KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/598 - 2025/1254
- Esas no
- 2020/598
- Karar no
- 2025/1254
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2019
- Esas-karar numarası
- 2015/528E., 2019/1016K.
- Dava
- Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklı Rücuen Alacak
- Yazım tarihi
- 26/12/2025
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı firma arasında 25.11.2008 tarihinde Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiğini, davalı firma nezdinde çalışan dava dışı ...'nın sözleşmesinin davalı firma tarafından feshedilmesi üzerine işçilik alacaklarının tahsili istemiyle Ankara 17. İş Mahkemesinin 2010/115 esas sayılı dosyası ile açtığı dava sonucunda müvekkil aleyhine kurulan hükmün kesinleştiğini ve müvekkilinin ...'ya ödeme yaptığını belirterek, toplam 25.692,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkil şirketin adresinin ... olduğunu, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit edildiğini,
bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından ödeneceği düzenlemesinin mevcut olduğunu, müvekkil şirketin 26.11.2008 tarihinde aldığı ihale sonucu hizmet vermeye başladığını, ...'nın davacı kurum nezdinde farklı işverenlerde yaptığı daha önceki çalışmalardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkil şirketin rücu edebileceği bir alacağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme ve eki teknik şartnamelerde işcilerin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin düzenlemenin bulunduğu, davacı tarafından dava dışı işçi ...' ya ödenen bedelin 5.455,38 TL lik kısmından sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava dışı personele ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede görüldüğünü, sözleşmeye dayalı bir sorumluluklarının bulunmadığını, ihbar tazminatı yönünden de müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, asıl işveren davacının davalı şirket nezdinde çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince istinaf başvuruslarının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/598, K. 2025/1254, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama