KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Esas no
- 2021/1829
- Karar no
- 2024/790
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25.06.2021
- Esas-karar numarası
- 2016/691 E., 2021/481 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili kur’ada müvekkiline isabet eden C blok 17 numaralı bağımsız bölümün başkasına devredildiğini ileri sürerek ıslah sonrası 204.761,87 TL konut bedeli ve 39.640,-TL kira kaybı alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı (o tarihte davalı müflis konumunda olduğundan iflas idaresi) vekili iflastan sonra doğan alacağın masaya kaydının istenemeyeceğini, davacının öncelikle iflas idaresine alacak kaydı yaptırması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince “… davalı kooperatifin, konut tahsis edilecek arsaları l. etap ve 2. etap olarak ikiye ayırdığı, 2 inci etabın ise kendi içinde 1, 2, ve 3. kısım olarak bölümlendirmiş olduğu, ... parsel 1. kısım, ... parselin 2. kısım ve ... parselin ise 3. kısım olarak belirlendiği, davacının ise 2. etap 3. kısımda ... parsel ortaklarından olduğu, 2. etap 3. kısımda konut kuralarının 30.06.2008 tarihinde çekildiği, ... parsel 2. etap 3. kısımda kat irtifakının 22.05.2009 tarihinde kurulduğu, A Blokta 16.04.2013, D Blokta 05.06.2009 tarihinde ferdileşmenin gerçekleştirildiği, B ve C Blokta ferdileşme olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı kooperatif tarafından üye sayısından az konut inşa edildiğinden, davacıya konut tesliminin yapılmadığı, bu durumun davalı kooperatifçe de kabul edildiği görüldüğünden, davacı, konut teslim edilmemesinden kaynaklanan zararlarını Yargıtay kararlarında belirlenen ilkler ışığında davalı kooperatiften istemekte haklıdır.
Gerçekten de, kura çekiminde davacı yana ... parsel C Blok 17 nolu bağımsız bölüm sayılı konutun isabet ettiği, ancak bu konutun tahsisi ve tesliminin gerçekleştirilmediği, dosya kapsamı itibari ile davacı yana başkaca bir konut tahsis etme olanağının bulunmadığı, bu durumun bizzat kooperatif yetkilisi tarafından da beyan ve kabul edildiği görülmüştür.
Ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; davacı yanın konut tahsis edilmemiş olması nedeni ile talep edebileceği tazminat tutarının 204.761.87 TL, konutun teslim edilmemiş olması nedeni ile talep edebileceği kira tazminatının ise dava tarihi itibari ile 39.640.00 TL olduğu belirlemiş olup, davacı vekilinin 15/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile konut bedelinde doğan tazminat talebini 204.761,87 TL'ye, kira kaybından doğan tazminat talebini 39.640,00 TL'ye yükseltmiş olduğu nazara alınarak, davanın ıslah edilmiş şekliyle kabulüne karar” verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde davacının kooperatifin aktif ortağı olduğunu, istifa etmeden alacak talep edemeyeceğini bildirerek ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle davacının isteminin "çıkma payı" değil verilmeyen konutun karşılığında tazminat ve kira kaybı alacağı olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1829, K. 2024/790, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama