KÜNYE
T.c... Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) Mahkemesi ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas no
- 2020/515
- Karar no
- 2024/895
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Tarihi
- 22/10/2019
- Esas-karar numarası
- 2018/41 Esas-2019/946 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı idare arasında 05.04.2016-31.03.2019 dönemine ilişkin olarak temizlik hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum bünyesinde çalışan ancak son alt işverenler olan müvekkili şirketler adi ortaklığından dava dışı iki işçinin emekli olmaları nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesinin istendiğini, müvekkili adi ortaklığın da bu talebi reddettiğini, bunun üzerine davalının müvekkillerinin hakedişinden kesinti yaptığını, yapılan işlemin hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkillerinin sorumluluğunun işçilerin müvekkilinin bünyesinde çalıştığı dönemle sınırlı olduğunu ileri sürerek 15.000,00 TL'nın faizi ile birlike davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın haksız açıldığını, müvekkilinin işçilerin kıdem tazminatından sorumlu olmadığını, sorumluluğun alt işveren olan davacı şirketlere ait olduğunu, bu konuda Yargıtay kararları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, haksız kesinti iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirketlerin oluşturdukları adi ortaklık ile davalı arasında 05/04/2016-31/03/2019 dönemi temizlik hizmetleri sözleşmesi mevcut olduğu, bu kapsamda davacı şirketler bünyesinde çalışmakta olan dava dışı işçilerin emekli olmaları neticesinde işçilik alacakları (kıdem tazminatı) ile ilgili olarak davalı tarafından yapılan ödemenin, davalıların hak edişinden kesilmesi neticesinde, davalılar tarafından söz konusu bedelin iadesi istemli olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu somut olayda, davalı ... ile sözleşme imzalayan davacı firmalar, ihale yolu ile işi üstlenmiş olup, davalı ile ihaleyi alan firmalar arasında 48S7 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesi gereğince asıl-alt işveren ilişkisi bulunmaktadır.
Davalı ... ile davacı firmaların oluşturduğu adi ortaklık arasında 05.04.2016 tarihinde sözleşme imzaladığı sabit olup, davalının söz konusu işlerle ilgili daha önce farklı firmalar tarafından verilen hizmetin davacı firmalara geçmesi nedeni ile,
davacı firmaların, eski ihaleyi alan firmalarda sigortalı olarak davalı bünyesinde çalışan personellerin devrini alarak sigortalı olarak çalıştırmaya devam ettiği, dosya içerisinde yer alan sözleşme maddelerinden de anlaşılacağı üzere, işçi alacakları ile ilgili sorumluluğun davacı firmalarda olduğu sabit olmakla birlikte, davalı tarafından ödenen kıdem tazminatı bedelinden yalnızca davacı firmaların değil dava dışı işçileri çalıştıran tüm firmaların kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu oldukları,
buna göre davalının dava dışı işçilere ödediği 15.883,54 TL tutarındaki kıdem tazminatı bedelinin tamamını davacı firmaların hak ediş bedelinden tahsil etmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen Ek rapor içeriğine göre; dava dışı işçilerin 01.03.2013-31.05.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları neticesinde kıdem tazminatına esas gün sayısının 1.187 gün olup, bu sürenin 56 gününün davacı firmalarda geçen süre olduğu, buna göre davacıların 15.883,54 TL tutarındaki kıdem tazminatının yalnızca 749,34 TL'sinden sorumlu olacakları belirtilmiş olup, bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Davalı tarafından davacı firmaların hak edişinden yapılan kesinti tutarının 15.883,54 TL olup, davacıların sorumlu oldukları 749,34 TL'nin bu bedelden mahsubu neticesinde davacıların hak edişinden 15.134,20 TL fazla kesinti yapıldığı anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacılar tarafından, fazla kesintinin iadesine ilişkin davalıya 18.08.2016 tarihinde müracaat edilmiş olduğu, bu tarihten bir gün sonrasına denk gelen 19.08.2016 tarihi itibariyle davalının temerrüde düşmüş sayılması gerektiği anlaşılmakla, 19.08.2016 tarihinden itibaren 15.000,00 TL'nin avans faizi ile (yapılan işin niteliği, tarafların sıfatı gözetilerek) davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112/6.maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğini, ilk raporda davanın haksız açıldığının belirtildiğini, bu durumda müvekkilinin haklı olduğunun açık olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık; davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarından taraflardan hangisinin sorumlu olduğu, bir başka deyişle davalı işverenin davacıların hakedişlerinden işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarına karşılık gelen tutarda kesinti yapmasının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/515, K. 2024/895, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama