KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanreddi - Düzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- 2020/1297
- Karar no
- 2024/933
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10.03.2020
- Esas-karar numarası
- 2019/167 E., 2020/185 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, miras bırakan ...'ın davacı kooperatifin üyesi olduğunu, miras bırakanın 04.10.2012 tarihinde itibaren üyelik aidatlarını ödemediğini, mirasçılarının bu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, bu sebeple davalılar hakkında Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/934 sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalıların borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduklarını beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Mahkememiz dosya kapsamı, genel kurul tutanakları, kooperatif defter ve kayıtları eksiksiz olarak incelenmek suretiyle her bir üyenin yatırması gerekli aidat miktarı, buna göre davalılar murisi üyenin yatırdığı ve yatırmadığı aidatlar belirlenerek takip ve davada talep edilen miktar aidat borcunun bulunup bulunmadığı hususunun gerekçeli olarak açıklanıp hesaplanması hususunda mali müşavir bilirkişi ...'dan 02/12/2019 tarihli rapor alınmış,
...
Davacı vekilinin faiz hesabı yapılmadığı yolundaki itirazı doğrultusunda faiz hesabı yapılması için ve davacılar murisinin iki hissesinin bulunduğu belirtilmekle bu hisselerin varlığını gösteren kooperatif kayıtlarının ve belgelerinin eksiksiz olarak açıklanıp belge örneklerinin rapora eklenmesi hususunda mali müşavir bilirkişi ...'dan 17/02/2020 tarihli ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; "davacı kooperatifin asıl alacağının 64490 TL olduğu, TBK 88 ve 120 maddesine göre hesaplanan faiz alacağının 32844 TL olduğu, toplam alacağının ise 97334 TL olduğu,
Davalılar murisi ...'ın 03/09/2007 tarihinde 82 numaralı üyeliği ...'den devir aldığı, hisse devrinin 03/09/2007 tarih ve 205 sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, devir alınan hissenin 2 adet 120 m2'lik hisse olduğu" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Davacı kayıtlarına göre, davalılar murisinin kooperatifte 2 adet üyeliğinin bulunduğu, celp edilen tapu kaydına göre kooperatife ait 647 ada 6 parselin muris ...'a, sonrasında davalılara intikal ettiği, alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere 2 üyelik nedeniyle, davalıların 64490 TL asıl alacak, 32.844 TL takibe işlemiş temerrüt faizi borçlarının bulunduğu anlaşılmakla, bu miktarlar yönünden, davanın kısmen kabulü ile davalıların, 64.490,00 TL asıl alacak 32.844,00 TL takibe kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.334,00 TL alacak yönünden Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/934 sayılı takip dosyasına ilişkin itirazların iptaline,
alacak likit bulunmakla asıl alacağın %20 sine karşılık 12.898,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Bilirkişi raporunun eksik incelemeyle düzenlendiğini, müvekkili kooperatifin alacağının bilirkişi raporunda tespit edilen miktardan fazla olduğunu;
Somut olayda bilirkişinin, son ödeme günü olan 30.10.2012 tarihinden takip tarihine kadar ayrı ayrı faiz tekabül edecek şekilde hesaplama yapması gerektiğini, nitekim bu hesaplamaları yaparken TBK'nun 88 ve 120. maddelerini de dikkate alması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Muris ...'ın, davacı kooperatif nezdinde bir üyeliğinin bulunmadığı hususunun bizzat davacı tarafından mahkemede beyan edildiğini;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çok açık bir şekilde davacıya ait ticari defterlerin üyelere ilişkin borç ve alacakları ihtiva etmediğinin, davacı kooperatif ticari defterlerine göre, kooperatifin müvekkillerinden ya da muristen herhangi bir alacağının görünmediğinin belirtildiğini;
Dava dilekçesinde faize yönelik net ve açık bir talep bulunmadığından ve ilk derece mahkemesince huzurdaki dava, dava dilekçesi üzerinden neticelendirilmek zorunda olduğundan, dava dilekçesinde talep konusu edilmeyen bir hususun yargılama devam ederken beyan yolu ile dava konusu edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, zira huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu ve yasa gereği 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, şu halde dava dilekçesine yönelik ıslahın da zikrolunan bu hak düşürücü süre içerisinde yapılması gerektiğini,
somut olayda davacı tarafın en geç işbu davanın açıldığı 28.03.2017 tarihinde itirazdan haberdar olması gerekeceği nazara alındığında 1 yıllık sürenin dolduğu 28.03.2018 tarihinden sonra işbu dosyada ıslah yoluna başvurulması da mümkün olmadığından ilk derece mahkemesince ıslah dilekçesi verilmemiş gibi yargılamaya dava dilekçesi üzerinden devam edilmesi yerine ıslah dilekçesine değer verilerek yargılama yapılmasının da yasaya açıkça aykırı olduğunu;
Kabule göre de kararın hüküm fıkrasında salt işlemiş faiz alacağı tespit edilmiş olup, takibin devamı süresince faizin hangi oran üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi ve talepleri olmasına rağmen davanın reddedilen kısmı üzerinden lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının da doğru olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinin, "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz." hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen.
"Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut davada, takip talebinde genel kurulda kararlaştırılan aylık %5 oranında faiz talebinde bulunulmuş ve mahkemece hükümde bu faiz oranı gözetilmeksizin itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, 64.490,00-TL asıl alacak yönünden TBK'nın 120. maddesi uyarınca takip tarihinden sonra yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşmayacak şekilde işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilerek HMK m. 353/1,b,2 gereğince kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27.06.2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1297, K. 2024/933, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama