarihinde müvekkili şirketçe ödendiğini ileri sürerek, 63.874,40-TL alacağın olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...'nin 2560 sayılı Kanunla kurularak 01.01.1990 tarihinde faaliyetlerine başladığını, kamu tüzel kişiliği olduğunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde geçen dava türlerinde idari davaların gösterildiği, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, davacı ... A.Ş. tarafından ...
Ltd.'nin kiracı sıfatı ile faaliyet gösterdiği işyerinin paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, dava konusu işyerinin bulunduğu yerin de ... ekiplerinin 18.05.2015 tarihinde su baskını ile ilgili yaptığı ilk incelemede, çatının yağmur borularının doğrudan kanal şube yoluna bağlı olduğu,
yani çatıdan akan yağmur sularının işyerinin iç kanalizasyon şebekesine bağlandığının tespit edildiğini, 19.08.2015 tarihinde işyerinde ... ekiplerinin yaptığı incelemede işyerinin çatısına bağlı yağmur borularının kanal şube yolundan iptal edilmiş olduğunu, Deşarj Yönetmeliği gereğince sigortalı ile mal sahibinin atık suların geri gelmesini önleyecek valf sistemini kurmadığını ve zararın oluşumuna neden olduğunu savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 13/11/2014 tarihinde bir sigortacılık sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye istinaden davacı sigorta şirketi tarafından 13/11/2014 başlangıç - 13/11/2015 bitiş tarihli 90794195 sayılı ...'nin tanzim edildiği; dava dışı ... Ltd.
Şti.'nin kiracı sıfatıyla ticari faaliyetlerini yürüttüğü ve beyaz eşya deposu olarak kullandığı ... adresindeki taşınmazın 17/05/2015 ve 18/05/2015 tarihlerinde meydana gelen şiddetli yağışlar neticesinde su baskınına maruz kaldığı ve bina içerisindeki davadışı sigorta ettirene ait emtianın hasar gördüğü;
sigorta ettirenin ihbarı üzerine olay yerine gelen davacı sigorta şirketi eksperlerinin sigorta ettirene ait 61.824,40 TL.'lık emtia hasarı ile 2.050,00 TL. enkaz kaldırma bedeli olarak toplam 63.874,40 TL. hasar tespit ettikleri ve söz konusu tutarın 23/06/2015 tarihinde sigorta ettirenin banka hesabına yatırılmak suretiyle davacı tarafından hasarın tazmin edildiği; hasarı tazmin eden davacının yeterli altyapıyı yapmayarak hasara neden olduğunu düşündüğü davalı ...'ye karşı işbu davayı açtığı;
ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından da açıkça anlaşıldığı üzere hasarın altyapı yetersizliğinden değil bina içerisindeki tahliye sisteminin yetersizliğinden kaynaklandığı, gider borularının bağlantıları hatalı olduğu gibi atık suyun tahliyesini sağlayan ve geri kaçmasını önleyen çek-valf sisteminin de bulunmadığı; bu hususların taşınmaz maliki ile taşınmaza iskan ruhsatı veren ve denetlemekle görevli ilçe belediyesinin sorumluluğunda olabileceği;
söz konusu eksikliklerden davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine...", davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 2.725,00 TL. vekalet ücreti ile görevsizlik kararı verilen Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/517 esas sayılı dosyası yönünden HMK 331/2 maddesi uyarınca karar tarihi itibariyle 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ...'nin sorumluluğundaki altyapı sisteminin yetersiz kalması sebebi ile zararın meydana geldiğini, ... işyerlerinin bir kısmında benzer hasarların meydana geldiğini, su ve atık su abonelik işlemlerinin davalı ...'nin yetki ve görevi dahilinde olduğunu, davalının mevzuat uyarınca görev ve yetkisi dahilindeki bir hususta sorumluluğuna dair herhangi bir değerlendirmenin yapılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığını,
hem görevsizlik kararı tesis edilen Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/366 E. sayılı dava yönünden hem de yargılamanın yapıldığı Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/559 E. sayılı işbu dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, öninceleme tutanağı imzalanmadan tesis edilen görevsizlik kararı nedeniyle tam vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, İşyerim Paket Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
I-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II-HMK'nın 331/(2). maddesi, "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." hükmünü içermektedir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince bu hüküm uyarınca görevsiz mahkemede davaya devam edilmemesi durumunda görevsiz mahkemece görevsizlik kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilebileceği hususu gözden kaçırılarak hem davanın reddi nedeniyle, hem de görevsizlik kararı nedeniyle mükerrer vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)/2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1074, K. 2025/574, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama