KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2020/708
- Karar no
- 2025/314
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç.Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/05/2019
- Esas-karar numarası
- 2014/1077 Esas-2019/338 Karar
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın dava dışı ...
Bankası'ndan tüketici kredisi kullandığını, aynı zamanda davalı sigorta şirketi ile Hayat Sigorta Poliçesi imzalandığını, murisin 15.01.2014 tarihinde vefat ettiğini ancak davalı sigorta şirketinin mirasçıları olan davacılara poliçe kapsamında ödeme yapmadığını, murisin poliçe tarihinde 73 yaşında olduğunu ve yaşa bağlı olarak bir takım komplikasyonlarının olabileceğini, davalı sigorta şirketinin bu riskleri bilerek poliçe imzaladığını, murise hastalıkları ile ilgili hiçbir soru sorulmadığını, murisin sigorta poliçesi tarihinden önce tanısı konulmuş bir hastalığı bulunmadığını,
yaşına bağlı olarak bir takım ilaçlar kullandığını öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın davalıya başvuru tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sigorta poliçesinin murisin dava dışı bankadan kullandığı krediye bağlı olarak düzenlendiğini, öncelikle talep hakkının dain-i mürtehin olan dava dışı bankaya ait olduğunu, murisin ölüm belgesinde ölüm sebebinin kalp hastalığı-KOAH Hipertansiyon olduğunun belirtildiğini, bu hastalıkların tanısının poliçe tarihinden önce konulduğunu, oysa murisin beyan formunda herhangi bir hastalığının olmadığını ifade ettiğini, murisin yanlış beyanı nedeniyle müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğu ve ödeme yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi'nce "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacılar tarafından ...'ın vefatı nedeniyle hayat sigortası rizikosunun gerçekleştiğinden bahisle iş bu davanın açıldığı, dosya kapsamında denetime ve hüküm kurmaya elverişli 05.02.2018 tarihli bilirkişi raporu ve kardiyolog tarafından sunulan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıların murisinin hayat sigortası sözleşmesinin kuruluşunda beyan yükümlülüğünü kasten ihlal edip etmediği,
eğer beyan yükümlülüğünü ihlal etmiş ise bu ihlal ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı olup olmadığı ve davacıların taraf sıfatının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, davacıların murisinin beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği, ...'ın sigorta sözleşmesi akdinden önceki beyan yükümlülüğünü kasten ihlale sebebiyet veren "5 yıldır hipertansiyon,1 yıldır kronik obstitiktif akciğer hastalığı, 1 yıldır da hipertansif kalp yetmezliği hastalığı tanısı" ile ölümüne sebebiyet veren olay ve neden arasında illiyet bağı olduğu,
bu sebeplerden dolayı davacı tarafın iddiasının aksine TTK 1439/2 gereğince davalının tazminat ödeme borcunun ortadan kalkacağı anlaşıldığından davacıların davasının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Murisin 73 yaşında olduğunu, bu yaştaki kişinin bir takım hastalıklarının olmasının son derece muhtemel ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, ülkemizdeki sigortacılık anlayışının çağ dışı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sağlık raporu istemediğini, hükme esas alınan raporda muğlak bir ifade kullanıldığını, hayat sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından murise dayatıldığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi ile davacılar murisi arasında imzalanan hayat sigorta poliçesi kapsamında murisin vefatı sonucu davacı mirasçıların davalı sigorta şirketinden bir taleplerinin bulunup bulunamayacağı, bir başka deyişle davalı sigorta şirketinin davacı mirasçılara ödeme yükümlülüğünün olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hayat sigortası kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle mirasçılar tarafından sigorta bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2025
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/708, K. 2025/314, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama