KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi .. T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden
- Esas No
- 2021/1718
- Karar No
- 2021/2062
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2021
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
.
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2020
ESAS-KARAR NUMARASI : .... Alacaklılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Konkordatoya başvuran şirket vekili müvekkili şirketin ekonomik darboğazda olduğunu, konkordato tekliflerinin kabulü halinde işletmenin iflastan kurtulacağını ve alacaklıların da alacaklarına kavuşacağını ileri sürerek konkordato mühleti verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince “…Davacı şirket yetkililerinin gerek konkordato teklifi öncesi, gerekse konkordato mehil sürecinde alacaklıları zarara sokacak işlem ve eylemlerde bulunmadığı, şirketin iflas etmesi durumunda, imtiyazsız alacaklıların herhangi bir tahsilat yapamayacakları gibi, imtiyazlı alacaklıların da alacaklarının tamamına kavuşamayacağı ihtimalinin güçlü olduğu,
konkordato tasdik projesine göre "adi alacaklılara alacaklarının tamamının, konkordato tasdik tarihinden itibaren 6 ay ödemesiz, 60 ay vade ile faizsiz olarak ödenmesine" ilişkin teklifin, İ.İ.K'nun 302/3. maddenin gerektirdiği kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve adi alacaklıların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edildiği ve 2004 sayılı yasanın 302. maddesi uyarınca teklifin kabul edilmiş sayılacağı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu,
kabul edilen konkordato projesine göre teklif edilen ödeme tutarının borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olacağı, rapor tarihi itibariyle 206. maddenin 1. sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödendiği ve mühlet içerisinde komiserin izniyle akdedilmiş ödenmemiş borçların bulunmadığı…” gerekçesiyle tasdik talebinin kabulüne ve.....ticaret sicil numarasında kayıtlı davacı..... revize konkordato tasdik projesine göre, adi alacaklıların alacaklarının, tasdik kararının kesinleşmesinden ve 30 Nisan 2021 tarihinden itibaren başlamak üzere, her yıl Ocak,
Şubat ve Mart ayları ödemesiz 36 eşit taksit ile ödenmesine, davacının rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdik talebinin reddine” karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
1. T..... AŞ vekili istinaf dilekçesinde:
- Sunulan raporlarda istemcinin mali durumunun konkordato başvurusunun kabulü ve tasdik edilmesini gerektirecek nitelikte olmadığının anlaşıldığını,
- Ödeme planının uzun sürece yayıldığını ve hakkaniyete uygun olmadığını,
- Yerel Mahkemece istemciden alacaklı olan kişi ve kuruluşların alacak tutarları dikkate alınmadan hakkaniyetten uzak bir hüküm kurulduğunu,
- Müvekkili bankanın alacak miktarının ve alacaklarının teminatlarının bu alacağı ne ölçüde karşılayacağının, en azından müvekkili bankanın alacaklarını tahsil için hiçbir olanak tanınmadığını,
- Rehinli üç adet araç için takibe girişildiğini, ancak rehinli araçların satışının mahkemece ertelendiğini, oysa istemcinin yapmış olduğu inşaat ve sair işlerinde kullanılmak üzere müvekkili bankaya rehinli araçlar yanında yirmiden fazla araç kullandığı ve aynı zamanda personel sayısı arttırmak suretiyle iş gücünü yükselttiğini; en azından ... plakalı aracın ne şekilde zaruri olarak şirket işlerinde kullanılması gerektiği dosyaya sunulan raporlarda açıklanmadığını ve mahkemece de bu hususa dikkat edilmediğini,
- Satışların ertelenmesinin hukuka uygun olmadığını bildirerek ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
..... vekili istinaf dilekçesinde:
- Müvekkilinin istemciden alacaklı olduğunu, istemcinin alacaklarını ödemeyi geciktirmek için konkordatoya başvurduğunu,
- Sunulan belgelerin incelenmesinde projenin uygulanabilir olmadığını,
- İşletmenin konkordatoya başvurmaksızın da ödeme kabiliyetinin bulunduğunu,
- Kaynakların elde edilme zamanına ve borçları ödemeye aktarılmasına ilişkin sağlıklı öngörülerin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
İstem konkordatonun tasdikine ilişkindir.
I- Mahkemece borçluya 18.03.2019 günü bir yıl kesin mühlet verilmiş, daha sonra bu mühlet 18.03.2020 tarihinde altı ay süreyle uzatılmıştır. Daha sonra 7226 sayılı Yasa uyarınca kesin mühletin 11.12.2020 günü sona ereceğine dair bir tespit yapılmıştır.
26.11.2020 günlü duruşmada İcra ve İflas Kanunu'nun kesin mühletin uzatılmasına ilişkin 289'uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre on beş günlük uzatma kararı verilmiştir. Yasa kesin mühletin en fazla altı ay süreyle uzatılabilmesine olanak tanımıştır. Tasdik hakkındaki kararın da kesin mühlet içinde verilmesi gerekir. Duruşma açıldıktan sonra kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa mahkemenin karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilmesi mümkün ise de bunun dayanağı ilk derece mahkemesinin gösterdiği mühlete ilişkin 289'uncu madde değil, tasdik yargılamasına ilişkin 304'üncü madde olduğu göz önünde tutulmalıdır.
Ne var ki, uzatmaya ilişkin bu belirlemenin maddi bir hataya dayandığı değerlendirilmiştir.
II- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'nci maddesine göre taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemenin tasdik ettiği konkordato projesi "... revize konkordato tasdik projesine göre, adi alacaklıların alacaklarının, tasdik kararının kesinleşmesinden ve 30 Nisan 2021 tarihinden itibaren başlamak üzere, her yıl Ocak, Şubat ve Mart ayları ödemesiz 36 eşit taksit ile ödenmesine..." şeklindedir.
Projenin bu haliyle infazı mümkün görülmemektedir. Şöyle ki:
İlk olarak bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir (İİK m.308/c-II). Bu nedenle alacağını kaydettirmemiş ve oylamada bulunmamış alacaklılar da konkordatoya tâbidir. Proje dışındaki alacakların durumunu müphem hale getiren kararın usule uygun olduğu söylenemez.
İkinci olarak borçlunun ödemelerini, alacaklıların da tahsilat tarihlerini net olarak bilmesi gerekir. Bu gereklilik hem oylama bakımından ve hem de konkordatonun feshi bakımından önemlidir. Tasdik kararında ödemelerin "...asdik kararının kesinleşmesinden ve 30 Nisan 2021 tarihinden itibaren başlamak üzere..." yapılacağı gösterilmiştir. Oysa 30 Nisan 2021 tarihi Dairemizce yapılan inceleme tarihi (28.12.2021) itibariyle çoktan geçmiş fakat karar kesinleşmemiştir.
Bu ifade biçimi hükmün infazını sağlamaktan ve konkordatonun feshini isteyecek alacaklılar bakımından vade tarihlerini net olarak göstermekten uzaktır. Bu iki tarihten hangisinin daha önce ya da hangisinin daha sonra gelmesine göre bir ayrım yapılsa idi (kesinleşmeden ya da 30 Nisan 2021 tarihinden -hangisi daha önce olursa- gibi) infazın mümkün olabileceği düşünülebilirdi.
Üçüncü olarak borçlu şirketin bir ödemesi süreye neden ihtiyaç duyduğu ve özellikle yılın ilk üç ayında ödemelerin neden yapılmayacağı konusunda ne istemcinin beyanlarında ne de komiserlerin raporlarında bir açıklık bulunamamıştır. Bir yıllık ödemesiz süre ve her yılın ilk üç ayında ödeme yapılmamak suretiyle belirlenen 36 aylık ödeme aslında ödeme süresini beş yıla uzatmaktadır. Borçlunun bu süredeki faaliyetleri konusunda da bir açıklık bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinde komiserlerden birinin hukuk alanında çalıştığı görülmüştür. İnfazda sorun yaratacak bir projenin komiser tarafından denetlenerek alacaklıların yanıltılmasını engellemek bağlamında gerekli düzeltmeyi yapması ve projenin tamamlanmasına katkıda bulunması gerekirdi (İİK m.292). Mahkemenin de bu hususu gözden kaçırmaması beklenirdi.
Bu çelişkilerin giderilmesi ve alacaklıların haklarının korunması bakımından ve İcra ve İflas Kanunu'nun 305'inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekli düzeltmenin Dairemiz tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
III- İstinaf edenler vekillerinin yukarıda gösterilenler dışında sayılan istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir (HMK m.353/1-b.1).
IV- Dosyanın incelenmesinde kararın 24.12.2020 günü verildiği, itiraz eden alacaklılar için istinaf süresi ilanla başladığından ve konkordato takviminin kesinleşme ile başlayacağı da belirtildiği dikkate alınarak, kararın derhal ilan edilmesi gerekirken bu ilanların resmi ilan portalında iki ay sonra 22.02.2021 günü, ..... de üç buçuk ay sonra 13.04.2021 günü yapıldığı,
İstinaf edenlerin henüz bu ilanlar yapılmadan önce istinaf başvurusunda bulundukları,
İlanlar yapıldıktan sonra istinaf süresi olan on gün beklendikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekirken -dosya gönderme formuna göre- 05.10.2021 günü postaya verildiği, gönderme tarihinin karardan sonra yaklaşık 10 ay, ilanlardan sonra yaklaşık 6 aylık sürece yansıdığı; icra ve iflas hukuku uygulamasında derhal yapılması gereken işlerin en geç 3 ila 5 gün içinde yapılmasının beklendiği,
Böylelikle yasa yolu incelemesinin ve dolayısıyla kararın kesinleşmesinin geciktirildiği, bu yolla istemcinin ödeme sürecinin alacaklılar aleyhine uzatıldığı gözlemlenmiştir.
Bu gecikme nedeniyle ilk derece mahkemesi yazı işleri personeli hakkında disiplin işlemleri için ilgili komisyon başkanlığına, ceza işlemleri için de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak gerektiği sonucuna varılmıştır.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2021
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1718, K. 2021/2062, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama