KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (H Ükmükaldırarak Yenidenhükümkurulmas I) Davacı
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2020/1313
- Karar no
- 2024/1147
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/06/2020
- Esas-karar numarası
- 2019/266 E., 2020/220 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
1.977 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin 15.12.2016 tarihli ihtarname ile davalı kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, birikmiş aidatlarının talebine rağmen ödenmediğini, davalı kooperatif aleyhine yasal faiziyle birlikte toplam 29.809,60 TL'nin tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/2891 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 24.11.2016 tarihinde müvekkili kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, 29.03.2015 tarihli genel kurulda "1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesine göre kooperatiften çıkan veya çıkarılan üyelerle hesaplaşmada kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemelerin üç yılı aşmamak üzere yapılması hususunda yetki verilmesine oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar alındığını, bu nedenle davacının alacağının muaccel olmadığını, davacının ortak olduğu dönemde 12.900,00 TL. para yatırdığını, icra takibinde ise 24.800,00 TL. asıl alacak,
5.009,60 TL. faiz olmak üzere yatırmış olduğundan fazlasının, toplam 29.800,60 TL.'nin talep edildiğini, kooperatiften ayrılan veya çıkarılan ortaklar faiz talep edemeyecekleri gibi kooperatif genel giderlerinden de sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince.
"Kooperatif defter ve kayıtları ile genel kurul tutanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacıya ayrılma nedeniyle ödenecek bedelin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, Kooperatifler Kanunu 17. maddesi uyarınca hesaplamanın ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre yapılmasının gerektiği, kooperatif ana sözleşmesi 15. maddesi uyarınca ortaklığı sona erenlerin alacaklarının bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde verilmesinin kararlaştırıldığı, davacının 24.11.2016 tarihinde ortaklıktan çıkarıldığı, 6.6.2017 tarihli genel kurul toplantısında 2016 yılı bilançosunun onaylandığı,
1 aylık süre gözetildiğinde 6.7.2017 tarihinde alacağın muaccel hale geldiği, davacı hesabına düşen genel giderlerin mahsubu ile davacı alacağının 12.082,00 TL olduğu görülmüş, işlemiş faiz alacağı da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının 12.082,13 TL asıl alacak, 1.805,37 TL işlemiş faiz toplamı 13.887,50 TL'ye yönelik itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20'si 2.416,42 TL icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
İlk derece Mahkemesince rapora yaptıkları itirazların nazara alınmadığını, eksik inceleme neticesinde hazırlanan ek bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalı kooperatifin eksik defter ve kayıtlarının müvekkili aleyhine delil teşkil edemeyeceğini, bilirkişi ek raporunda "Mükerrer defa davalı ...ne ait Muhasebe Kayıtları (Gelir Tabloları), yıllar itibari ile ortak sayıları, Genel Kurul Tutanakları dava dosyasında belirtilen Muhasebe Bürosundan talep edilmiş olmasına rağmen tarafıma belgeler eksik ibraz edilmiştir." denildiğini,
ayrıca 23.10.2019 tarihli Ön İnceleme duruşmasının 5 nolu ara kararı gereği davalı yana kooperatifin defterlerinin bulunduğu yeri bildirmesi için iki haftalık kesin süre verildiğini, davalı kooperatifin resmi belgeleri düzenli şekilde saklamakla yükümlü olduğunu, bilirkişi ek raporunun eksik inceleme neticesinde hazırlandığını, neden kaynaklandığı tespit edilmeden genel yönetim giderlerinin müvekkilinin alacağından mahsup edilemeyeceğini, faizin başlangıcının müvekkilinin ihtarname tarihi olan 15.12.2016 tarihi olması gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde. İlk derece Mahkemesince bilirkişi ek raporuna itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davacının noter aracılığı ile gönderdiği 15.12.2016 tarihli dilekçesi ile istifa ettiğini, Kooperatifler Kanununun 12. maddesinde, ''Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır.
Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.'' düzenlemesinin bulunduğunu, ana sözleşme hükmüne göre davalının 2017 yılı Ocak ayı içinde ortaklıktan ayrıldığını, her ne kadar müvekkili kooperatifin davacıyı ortaklıktan çıkarma girişiminde bulunmuşsa da çıkarma kararının davacıya tebliğ edilemediğinden çıkarma işleminin sonuçlanmadığını, ana sözleşme ve Yargıtay içtihatlarına göre davacının kooperatiften olan alacağının 2017 işlem ve hesaplarının görüşüldüğü genel kurul tarihinden bir ay sonra muaccel olduğunu,
müvekkili kooperatifin 2017 genel kurulu 27.04.2018 tarihinde yapılmış olduğundan davacının alacağının 28.05.2018 tarihinde muaccel olduğunu, bilirkişi tarafından davacının çıkış tarihi 24.06.2016 tarihi olarak kabul edildiğinden hesaplamaların 2016 yılı genel kurulunun yapıldığı 06.06.2017 tarihine göre yapıldığını, 2017 genel kuruluna göre her ortak için hesaplanan gider payının 2.907,07 TL. olduğunu, muacceliyet tarihi olan 28.05.2018 tarihine göre davacının 10.093,00 TL. ana para, 709,00 TL. işlemiş faiz talep edebileceğini,
davacının müvekkili kooperatife ortak olduğu dönemde 12.900,00 TL yatırmasına rağmen icra takibinde 24.800,00TL. asıl alacak, 5.009,60 TL. faiz olmak üzere toplam 29.800,60 TL. istediğini, davacı icra takibinde fazla talepte bulunduğundan mahkemece davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yasalara ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı alacağı likit olmayıp bilirkişi tarafından hesaplandığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istinaf nedenleri doğrultusunda yeni karar oluşturulmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
I-Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden,
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle herhangi bir ödeme belgesi sunulmamış olmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 356/(2). maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden;
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın ana sözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır.
Somut olayda davacı tarafça noter aracılığı ile istifa bildirimi yapılmamış, PTT aracılığı ile gönderdiği istifa bildirimi 15.12.2016 tarihinde yapılmıştır. Davalı kooperatifçe 24.11.2016 tarihinde davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiş ise de bu kararın davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı tarafça da davacının 15.12.2016 tarihinde istifa etmiş olduğu kabul edilmektedir. Buna göre davacının istifa tarihinin 15.12.2016 tarihi olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığının kabulü gerekir.
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin "ORTAKLIKTAN ÇIKMA" başlıklı 13. maddesinde, "Her ortak, hesap senesi sonunda en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı yönetim kuruluna bildirir.
Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir." düzenlemesi yapılmıştır. Anılan hüküm, yılın bitimine bir ay kala gerçekleşen istifanın, ertesi yıl yapılmış gibi sonuç doğuracağı anlamına gelmekte olup, kooperatif ile ilişkisi kesilen ortağa yapılacak ödemelerin muaccel olduğu tarihin tespiti açısından çıkma payı tahsiline ilişkin davalarda sonuca etkilidir. Yılın son ayı içerisinde ulaşan bir istifa bildirimi geçerlidir.
Buna göre davacının yılın bitimine bir aydan daha az süre önce 15.12.2016 tarihindeki istifası, 2017 yılı başında yapılmış gibi sonuç doğuracaktır.
İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 2016 yılı hesap senesi sonunda bir aydan az kala istifa etmiş olduğu hususu göz ardı edilerek, tebliğ edilmeyen çıkarma kararı esas alınıp, çıkma payı alacağının 2016 yılına ait hesaplarının görüşüldüğü genel kuruldan bir ay sonra 06.07.2017 tarihinde muaccel olacağının kabulü ile hesaplama yapıldığı ve İlk derece Mahkemesince de bu rapor doğrultusunda hüküm kurulduğu görülmüş, HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına karar verilmiş,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğünden davacının istifa etmiş sayıldığı 2017 hesap yılına ait 27.04.2018 tarihli genel kurulu tutanağı ve ana sözleşmenin 41. maddesi gereğince gönderilen belgeler istenmiş, davacının çıkma payı alacağının 28.05.2018 tarihinde muaccel olduğu varsayımına göre varsa çıkma payı alacağı ve işlemiş faizinin hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ek raporunda; davalı kooperatifin muhasebe kayıtları ve belgeler üzerinden yapılan hesaplamada; davacıya düşen genel yönetim gideri tutarının 1.664,31 TL olarak hesaplandığı, davacı alacağının 13.000,00 TL (100,00 TL sermaye+ 12.900,00 TL Ek ödeme) hesabına düşen tutarından genel giderler düşüldükten sonra 11.335,39 TL olduğu, davacının alacağının muaccel olduğu 28.05.2018 tarihinden Ankara 22. İcra Müdürlüğüne başvurduğu 04.03.2019 tarihine kadar olan işlemiş faiz tutarının 782,61 TL. olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle çıkma payı alacağının 12.118,00 TL olduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Buna göre Dairemizce, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca, davacının çıkma payı alacağının istifa etmiş sayıldığı 2017 yılı hesaplarının görüşüldüğü 27.03.2018 tarihli genel kuruldan bir ay sonra 28.05.2018 tarihinde muaccel olduğu,
buna göre davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/1. maddesi uyarınca, ayrıntılı ve hükme esas alınmaya uygun bilirkişi raporu ile belirlenen, genel gider payının mahsubundan sonra takip tarihi itibariyle 11.335,39 TL. asıl alacak, 782,61 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.118,00 TL. talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1313, K. 2024/1147, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama