KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
- Esas no
- 2021/2300
- Karar no
- 2026/778
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/04/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/344 E., 2021/341 K.
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
- Yazım tarihi
- 09/04/2026
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili kooperatifin bazı üyelerinin konutunu aldıktan sonra bir takım muvazaalı işlemler yaptığını ve neticede kooperatifin amacına ulaşamadığı gibi zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, kooperatif alacakları için ... aleyhine Ankara 30. icra Müdürlüğü 2018/13561 E. sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini ve takibin kesinleştiğini, ancak borçlunun, yapılan mal varlığı sorgusunda haczedilebilecek hiçbir menkul ve gayrimenkulüne rastlanılmadığını, üyelik devrinin ...'in yükümlülüklerinden kurtulma iradesi taşıdığını, zira kooperatif üyeliğinin borçla birlikte,
kooperatifin hiçbir tahsilat yapamadığı ...'a devredildiğini, konutun ise daha önce dava dışı kişilere satıldığını, kooperatiften konut edinmiş olan bütün üyeler davalı gibi işlem yaptığında, maddi yükümlülükleri yerine getirdiği halde konut edinemeyen 98 üyenin hiçbir zaman mağduriyetinin giderilemeyeceğini ve kooperatifin amacına ulaşamayacağını, bu durumun kooperatifin kuruluş amacına ters ve Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek davalılardan ...'in diğer davalı ...'a yaptığı ortaklık devrinin muvazaa nedeniyle iptaline,
ortaklığın davalılardan ... adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle: Yargıtay'ın emsal nitelikteki birçok kararında, taşınmazın alıcıya satımı durumunda üyeliğin kendiliğinden alıcıya geçmeyeceğinin belirtildiğini, satıcının üye olması ve üyeliğin alıcı tarafından ayrıca devralınması gerektiğini, taşınmazın satışı ile kooperatif üyeliğinin devri işlemlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız iki farklı işlem olduğunu, davalılar arasındaki işlemin muvazaalı olduğunun, davacı yan tarafından yazılı bir delille kanıtlanamadığını, davacı kooperatifin muvazaa iddiasında bulunduğu sözleşmenin tarafı olduğunu,
yönetim tarafında üyelik başvurusunun kabul edilip akabinde ...'ın hiçbir ödeme yapmamasından bahisle muvazaa iddiasında bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini,
Davacının beyanları soyut birer iddiadan ibaret olduğu gibi, davalılar arasında organik bağ da bulunmadığını, ...'ın menkul ve gayrimenkul malının bulunmadığının müvekkili tarafından bilinmesinin de mümkün olmadığını, ...'ın adına kayıtlı herhangi bir menkul ve gayrimenkul malının bulunmaması hususunun muvazaa iddiasını ispatlamaya elverişli nitelikte olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince "....Davacı Kooperatif Yönetim Kurulu, 27.11.2017 tarih ve 19 nolu toplantısında davalı ...'in üyeliğini düşürerek yerine ...'ı üye yapmıştır. Davalı ... üye olduktan sonra kooperatif aidatlarını ödememiştir. Bunun üzerine icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi neticesinde adına kayıtlı herhangi bir malvarlığına rastlanılmaması üzerine muvazaa nedeniyle üyeliğin iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı kooperatif, 27.11.2017 tarihli üyelik kabul kararının tarafıdır. Yukarıdaki Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak hak talebinde bulunamayacağından davacı kooperatifin üyelik iptaline yönelik açılan davanın bilirkişi raporu da gözetilerek reddi..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince emsal alınan Yargıtay kararı ile mahkeme gerekçesinin birbirine uymadığı, bilirkişi raporunda muvazaa hususunun tespit edildiği, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/2300, K. 2026/778, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama