KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- Esas no
- 2021/1322
- Karar no
- 2026/723
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/10/2020
- Esas-karar numarası
- 2016/331E., 2020/389K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 01/04/2026
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalılar şirketler arasında imzalanan sözlemeler ile Bursa Doğalgaz Kombine Çevrim Santralindeki Santral sahasında genel temizlik işinin davalılara verildiğini, davalıların işçilerinden ...'in 09/01/2000 ile 04/03/2014 tarihleri arasında davalı şirketlerde iş akdiyle çalıştığını, dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle Bursa 4. İş Mahkemesinde açılan davada davanın kabulüne karar verildiği,
kararın onanarak kesinleştiğini, kesinleşen kararın dava dışı işçi ... vekili tarafından Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2014/10752 sayılı icra dosyası ile takibe konulduğunu, icra dosyasında mevcut bulunan teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle 21/12/2015 tarihinde 41.864,84 TL ve bakiye borç muhtırası sonrası 23/12/2015 tarihinde 2.664,54 TL olmak üzere toplam 44.529,38 TL'nin icra dosyasına ödendiğini,
dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışmış olduğunu ve davalı şirketlerle yapılan sözleşmelerde bu şirketlerin çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağı hükmünün yazılı olduğunu öne sürerek, 41.864,84 TL ve 2.664,54 TL olmak üzere toplam 44.529,38 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Eğitim Gıda Makina Temizlik Medikal Turizm İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili özetle: Dava dışı içinin müvekkili şirket bünyesinde 12/09/2011 ile 11/09/2012 tarihleri arasında çalıştığını, ancak dönemden sonra davacı idaresinin açtığı ihaleyi bir başka şirketin aldığı ve bu işle ilgili müvekkilinin bağının kalmadığını, davacı ile yapılan hizmet alım ihalesi sözleşme ve şartnamelerine göre işçilerin işçilik alacağından ihale makamı olan idarenin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin idare tarafından yapılan 44.529,38 TL tutarındaki ödemenin tamamından sorumlu tutulamayacağını,
dava dışı işçinin müvekkili şirketin bünyesinde çalıştığı dönemlerin dikkate alınması gerektiğini, reeskont faiz talebinin yersiz olduğunu savunarak, öncelikle davanın husumet yokluğu, alacağın zamanaşımına uğramış olması ve hak düşürücü süre bakımından usulden reddine ve davalının hukuki mesnetten yoksun ve haksız olması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş süresinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İlk derece mahkemesince "... davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı işiçinin alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle Bursa 4. İş Mahkemesinde açtığı davada yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı işçinin hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tahsili için davacı aleyhine Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2012014/10752 sayılı dosyası ile icra takibine giriştiği, davalı idare tarafından 21/12/2015 tarihinde 41.864,84 TL,
23/12/2015 tarihinde 2.664,54 TL olmak üzere toplam 44.529,38 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı kurumun eldeki dava ile; dava dışı işçiye mahkeme kararı ile icra dosyası kapsamında ödemiş olduğu işçilik alacaklarının alt işverenlerden rücuan tahsilini talep ettiği, bilirkişinin davalıların sorumluluk miktarlarını dönemsel olarak tespit ettiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu,
bu sebeple karara esas alınması gerektiği, davacı kurumun üst işveren sıfatıyla icra dosyasına ödeme yaptığı, dosyada mevcut sözleşme ve şartnamelerde davalı işverenlerin sorumluluğu yönünden hüküm bulunduğundan, davacının üst işveren olarak yaptığı işçilik alacağı ödemesi nedeniyle alt işveren olan davalılara TBK.nun 167. maddesi uyarınca dönemsel sorumlulukları doğrultusunda ve tamamı oranında rücu edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile temerrütün davacı kurum tarafından yapılan ödeme tarihi olan 21/12/2015 tarihinden oluştuğu kabul edilerek,
hüküm altına alınan alacağın 21/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların somut gerçeklikten uzak tamamen soyut verilere dayandığını, gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporunda alacaklarının eksik hesaplandığını, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde teşekkülleri tarafından ödeme yapıldığının, davalılar ile aradaki sözleşmeler gereği rücu haklarının bulunduğunun, tamamı oranında rücu edilebileceğinin belirtildiği halde hüküm kısmında alacaklarının eksik hesaplanmasını anlaşılamadığını, icra dosyalarına yaptıkları ödemeler ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen meblağların birbiri ile çelişkili olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesini kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1322, K. 2026/723, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama